..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
En bilge insanlar bile arasıra bir iki zırvadan hoşlanırlar. -Roald Dahl
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - adnan durmaz
adnan durmaz - KARANLIĞA IŞIK DOKU
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Kızılkıvrım (adnan durmaz) 21 Temmuz 2008 Toplumcu 


  Deli Derya (adnan durmaz) 21 Temmuz 2008 Aşk ve Romantizm 


  Leşin Diyalektiği (adnan durmaz) 14 Kasım 2008 Popüler Kültür 

Önce büyük bir otoyol geçti ıssız araziden . İn cin top oynayan dağlar dereler araba sesleriyle canlandı. Sonra bir hızlı tren yolu yapıldı ; en ıssız yere de bir istasyon kuruldu. İstasyon yakınlarındaki daha önce değersiz olan arazi birden değer kazanıverdi. Oraya en yakın ilçenin zenginleri köylünün elinden ucuza arazi kapatıp , hemen inşaat yapmaya başladılar. İnşaatlar başlayınca , işçi çadırları , barakaları kuruldu. Birileri köfteci barakası , çaycı barakası yaptı. İşçilerin kazançlarının bir bölümü onların geçimini sağlayacaktı. İşler geliştikçe , birisi bakkal açtı , ekmek sebze ; hatta içki de sattı. Birileri de gidip bir mescit işine girişti ; çevre köylerden para topladı devlet kurumlarından yardım aldı. Çaycıdan köfteciye kadar herkes, kendi çapında kazanıyordu. Tümünü besleyen oradaki işti.

  Gazze'de Bir Taş Ol Kalbim (adnan durmaz) 16 Ocak 2009 Başkaldırı 

Hey çocuklar Kalbimi taş diye atın alın da Kalbim Bu kahbe devranlarda Başka ne işe yarar

  Bir de Işık…bir de Rüzgâr…bir de Yağmur…bir de Gece…bir de Su… (adnan durmaz) 13 Şubat 2009 İlişkiler 

Ah ,dedi boşalmış bir ırmak yatağı, bir zamanlar sen benim gövdemi göğün yıldızlarıyla doldururdun ey sevgili;şimdi nerdesin…

  Bana Yalnızlığını Söyle… (adnan durmaz) 15 Aralık 2009 Yazarlar ve Şairler 

Şairleri dünyaya bakışına göre ayırmak gerekir. Dünyanın merkezine kendisini koyup, hep kendini yazanlar. Dünyaya bakarak yazanlar. Kendisini dünyayla birlikte yazanlar. Kendilerini yazarken başkalarını da yazanlar. Belki yalnızca ikiye ayırmak daha yerinde olur. Başkalarının duygularını kendi duyguları yapabilmiş olanlar. Kendi duygularının dışını göremeyecek kadar kendileriyle olanlar. Mutlaka kişinin kendi duygularını reddetmesi, yok sayması söz konusu değil burada; zaten olanaksız. Dünyayı ve insanlığı bir bütün olarak kavrayan şairin yazdığı yalnızlık, aşk, mutluluk şiirlerinde bizler kendi yüreğinize dokunan dizeler bulabiliriz.

  Çiğ Ayrılık (adnan durmaz) 15 Aralık 2009 Lirik 


  Yeniden (adnan durmaz) 15 Aralık 2009 Toplumcu 


  Hep Dönülmez Bir Yerleri Ararız (adnan durmaz) 15 Aralık 2009 İlişkiler 

Daha ne duruyorsun sen böyle ölgün bir yorgunlukta geçen demlere ağlarken Dereler menderesler yararak ırmaklara koşmakta Bir kısrak kulunlar ovada salkımsöğüdün altında Sevişir eşkin bir rüzgar çırılçıplak meyve gebesi dallarla Daha ne duruyorsun gücenik bir yüzle kendi karanlığında ağlayan baykuşlar gibi Bilirim kendini gerçekleştirememiş her yüz güceniktir Ve zordur toparlamak deli suların dağlardan getirip ovaya serptiği kozalakları Ve kurumuş yaprakları toplamak zordur Onu rüzgara bırakmalı bence Çünkü imkansızdır onu temizlemek en iyisi Kalsın öylece zaten yeniden çiçeğe durur bu ağaçlar

  Bende Kalan Gözlerin Kalbimin Pusulası (adnan durmaz) 28 Ağustos 2011 Aşk ve Romantizm 


  Yürekte İz Koyar mı Akıp Giden Gözyaşı (adnan durmaz) 28 Ağustos 2011 Aşk ve Romantizm 


  Yağmur Neyi Dokur Gülün Kalbine (adnan durmaz) 28 Ağustos 2011 Aşk ve Romantizm 


  Yol Çatında (adnan durmaz) 28 Ağustos 2011 Aşk ve Romantizm 


  On İki Eylül Öncesinden Gelen Çocuk (adnan durmaz) 28 Ağustos 2011 Başkaldırı 


  Kızılkıvrım (adnan durmaz) 29 Ağustos 2011 İlişkiler 

Kimisi Camdaki Sinek Pisliklerini Görür, Bir Başkası Camdaki Aksini, Öteki Penceredeki Saksıyı, Bir Diğeri Pencereye Dokunan Daldaki Çiçeği, Kimisi Karşıdaki Dağları, Kimisi Daha Da Ötesini; Kendinden Dışarı Bakarken...

