..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ağlamak da bir zevktir. -Ovidius
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Soyut > ERDEN ERKİN




19 Mayıs 2004
Çamur Nedir?  
ERDEN ERKİN
Çamur nedir? Çamur, toprakla suyun karışımıdır. ERDEN ERKİN...


:IIIF:
ÇAMUR NEDİR?


Çamur nedir? Çamur, su ile toprağın karışımıdır. Kaç çeşit çamur vardır? İki çeşit çamur vardır: Birincisi doğal çamur, ikincisi özel çamur.

Doğal çamur nedir? Doğal çamur, yağmur ile toprağın, ya da akarsularla toprağın karışımıdır. Ayakkabılarınıza ve pantolonunuzun paçalarına bulaşır, arada sıçrarsa da zararsızdır, kuruduktan sonra çiteleyince, fırçalayınca çıkar. Bazan edepsizin biri arabasıyla geçerken özellikle üzerinize sıçratır, o an sinirlenseniz bile, yıkayınca, ya da kuru temizleyiciye verirseniz çıkar, fazla önemli değildir; sonuçta iz bırakmadan, leke kalmadan çıkar.

Özel çamur nedir? Özel çamur kendi arasında ikiye ayrılır: Birincisi suni çamur, ikincisi ise çok özel çamurdur.

Suni çamur nedir? Suni çamur, insanlar tarafından su ile toprağın karışımıyla elde ettikleri bir harçtır. Nerelerde kullanılır? Suni çamur, köylerde, çiftliklerde, hayvan barınaklarında inşaat malzemesi olarak kullanılır. İçerisine saman karıştırılmak suretiyle kerpiç denilen tuğla elde edilir. Köyiçi inşaatlarının duvarlarında kullanılır. Harcı, duvarların sıvasında, damların sıvanmasında kullanılır. Çok ekonomik olması nedeniyle tercih edilir. İskelet madde ahşaptır, bağlayıcı madde ise çamurdan elde edilen harçtır. Kışları sıcak, yazları da yapıları serin tutmasından dolayı yüzyıllardır kullanılmaktadır. Emsalsiz bir yapı izolasyon malzemesidir.Tarihte ünlü kalelerin, kentlerin suni çamurla yapıldığı bilinmektedir.


Çok özel çamur nedir? Çok özel çamur, adını, deminden beri anlattığımız doğal çamurdan almakla birlikte, doğal çamura atfen çok daha büyük tehlike içeren, çiteleyince, kuru temizlikçiye vermek suretiyle çıkmayan, lekesi derin iz bırakan ve buharlaşarak uçan,yayılan, kimin sıçrattığı belli olmayan ve bu lekeyi çıkarmak için yeryüzünde insanlar tarafından kimyasal bir temizlik malzemesinin henüz icat edilmemesinin verdiği cüretle uluslararası boyuta ulaşan çok gizli ve sinsice üreyen ve sadece varlığı hissedilen çok özel bir bileşimdir.

Gücünü nereden almaktadır? Gücünü, iftira atmak, karalamak, yapılmamış bir işi yapılmış gibi, olmamış birşeyi olmuş gibi göstermek suretiyle insanların arkasından alavera / dalavera, oyun, düzen, tertip çevirmekten, yasal olmamasına karşın yasal olarak bir işlem yapılamayan sinsi, hain ve üstdüzey zekaların üretiminden gücünü almakta ve ne yazık ki, dünya kurulduğu günden beri faaliyetini sürdürmektedir. Sesten ve ışıktan hızlıdır. Durdurulması olanaksızdır. Esasen yeryüzünde durduracak bir güç yoktur.

Dünya kurulduğunda olagelen ilk çok özel çamur örneği var mıdır? Vardır. Nedir? İlk örnek, ilk insan Adem' le başlar. Tanrı Adem' i cennette yaratır ve Adem'e eş, arkadaş, yoldaş olsun, yaşamını paylaşsın, insanlar çoğalsın diye Havva' yı yaratır. O zamanlar Tanrı Adem' le birebir görüşmekte ve Adem teklifsiz olarak Tanrı' nın huzuruna çıkmaktadır. Tanrı Adem' le Havva' yı cennet bahçelerinde gezdirir ve der ki, bakın gördüğünüz şu uçsuz bucaksız bahçeler, meyve ağaçları, gördüğünüz herşey sizin, sadece şu gördüğünüz bir tek elma ağacı benimdir. Sakın ola ki ona dokunmayasınız, hepsi sizin, bir tanesi benim, der. Ancak şeytan boş durmaz, gidip gelip Havva' yı kışkırtır, elmadan yemesini, Tanrı' nın onları kandırdığını empoze eder. Havva da durmadan Adem' i kışkırtmaktadır ve elma ağacından elma koparmasını istemekte ve her tartışmanın sonunda elma mı, ben mi kavgası yaşanmaktadır. Neticede Adem usanmış ve Havva ile birlikte elmayı koparmıştır, yedikleri an, şeytan Tanrı' ya haber verir ve özel yaratıkların bak neler yaptı der. Tanrı onları cennetten dünyaya kovar ve Adem Tanrı ile görüşmek ister, ancak görüşemez ve o gün bugündür Tanrı bir daha Adem' le birebir görüşmemiştir. Sadece aracıyla görüşmüş ve Adem' i bir daha huzura almamıştır. Bu olayın sadece bir ilahi tarihsel başlangıcıdır. Bizim bütün çektiklerimizin temelinde bu olay yatmaktadır.

