..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsan özgür doğar, ama her yanı zincire vurulmuştur. -Rouesseau
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Sevgi ve Aşk > Aysel AKSÜMER




12 Şubat 2022
Sevgililer Günü  
Aysel AKSÜMER
Sevgili ile başlayan her cümle ne güzel ve anlamlı.


:DHI:



İletişim aracı olan kelimelerin sihirli güçleri olduğuna inanırım. Yazarak veya konuşarak karşı tarafı etkilemek tamamen üsluba bağlıdır. Hele konuşuyorsanız sesinizin rengi, tonu ve vurgu o kadar önemlidir ki.

Hitap edilen kitleye ve konuya göre konuşma biçimi malumunuz farklılık gösterir. Bir siyasi liderin meydanlardan halka seslenişi, bir öğretmenin öğrencisiyle iletişimi, anne ve babanın çocuğuyla diyaloğu bambaşkadır.

İletişimimiz sadece konuşma ile sınırlı kalsaydı o içimizi titreten şarkılardan, gözlerimizi buğulandıran şiirlerden, hayranlığımızı doruklara taşıyan resimlerden velhasılı sanatın her bir kolundan nasıl da mahrum kalırdık.


Dil, iletişimde tek başına yeterli olsaydı eller sevgiyle bir saçı okşar, kollar hasretle sevdiğini kucaklar mıydı dersiniz. Ya da evlilik teklifi edecek kişi sevdiğine kocaman bir "Benimle Evlenir misin?" pankartı açar mıydı? Ya da yoluna güller döker miydi? Kalpli balonlar alır mıydı? Öyle ya sevdiğinin karşısına geçip "hayatımızın bundan sonrasını acısıyla, tatlısıyla paylaşmaya var mısın?" demek varken neden daha farklı şekillerde hislerini karşısındakine geçirmek ister ki insan. Bunun tarifi çok kolay ve klasik cevaplarda saklı olsaydı o unutulmaz kara sevdalar, aşk destanları günümüze kadar gelmezdi, diye düşünüyorum.

Hediye kavramı da aynı konunun çarpıcı bir uzantısı aslında. Sevgiyi, saygıyı, minneti, tebriği, takdiri, teşviki, geçmiş olsun temennisini, söz, nişan, düğün gibi her mutlu olayı "çam sakızı çoban armağanı" ile taçlandırmayı istemek tamamen naif bir ruhun ve bazı yerleşmiş geleneklerin eseri.


Sadece iyi dilekte bulunmak nedense hep zayıf kalır güçlü, sıcak, coşkulu duyguların yanında. Armağan verirken "Senin için ne yapsam az", "Sana layık değil" gibi sözler Dünyalar kadar sevdiklerimiz için hiç bir dönem geçerliğini yitirmeyen, tanıdık cümleler değil mi?

Kimine göre kapitalist düzenin parçası gibi gelse de ben hediye almayı ve vermeyi çok seviyorum. Bırakın koca bir buket çiçeği, küçük bir kır bitkisi, bir balon, bir kurşun kalem, bir kitap, ellerinizle yaptığınız incecik bir kek dilimi bile hem kendinizi hem de karşınızdaki farklı ve özel hissettirmeye yeter de artar bile.

"Söz uçar, yazı kalır" derler fakat ne içten söylenmiş güzel bir söz, ne de size değer verilerek alınmış bir hediye unutulur. Kaleme aldığım bu yazının sonunda, cümlemin başındaki manidar sözü "Söz uçmaz, hediye unutulmaz" diye kendi aramızda değiştirebiliriz belki ne dersiniz?

Hayatın çok zor geçtiği, pandemi salgını ve ekonomik sıkıntılarla mücadele ettiğimiz şu günlerde kim ne derse desin iyi ki doğum günleri, evlilik yıldönümleri, doğumlar, mezuniyetler, terfiler gibi özel günler var. En yakın kutlama da 14 Şubat Sevgililer Günü. Genç kuşakların biraz yabancı kaldığı unutulmaz izler bırakan "mektup"lar hep "Sevgili...." ile başlar o boşluklar uzağımızdaki en sevdiğimiz arkadaşımızın, aile fertlerimizin, küçüğümüzün, büyüğümüzün adıyla devam eder hasret ifadeleriyle biterdi hatta bir kaç damla gözyaşı mürekkebi kağıda dağıtırdı. Diyorum ki yine iki satır mektup mu yazsak sevdiklerimize ya da küçücük hediyelerle mutlu edip mutlu mu olsak?

Kucak dolu sevgiler diyorum yakınımdaki, uzağımdaki herkese. Sevgililer Gününüz kutlu olsun. Sağlıklı, mutlu daha nicelerine...











Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
İçimizdeki Yangın Merdiveni
Hayal Fidanları
Gel Tezkere Gel
Yürek Kaşığı
Ruh Tembelliği
İlk Beyaz ve Sonrası
Yok Artık
Pişmanlık Demlendikçe Koyulaşır
Sorgulanan Hayat
İlk Yaş Günü

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Gelişi Güzel [Şiir]
Global Yalnızlık [Şiir]
Deliksiz Suskunluk [Şiir]
Kırık Bir Aşk [Şiir]
Yürekten Dökülen Dostluk Tanesi [Şiir]
Doğaya Karışmak İstiyorum [Şiir]
İstanbul Düşü [Şiir]
Erik Ağaçları [Şiir]
Bohçadaki Sözler [Şiir]
Geceler [Şiir]


Aysel AKSÜMER kimdir?

Halkla İlişkiler mezunuyum. Devlet memuru emeklisiyim. 2 evlat sahibiyim. Ankara'da yasiyorum. Bir Oyku Kadar Kisa Bir Roman Kadar Derin Hayatlar isimli oyku kitabinin yazariyim.

Etkilendiği Yazarlar:
Orhan Veli KANIK, Reşat Nuri GÜLTEKİN, Anton Çehov


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Aysel AKSÜMER , 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.