  Aşk Devrimcidir (adnan durmaz) 29 Ağustos 2011 Sevgi ve Aşk 

İnsanların kendi hayalinde yaratıp taptığı ilk tanrının,dişi olmasından çok daha ilginci,onun aynı zamanda AŞK ve SAVAŞ tanrısı da olması değil mi.Kim bilir belki de aşk,bir büyük teslimiyet,teslim oluş ve teslim alışı,olmazsa olmaz kılmış,insanın “kendi” ne dair en büyük savaştır.Ancak Burada vurgulamamız gereken,yazının bulunuşundan binlerce yıl önce insanın ilk tanrısını bir kadın olarak belirlemesi,onu aynı zamanda savaşın da,daha önemlisi aşkın da tanrısı yapmasıdır. paleolitik taş devrinin karanlığında insan aklı ve yüreği aşkı keşfetmişti.Belki insanın en büyük keşfi aşktır.

  Aşk Atına Binen Sözün Zamanda Yolculuğu - (adnan durmaz) 29 Ağustos 2011 Yazarlar ve Şairler 

Kum taneleri gibi savrularak yaşardı orada insan.Yüzyıllar önceydi.Cahiliye adı verilen zamanlardı.Mekke’yi çevreleyen yüzlerce kabile,belirli zamanlarda Kâbe’ye gelip,orada duran kendi putlarına tapınır,bayram ederdi.Şiir yarışmaları yapılır.Beğenilen şiirler Kâbe duvarlarına asılırdı.Delikanlılar sokakta genç kızlara laf atacakları zaman,bir şairin adını söyler,böylece o şairin en ünlü dizesini söylemiş olurlardı.Genç kızlar,adı anılan şairin o dizesini anında bilirdi çünkü.Onlar da aynı yolla,bir şairin adını söyleyerek yanıt verirlerdi âşıklarına.Saray şairleri kasidenin bütün incelikleriyle şehirli şiirler yazarlardı.Çöl şairleri ise başlı başına,fırtınalı yaşamlarıyla birer serüvenciydi çöl ahalisi arasında. Akîmû benî ummî sudûra matıyyikum fe'innî ilâ kavmin sivâkum le-emyelu ('Ey anamın oğulları! Yola hazırlayın bineklerinizi Bensiz gidin, çünkü başka bir oymaktadır benim gönlüm'

  İnsanlıktan Çıkış (adnan durmaz) 13 Eylül 2011 Başkaldırı 


  Bana Yalnızlığını Söyle/ (adnan durmaz) 13 Eylül 2011 Yazarlar ve Şairler 

Yalnızlık bir yağmura benzer, Yükselir akşamlara denizlerden Uzak, ıssız ovalardan eser, Ağar gider göklere, her zaman göklerdedir Ve kentin üstüne göklerden düşer.

  Körler Panayırı (adnan durmaz) 15 Eylül 2011 Başkaldırı 


 

 



YAŞAMAK BUDUR ÇOCUK
her zirvenin bir uçurumu olduğunu unutmuş
yamaçlara-yokuşlara-sarplara akıyorsun
bir düşsüzlük fırtınası sayıyorsun geriye dönüşleri
hangi adaya çıksan gemini yakıyorsun
içindeki uçurumlar daha da büyüyor çocuk
geçtiğin limanları kan içinde bırakıyorsun
yüreğin bu kadar mı hançer ormanı
aşkların bu kadar mı yargısız infazlarda
bundan mı-kasırgalar içinde-
severken her şeyi yıkıyorsun çocuk
biliyorum
sana göre değil-durgun sular
biliyorum
-nerede olursan ol yabancı kalacaksın
suskunluğun -sustası olacak hoyratlığının
içindeki su bilmemiş çoraklar
her kentten sürülüşünde isyan harmanlayacak
gülüşünde-hep gökyüzü yırtılacak çocuk
zaman paralanacak
bulutlar aralanacak
bakışında hep o sürgün güneş doğacak
yalnızca güzelliğin hükmettiği yüreğinde
ceylanlar suya inip
göçmen kuşlar havalanacak
anlamayacaklar
-dalgın duruşlarında-
bir çift pars boğuşacak
herkesin karı değil-anlamay acaklar
bir avuçluk yaşamda-senin kuraldışılığın doğrudur
sen bildiğin gibi kanat
yasaları
ölçüleri
suskunlukları
elbette gözü kesmez herkesin
ama yaşamak budur işte
direnmektir
acıdır
-savaşmaktır-
coşkudur..
yaşamak budur..

Adnan Durmaz



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © adnan durmaz, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 19.07.2018 12:56:42