..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ağlamak da bir zevktir. -Ovidius
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Estetik > Duygu Biricik




5 Mart 2008
Güzellik Önerileri  
Duygu Biricik
Güzellik geçicidir. Aptallık baki kalır.


:AHEA:

Çok yorgunsunuz, evinize geldiniz. Şöyle bir ayaklarınızı uzatıp televizyon izlemek istiyorsunuz. Kumandayı elinize aldınız ve rast gele bir tuşa bastınız. Ekranda 1.80 boylarında zayıflıktan kırılan bir hatun, saçlarında boya, gözlerinde lens, tırnak rengi son derece yapay bir turuncu, yazın güneşten korunmak için bilmem kaç faktörlü koruyucu kremi boşalttığı teni kış günü solaryumlara para verirken kömürleşmiş. Dudaklar ruj kırmızısı, göz kapakları far yeşili, yanaklar allıktan al al. Beğenenleri çok. O da mutlu…

Ertesi sabah işinize, okulunuza giderken gazete bayiine uğruyorsunuz. Elinizi herhangi bir gazeteye atıyorsunuz. İlk sayfada gene üçüncü sayfa güzellerinden… Ya uyuşturucudan komaya girdiği yazıyor, ya anoreksiyadan hastaneye kaldırıldığı. Hiç biri olmadı mı? O zaman hemen en arka sayfaya bakıyorsunuz işte ordalar. Siz burada gün gün yağmur çamur var mı diye hava raporunu takip ederken onlar Dünya’nın bilmem hangi cennet köşesine bilmem kimin yeni katalog çekimleri için gitmişler. Okuyorsunuz. Üstelik önceki sayfalarda yeni anayasa değişikliklerinden, Türkiye’nin terörle mücadelede ne yapması gerektiğinden piyasaların ne durumda olduğundan falan bahsederken ve de siz o sayfaları es geçmişken…

Evet, doğru bildiniz bayanlar, bu söylediklerim sizin içindi. Herkes için değişen bir kavram olan güzelliğin reklâmcılar tarafından bir bilimmiş gibi lanse edildiği, güzelliğin uzmanlarının yetiştirildiği( oysaki benim için güzel kaşı yolunmamış, saçları yakılmamış olandı belki de) , tonlarca paranın döndüğü kocaman bir sektör güzellik sektörü. Ve gün geçtikçe sözlükteki anlam açıklamasının da değiştirilmesi gerektiğine inandığım güzellik olgusu ve güzellik piyasası sizi hedef almış durumda görünüyor. İlkokula giden kız çocuklarından yeni ergenlere, genç bayanlardan orta yaşta kadınlara kadar herkesin takıntılı olduğu estetik düşüncesi kadınların en önemli streslerinden biri. Magazin programlarını sıklıkla izleyen ve dolayısıyla da piyasanın güzellik anlayışını istediği şekle sokmak için temsilci olarak kullandığı (adı üzerinde) modelleri en sunuma hazır hallerinde en ince detayına kadar görebilen kesim çoğunlukla orta yaş üstü kadınlar. Bu durum göz önünde bulundurulursa güzellik piyasası birinci dereceden kadınları hedef alırken sadece genç insanlarla sınırlı kalmıyor.

Gözden kaçırdığımız bir nokta var ki bu sektörden ekmek yiyen insanlar aslında hedeflerine eril bireylerin beğenileri üzerinden varıyorlar. Yani işin görünmeyen yüzü şu ki, başta kozmetik, plastik cerrahi ve giyim sanayi olmak üzere estetik kavramının insan üzerindeki izdüşümüyle ilgilenen kimseler asıl olarak erkeklerin beğenilerini piyon olarak kullanıyorlar. “Ben zaten beğenilirim, önemli olan benim beğenmem” mesajı bilinçaltlarına kazınan erkekler, kendi zevklerine göre kadınları saçlarını Simpsonlar’ın kafa yapısına benzetecek hale kadar kılıktan kılığa sokabiliyorlar. Böylelikle her bireyin en güçlü isteklerinden biri olan beğenilme arzusu kadınlarda çok daha güçlüymüş gibi gösteriliyor. Ve kadın da istenileni yapınca beğenildiğini beğenilmese bile hissediyor. Bunun yeni yeni farkına varan pazarlamacılar aynı taktiği erkekler üzerinde kullanmaya kalktıysa da, metroseksüel, überseksüel, süperseksüel gibi içi doldurulamayan amatör kavramlarla bizleri tanıştırsa da ,erkek milletinin ataerkil içgüdülerinin tetiklenip karşı cinse dair seçim yapma hakkı erkeğe aitmiş gibi gösterilip gaz verilmesi çok daha kolay bir yöntem olduğundan güzellik piyasası kadın kitleden vazgeçemiyor. Dahası bu taktikler öyle ustalıkla uygulanıyor ve öyle ince düşünülerek planlanıyor ki, evrimsel gelişim kalıplarına dahi sokulabiliyor, Darwinist açıklamalar getirilebiliyor. Söyler misiniz kadınlara hiç de çekici gelmeyen Gafur Pijamaları yok satarken, alkol bağımlılığı ve beraberinde getirdiği cilt tahribatı erkeklerde çok daha fazlayken nasıl oluyor da kadınlardan göz altlarındaki şişlikler geçsin diye salatalık koymaları , ciltleri daha hoş olun diye yemyeşil maskeler kullanmaları dahası erkeklerin karşısına o maskeden kurtulduktan sonra çıkmaları beklenebiliyor?


     Ben dahil bütün bayanlar istemeseler dahi kendilerini güzellik oyununun bir parçası ayna karşısında buluveriyorlar. Eşlerinin ve genellikle oğullarının iştahlarına uygun değişik yemekler öğrenebilmek için ekran karşısında yemek programı izleyen bayanlar, birkaç saat sonra arkadaş ortamında diyet ipuçlarını paylaşıyor oluyor birbirleriyle ,daha çok beğenilebilmek için . Ve en tuhafı bütün bunların karşı cinsi memnun etmek için kurulduğunu bile bile yapıyorlar. Çünkü ilk pazarlama örneklerinden bugüne kadar gelmiş ve katlanarak birikmiş öyle güçlü bir dayatma ki güzellik hadisesi, bugün bunu reddetmeye ne benim ne de diğer kadınların gücü yeter. Bu durumda kadına iki seçenek kalıyor kadın kısmına ya sessizce kabullenip düzene uymak dolayısıyla da aç kalmaya ve derilerini karartmaya devam etmek ya da en azından kendileri üzerine oynanan oyunların farkındalığını belirtmek, her moda ve güzellik önerisine boyun eğmeden kendi estetik kavramını oluşturmak ve onu uygulamak.

     Hem düşünsenize modaya ve güzelliğe yön veren insanların da aslında yaptığı ikinci şık değil mi zaten?



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Boş Bir Kağıtla Neler Yapılır?

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kıskançlık [Öykü]
Küresel Ikınma [Öykü]
Aşkın Kimyası [Bilimsel]
Gülücüğün Bilimi: Neden Güleriz? [Bilimsel]
Lekesiz Zihnin Sonsuz Işığı ve Propranolol [Bilimsel]
Tanrı Gördü Beni [Bilimsel]
Zeka Üzerine [Bilimsel]


Duygu Biricik kimdir?

Herkes yazar. "O" da yazar.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Duygu Biricik, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.