..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bir dost nedir? Öteki ben. -Zenon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




19 Temmuz 2021
Bankamatikler Yüzünden Kilo Alıyorum  
Ahmet Zeytinci
Atölyeci Turhan ağabey gelir yanıma. Hem de her ayın yirmi üçünde hiç sektirmez yanıma gelme işini... - Ooo Ahmetçiğim güzel insan nasılsın bakalım? --Ne olsun Turhan ağabey yuvarlanıp gidiyoruz işte sen nasılsın? - Ben de iyiyim bu gün senin de emekli maaş günüydü değil mi? --Evet ağabey ver kartını sen ben birazdan benimkini çekmeye giderken seninkini de çekerim bankalarımız aynı nasılsa elime mi yapışır ağabey... - Ha yaşa Ahmetçiğim kartım yanımdaydı zaten gelirken getirmiştim. Tatlı hakkın baki biliyorsun. --Ağabey boş ver ya ne tatlısı elime mi yapışır benimkini çekerken seninkini de çekiyorum. Basit aslında para çekme işi gel bir gün öğreteyim sana. - Ya boş ver kim öğrenecek bu saatten sonra o işi.


:CJ:
Halen uğraşımız olan ayakkabıcılık mesleğinde bizler ve aşağı yukarı benim yaşlarımda olanlar ikinci kuşak meslek erbapları olarak anılıyoruz camiamızda. Bizim babalarımız ve büyüklerimizden halen hayatta olanlarda bu mesleğin duayenleri ve haliyle bizden daha tecrübelidirler. İkinci kuşak olan bizlerin eğitim seviyemiz ise onlara nazaran lise ve üniversite olmak üzere daha iyidir. Ama tabi ki inkârda edemeyiz onların hayat ve iş tecrübeleri de bizden kat kat fazla. Bu meslektaş amcalarımızın çoğu bizlerin ve arkadaşlarımızın da aynı zamanda müşterisi ve dostu. Halen faal olarak çalışıyor çoğusu, çalışıyor dediysem ikinci kuşak bizlerin başında duruyorlar, haklarını yemeyelim her ne kadar işleri ikinci kuşak bizler götürsek de onların bizlere himayeleri ve gölgeleri bile yeter. Ama gel gör ki elektronik aletler ile de araları hiç hoş değil, abartmıyorum, bunu anlatınca siz de hak vereceksiniz bana...


Atölyeci Turhan ağabey gelir yanıma. Hem de her ayın yirmi üçünde hiç sektirmez yanıma gelme işini...


- Ooo Ahmetçiğim güzel insan nasılsın bakalım?
--Ne olsun Turhan ağabey yuvarlanıp gidiyoruz işte sen nasılsın?
- Ben de iyiyim bu gün senin de emekli maaş günüydü değil mi?
--Evet ağabey ver kartını sen ben birazdan benimkini çekmeye giderken seninkini de çekerim bankalarımız aynı nasılsa elime mi yapışır ağabey...
- Ha yaşa Ahmetçiğim kartım yanımdaydı zaten gelirken getirmiştim. Tatlı hakkın baki biliyorsun.
--Ağabey boş ver ya ne tatlısı elime mi yapışır benimkini çekerken seninkini de çekiyorum. Basit aslında para çekme işi gel bir gün öğreteyim sana.
- Ya boş ver kim öğrenecek bu saatten sonra o işi.


Başka bir Allah'ın günü...


Zaman zaman bizden deri ve yapıştırıcı ve başka malzemelerde alan dükkân komşusu atölyeci Satılmış ağabey damlar dükkâna. Aşağı yukarı yetmiş yaşlarında. Muhabbetimiz iyidir esprili şaka kaldıran cinsinden...

- Selamın aleyküm arkadaşlar, ne var ne yok işler güçler nasıl?
--Nasıl olsun Satılmış ağabey kör topal, sallan yuvarlan gidiyoruz işte. Senin işler nasıl?
- İyidir benim de, piyasa biraz sıkıntılı ama idare ediyoruz.
--Ya Ahmetçiğim İzmir'e bir havale göndermem gerekiyor kalıpçıya yedi yüz lira, bir yardımcı olsan da şunu filan feşmekan bankasının(bankanın adını yazmayalım reklama girer) bankamatiğinden gönderelim. Hemen tatlıyı da yediririm zaten tatlıcı bankanın matiğinin yirmi metre yanında...
- Ya ne gerek var Satılmış ağabey havaleni göndeririz, ne önemi var tatlının matlının her seferinde de ısmarlamasan olmaz mı? Bizim ki yardım olsun ağabey...
--Olsun şimdi sana tatlı ısmarlamazsam içim rahat etmez uyku uyuyamam...
- Boş ver ağabey bırak ya bu havaleler yüzünden kilo milo alıyorum zaten...
--İki üç adım atarsın yakarsın Ahmet merak etme.
- Yok, ağabey bu yaştan sonra öyle bir iki kilometre yürümek ile kolay kolay yakılmıyor.


Allah'ın değişik bir gününün torbaya girmediği bir gün...


Yan sokakta ki dükkân komşusu müzmin muhalif terzi Süleyman amca selam verip dalar içeriye. Şakacı bir adamdır hali hazırda...

-Eselamualeyküm ve rahmetullah. Allah hepinizin iyiliğini versin. Memnun musunuz arkadaşlar hökümatımızdan ve başımızdakilerden...

Ne diyelim biz şimdi memnunuz desek bir dert memnun değiliz desek başka dert. Esnaflarımız arasında sağcısı da var solcusu da biz orta yolcu...

