..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Kurguyla gerçek arasındaki ayrım, kurgunun mantıklı olmak zorunda olması. -Tom Clancy
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Birol
Birol - Her Ünsüzün içinde Bir Ünlü Vardır
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Canım Seni Özler (Birol) 22 Eylül 2011 Toplumcu 


  Haticenin Kuzuları (Birol) 11 Temmuz 2011 Bireysel 

Bir varmış bir yokmuş

  Deli Elbisesi (Birol) 16 Haziran 2011 Bireysel 


  Üç Saniye (Birol) 12 Haziran 2011 Sevgi ve Aşk 

İçimden dökülenlerin kağıttaki hali

  Benim Öyküm (Sinan Yıldırım) 14 Nisan 2011 Soyut 

Önceleri kuş olmak istemiştim, özgürce özgürlüğün tadına bakabileyim diye. Sonraları öğrendim ki en özgür kuşlar, göçmen kuşlarmış ve onlarında özgürlüğü mevsimlerin elindeymiş. Bu acı gerçekle karşılaşınca kendime yeni formlar bulup kurduğum düşlerde sonsuz özgürlüğe erişmek için arayışlara giriştim.

  Senli Benli Biz Olsak (Sinan Yıldırım) 12 Nisan 2011 Aşk ve Romantizm 


  Nisanda Yağan Aşk (Sinan Yıldırım) 12 Nisan 2011 Aşk ve Romantizm 


  İstanbul Olalım Sevgilim (Sinan Yıldırım) 7 Nisan 2011 Aşk ve Romantizm 

Sürdün, sevdanın filizlerini Açtın, gül kokulu tomurcuklar

  Bizimkisi (Sinan Yıldırım) 6 Nisan 2011 Aşk ve Romantizm 


  Alışırsın Unutursun Hatırlarsın (Sinan Yıldırım) 5 Nisan 2011 Umut 


  İki Saray Kedisi (Sinan Yıldırım) 4 Nisan 2011 Toplum 

Sıcak yaz günlerinin sonlarına gelmişti mevsim. Sosyetik yaşamlarından sıkılmış, içlerinde macera ruhu cirit atan, haftada 3 kere bol köpüklü ve hoş kokulu şampuanlarla banyo yapan, hazır konserve mamalarıyla beslenen sevimlimi sevimli iki orta boy kedi bir öğle yemeğinden sonra bahçelerinde bulunan havuzun yanındaki şezlonga uzanmış güneşleniyorlardı ki günlük monoton işlerden bıkmış bir şekilde derin bir off çekti Firavun

  Seninle Bir Ömür (Sinan Yıldırım) 3 Nisan 2011 Aşk ve Romantizm 

Resmi Siz Hayal Edin

  İki Rengin Hikayesi (Sinan Yıldırım) 2 Nisan 2011 Toplumcu 

Darağacına salıncak kurup sallanan iki rengin hikâyesiydi aslında Yeşil ve Mavi'nin hikâyesi. Aylardan hüzün, mevsimlerden hüsran, yıllardan cereme iken başlamıştı bir gün ansızın. Rüzgâr çıkmıştı en kuvvetlisinden ki darağacının kurumuş dalarını bile bir oyana, bir bu yana savruluyordu. Kalemini kırmış hâkimin idam onayı savcının ellerinde ve savcının dilinden orada bulunan bütün herkesin kulaklarından zihinlerine iletilmiş, gözler saatlere kilitlenmiş, cellât ise şimdi denmesini heyecanla bekler gibi bekleyişlerinin doruk noktasına çıkmıştı ki rüzgâr birden kesildi, güneş battı, hava soğudu ve Yeşil kurumuş darağacında yaprak, Mavi ise yeşilin üstünde masmavi bir gökyüzü olmuştu iki küçük çocuğun salıncakta sallanması gibi sallanarak.

  Hoş Bulduk Hayat (Sinan Yıldırım) 25 Mart 2011 Aşk ve Romantizm 

Boş bir tarlanın parsellenişi gibi bölündüm ve sonra temeller kazılıp üstüme betondan binalar dikildi. Her bir bina kat ve kat üstüne kuruldu metrelerce yükselerek ve içlerine doluştu insanlar yurt bilerek. O kadar sağlamdı ki yüreğimin depremlerle sarsılışlarında bile kıpırdamadılar yerlerinden. O kadar sağlamlardı ki duymadılar, görmediler, bilmediler acılar içerisinde evlerinin temelleri altındaki göçükleri.

  Hangisi Sen? Hangisi Ben (Sinan Yıldırım) 14 Mart 2011 İlişkiler 

Uykusuz kaldığım her gece, bir gün fazladan yaşıyorum sanki. Yaşıma yaş, karanlığıma karanlık katıyorum. Dipsiz kuyularda sessizliği bozacak bir taş bekliyorum bazen suya düşecek, suya düşüşüyle çıkan ses duvarlarda yankılanırken, etrafa damlalar halinde sıçrayan sular istiyorum yüzümü yıkayıp yeni güne uyanmak için.

  Ben Sana Hayat Dedim Sevgili (Sinan Yıldırım) 14 Mart 2011 İlişkiler 

Ben Sana Hayat Dedim Sevgili

  Hayatın Ayyaşlığı (Sinan Yıldırım) 14 Mart 2011 Bireysel 


  Sensin Bütün Mevsimlerim (Sinan Yıldırım) 9 Mart 2011 İtiraflar 

Kış soğuğu girdi sanki aramıza Ne sorar oldun hal hatır Nede anlar oldun halden Dışarıda yarım metre kar Çatılar altında insanlar

  Ben'deki Sen'ler (Sinan Yıldırım) 18 Şubat 2011 İlişkiler 

Ay ışığındaki gölgeler gibisin karanlıkta kaybolan, bir var bir yok olan. Şimdi uzun bir yoldan gelmiş yolcu gibiyim gecenin karanlığından han kapılarına doğru yürümüş, kapalı kapıları aralayıp davet edilmeden içi girmek isteyen. Bir adım sonra sen, bir adım geri yalnız ben. Hangisini seçmeliyim ki bilemedim zaten. Yazmak istedim, hem düşünüp hem anlatmak istedim. Belki de sende anlarsın neden bu kadar uzak, neden bu kadar yakın olduğumu.

  Düdüklü Tencere İmalatı (Sinan Yıldırım) 15 Şubat 2011 Günlük Olaylar 

Önce bir düdük lazım bize ama parasını ödeyip çalmayı hak edecek birsi de olmalı ki parayı veren düdüğü çalar klasiğini de diyebilelim bizde dimi ama. Önce müşteri, sonra düdük, en son tencere ile birlikte kapak lazım bize.

 

 



Zaman aç kalmış bir aslan gibi yırtıcı ve acımasız olsada bir kuğunun nazikliği ve güzelliği vardır içinde.



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Birol, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 18.09.2019 12:02:13