..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Deney, herkesin hatalarına verdiği addır. -Oscar Wilde
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Tarihe Yön Verenler > Veysel Başer




29 Ağustos 2020
Ana Bayram  
Veysel Başer
Kurtuluş Savaşı, aklı erenler için dünyada emsali görülmemiş milli bir mücadeledir. Kendimi, hali hazırda aklı erenlerden biri kabul ettiğim için, Kurtuluş Savaşı’nı kesin bir zaferle taçlandıran Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin değeri ve bunun; 30 Ağustos Zafer Bayramı olarak kutlanması benim nazarımda daha farklı.


:AFJ:
Ana Bayram
     
     Yakın tarihimizi az çok araştırarak okudum, yeri geldikçe okuyorum. Olayları, olabildiğinde nesnel değerlendirmeye yönelirim. Üstelik, Kurtuluş Savaşı süresince yaşanan acıları, çekilen zulümleri, beliren umutları ve duyulan gururları, bizzat onları yaşayanlardan dinleyerek büyüdüm. Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin yapıldığı yerleri gören biriyim. Köylerimizi yakarak kaçan, içlerinden başkomutanları Trikopis’in bulunduğu on binden fazla toplu, makineli tüfekli Yunan askerine; çeteler, gönüllü cengaverler ve uzaktan takiple görevlendirilen bir bölük dağ toplu süvari birliğince geçit verilmeyip, tam bir gün oyaladıkları yerlerde savaşın kanıtlarına tanık oldum. Kaya yarığı içinde bulduğumuz insan kemiklerini, ölmüş Yunan askerinin kemikleri sanarak tuz buz ederek çocuksu aklımızca öç alanlardan birisi de bendim.

     Kurtuluş Savaşı, aklı erenler için dünyada emsali görülmemiş milli bir mücadeledir. Kendimi, hali hazırda aklı erenlerden biri kabul ettiğim için, Kurtuluş Savaşı’nı kesin bir zaferle taçlandıran Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin değeri ve bunun; 30 Ağustos Zafer Bayramı olarak kutlanması benim nazarımda daha farklı.

     Kurtuluş Savaşı olmasaydı eğer, Fatih’in ve İstanbul’un alınmasının önemi olmazdı. İstanbul adında bir vilayet olmazdı. Bir zamanlar Osmanlının başkenti olan bu şehre pasaportla girmeye çalışılırdı. Adına İstanbul, İslambol değil, Konstantinopolis denirdi. Camileri bilemem ama Ayasofya kesinkes kilise olurdu.

Gelibolu, bize bırakılmadığı için Çanakkale Deniz ve Kara zaferleri, kimsenin umurunda olmazdı. Trakya Ovası, Vardar Ovası gibi ellerin bereket kaynağı olurdu.

     Alpaslan ve Malazgirt de önemsenmezdi. Oraları Ermenilere ait olurdu. Malazgirt’te tören yapmayı bırakın, oraları gezip görmeye bile izin verilmezdi.
     
Elini kolunu sallayarak gidilmezdi Bursa’ya, İzmir’e, Aydın ve Muğla’ya. Bodrumda, Marmaris’te yazlık yatırmak mı? Hadi canım sende. Çadır bile kurdurmazlardı…

     Sevr’de sana verilmediği, padişah ve hükümeti buna eyvallah dediği Antalya’ya, Mersin’e, Adana’da gidemezdin. Antep, Ayıntep kalırdı. Gazilik göremezdi. Urfa, Şanlı olamazdı. Maraş, Kahraman’ lığıyla anılmaz, dondurmasıyla anılırdı, belki…

Diyarbakır, Van, Erzurum’a, Iğdır ve Kars’a uzaktan el sallanırdı.

Doğu Karadeniz’deki şehirlerden Trabzon, kesinkes Pontus devletinin başşehri olurdu.

Buralarda kalan Türkler, ikinci sınıf vatandaş olurlardı.

Kurtuluş Savaşı’yla bu şehirler yabancıların olmadı. Türklerin ve Türkiye Cumhuriyet’inin yiğit birer şehri oldular.

Ha; Kurtuluş Savaşı olmasaydı eğer, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı da olmazdı. Keza, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı da yapılmazdı. Hele hele 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın esamesi bile okunmazdı.

Bütün bunlar gösteriyor ki, bizim resmi en büyük bayramımız, yani ana bayramımız 30 Ağustos Zafer Bayramı…

Millet olarak biz bu büyük bayramı Yüce Allah’ın, Türk Milletine bir nimeti bildiğim Atatürk’ün önderliğinde kazandık. Atatürk olmasaydı eğer, 30 Ağustos da olmazdı…

Bütün bayramlarımız elbette önemli ve değerlidir. Yıllardan bu yana edindiğim izlenim şu. 30 Ağustos Zafer Bayramı toplum nazarında, ordu bayramı gibi algılanıyor.

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun…

Not: Şehit Sancaktar anıtında her sene 30 Ağustos günü tören yapılır. Dilerim bu sene de Şehit Sancaktar bu törenden mahrum kalmaz… Buradaki törene ilk gidişim, bin dokuz yüz elli sekiz yılıydı.

Veysel Başer.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Koca Seyit [Öykü]
Alkarısı [Öykü]
Çise ve Sarıkız [Öykü]
Sındırgılı Emmi [Öykü]
O Şey [Öykü]
Esma Kadın [Öykü]
Bir Tutamlık Bulut [Öykü]
Şövalyenin Gücü [Öykü]
Aslan Sadıç [Öykü]
Taygeldi [Öykü]


Veysel Başer kimdir?

Yazmak kadar eleştiri de önemlidir.

Etkilendiği Yazarlar:
Atatürk


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Veysel Başer, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.