-Ya Ahmetçiğim Bursa'dan toptan biraz kumaş almıştım da adama para çıkarmam lazım bankamatikten. Biliyorsun içeriden gönderdin mi çok masraf yazıyor. Biz de güççük esnafız haliyle illa ki matikten gönderiyoruz. Bana bir yardımcı olsan iyiliksever Ahmetçiğim benim...
--Ne demek Süleyman amca tabi hay hay otur iki dakika şu müşteriyi göndereyim hemen gidelim...
-Hay sen çok yaşa tatlıyı da hemen yediririm ha bilirsin hiç ikiletmem.
--Boş ver Süleyman amca ne tatlısı, dert etme her havale de tatlı mı olur. Senin tatlı dilinin tatlılığın yanında iki dilim baklavanın esamisi bile okunmaz.


Süleyman amca tatlıda ısrarcıdır...


--Süleyman amca şu havalenin nasıl yapıldığını göstersem de sana bir iki kere sen de yapsan. Kolay amca ya öğrenirsin biraz dikkat etsen...
- Yahu Ahmetçiğim çok zor benim onu öğrenmem bu yaştan sonra senin kafa zehir gibi, benim kafa almıyor ki onları güzel gardaşım...
--Peki, amcacığım nasıl istersen, ama gerçekten tatlıya gerek yok.
- Yok, olmaz vallahi bir tatlı yedirmeden asla bırakmam, bendensin.
--O zaman arada sütlü tatlı ısmarla bari Süleyman amca hem ucuz hem de hamur işine nazaran daha az kilo yapıyor.


Günün günü tutmadığı daha da değişik bir gün...


O günde yine bizim ustalarımızdan İbrahim ağabey ile Tacettin ağabey geldiler. Sözleşmişler sanki ikisi birden bodoslama girerler lafa...

- Ya Ahmet kardeş sen bu işlerden iyi anlıyorsun benim iki tane Tacettin ağabeyinin de üç tane değişik bankalardan havalesi var bir halletsen şunları sana zahmet.
--Ne demek ağabeylerim başım gözüm üstüne. Aslında çok kolay bir dikkat etseniz öğreneceksiniz her ikinizde. IBAN numarasını yazıyorsun, doğum tarihi, sonra bir de TC Kimlik numarası gönder tuşunu gıdıkla olsun bitsin.
- İban da ne oluyor ki?


Araya sıkıştıralım gitsin bu espriyi de...


--İbrahim'in uluslararası ayakkabı numarası ağabey. İbrahim baştaki İB yanında ki A da ayakkabı N'de numara işte...
- Ya git Ahmet bizim ile kafa yapma başka bir şeydir o başka bir şey.
--Herhalde ağabey tabi ki azıcık neşelendireyim dediydim sizi...


Kahkahalar havada uçuşur


- Bak peşin peşin söyleyeyim tatlı matlı yemem ha ona göre. Ismarlıyorsunuz tatlıları sonra kilo alıyorum. Kiloları vermek için spor salonuna yazılıyorum bir de diyetisyene gidiyorum haliyle beş liralık ısmarladığınız tatlı bana elli ve yüz hatta iki yüz elli liralık banknotlar şeklinde geri dönüyor. İlla bir şey ısmarlayacaksanız bir şekersiz çay yeter, hatta ona bile gerek yok, Allah razı olsun da kabulümüzdür...

İşte böyle dostlar. Benim bu esnaf ağabeylerim yüzünden haftada iki üç kere eşantiyon tatlı yiyorum havale çıkardıkça, bankamatikten para çektikçe, maaş çektikçe ama artık boğazıma kadar tatlı oldum, doydum tatlıya resmen. Çok da severim ama kilolar işte, yaş da kemale erdi. Yok, yok ben bu bankamatikte ki havale ve maaş çekme işini bunlara bir iki derste bilemedin üç derste öğretmem lazım yoksa pasa tatlı pasa tatlı. Kafalarını vermiyorlar, biraz dikkat etseler öğrenecekler ama. Bu banka matikleri dizayn edenleri, eninde sonunda mahkemeye vereceğim galiba, şunun işlemlerini yaşlılarında anlayacağı bir şekilde daha basit yapın kardeşim, içim dışım tatlı oldu sizin yüzünüzden. Hayırlısı bakalım azıcık da dua edeyim da bir an önce öğrenseler diye, başka da yapacağım bir şey yok...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yaşlı Amcalara Metroda Kıyak
Aman Karpuz Kestim Yiyen Yok
Babanı Rüyamda Gördüm
Yırtık Dan Yırttık
Burun Kılı Makası
Her Şeyi Sayıyor da Bir Bizi Saymıyor
Yer Değiştirme Şampiyonu
Yssah Hemşerim Khk İle
Arkamızdan Ağladılar mı
Sinirlendim mi Oluyor Bunlar

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Çay Kaşıkları
Ay Em Ef Biraderler
Ben de Saadet Zinciri Kuruyorum
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
Serbest Meslek
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım
Emrin Olur
Enflasyonun Düşmesi Bana Hiç Yaramadı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ben Beton Yığınıyım Bundan Sonra [Şiir]
Benim Canım Gönlümün Baharı [Şiir]
Artık Şiirler Yazmakla Kalmayacağım [Şiir]
Afedilmek [Şiir]
Allah'ım Güzel Bir Rüya Göster [Şiir]
Sudur Benim Özüm [Şiir]
Aşk Böyle Bir Şey İşte [Şiir]
Sapanlarınızı Hazırlayın Ey İnsanlar [Şiir]
Bahar Kokan İnsan Kokan Sokaklarımız Vardı [Şiir]
Zor Zanaat [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Ahmet Zeytinci, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.