Acaba insanlar arasında çok özel çamur öyküsü ilk ne zaman başlamıştır? Onu da kısaca bir örnekle anlatalım: Çok zengin bir çiftlik ağası, eşiyle çok mutlu, uyumlu bir yaşam sürmektedir. Bir gün çiftliğe genç bir erkek gelir, iş aradığını, çok az ücretle çalışacağını, çokiyi bir aşçı, garson, bulunmaz bir hizmetçi olduğunu anlatır. Çiftlik sahibi onu işe alır ve mutfağa geçmesini söyler. Genç adam durur ve çiftlikteki beyine sadece küçük bir şartı olduğunu iletir, bey nedir der. Uşak, senede bir defa küçük bir yalan söylerim der, bey bunu bir espri sanır ve güler, doğru işinin başına der, kusurun olsun da bu olsun der. Uşak verilen her işi insanüstü bir gayretle yapmakta, nerede ise hiç uyumamaktadır. Uşağın hizmetinden bey de, hanım da çok hoşnuttur, tek korkuları ya bir gün uşak işi bırakırsa biz ne yaparız şeklinde bir evhamdır.

Derken uşağın bir senesi dolmuş ve yalan söylemenin zamanı, daha doğrusu çamur atmanın zamanı gelmiştir. Beyin evde olmadığı bir gün, hanımım der, size aylardır birşey söylemek istiyordum, ancak cesaret edemiyordum der. Hanım, hadi ne olur anlat der. Uşak yutkunarak beyin kasabada bir dostu olduğunu, ne yapıp edip önlem almasını, aksi takdirde beyin dostuyla evleneceğini söyler. Uşak o denli güvenilirliğini kanıtlamış, hanım ve bey uşağı o denli kanıksamıştır ki, ne dese inanır olmuşlardır. Hanım ağlar sızlar, çaresini sorar uşağa. Uşak çaresi elbet vardır, der. Kasabada bir büyücü var, ben ona giderim, beyi o kadından soğuturum der. Hanım hemen git der. Uşak ta gitmem için beye ait birşeyi de yanımda götürmem gerek der. Hanım ne istersen götür der. Uşak öyle birşey değil, der. Örneğin beyin sakalından küçük bir tutam bu gece kes, sabah bana ver, ben götürüp büyücüye vereyim ve bu işi çözeyim der. Hanım uşağa bir kese dolusu altın verir, sevinir. Uşak hanımına mutfaktan çok keskin bir bıçak verir ve sakal kesim işini bununla yapacaksın der.

Kasabadan bey döner ve uşakla bahçede gezinirler. Uşak beye, beyim der, bir yıldır ekmeğini yedim, artık dayanamıyorum, ben sana ihanet edemem, bir itirafta bulunmam gerek der. Bey hemen anlatmasını ister. Uşak beye, hanımının bir dostu olduğunu, malına mülküne konmak için bu gece beyi bıçakla öldüreceğini söyler. Uşak güvenilirliğini kanıtlamıştır, bey kuşkulanmaz ve geceyi bekler. Yatak odasına geçilir, bey uyuyor numarası yapar. Hanım yastığın altından bıçağı çıkarır, tam beyin sakalından bir tutam kesecekken bey elini tutar ve hanımın elinden bıçağı aldığı gibi böğrüne, kalbine, neresi denk gelirse oraya rastgele saplar.

Bey hapse , hanım mezara götürülür.


O gün bugündür karalama, iftira atma kampanyası durmaz, çok büyük bir süratle devam eder. Üstelik günümüzde bu karalamaya görsel ve yazılı medya, bilgisayar, cep telefonları, uydu yayınlar ve bizim bilmediğimiz daha neler neler girmiştir. Bilmediğimiz sebeplerden savaşlar çıkmakta, insanlar kırılmakta, isyanlar, iç savaşlar, ekonomik baskılar insanları telef etmekte ve bu güzelim dünyamız cennetten cehenneme dönüşmektedir.

Şimdi şöyle bir düşünün lütfen, geçmişinizi, yaptıklarınızı, duyduklarınızı...Ve lütfen dosdoğru cevap verin bu soruya:

MUTLU OLABİLİR Mİ İNSANLAR, YAŞADIKÇA İNSANLAR?


ERDEN ERKİN...
ÇAMUR NEDİR?
( DÜNYANIN EN ESKİ AŞK MİTOLOJİLERİ...ERDEN ERKİN...)



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Şairin Ölümü
Ölümüne Aşklar...
Barmen Öyküleri
Mankenler Dünyası
Gidenin Ardından...
Yaralı Martı
Mazi İçimde Yaradır...
Aşkın Hüzünlü Yüzü...
Bayramın İlk Günü...
Bir Gidiş Gittin Ki…

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Tenimde Sen Yanıyorsun, İçimde Ben... [Şiir]
Seninle Aşkımız [Şiir]
Gözlerin Gelince Aklıma [Şiir]
Bitmesin Bu Masal... [Şiir]
İçimdeki Fırtına [Şiir]
Karanlığın Gözleri... [Şiir]
Son Bölüm [Şiir]
İzdüşüm [Şiir]
Sen Deniz Olursun, Ben Umman... [Şiir]
Bir Deniz Masalı... [Şiir]


ERDEN ERKİN kimdir?

Bilmiyorum şimdi kiminlesin, nerde? Eğer düşmeseydim ayrılıklarla derde, seninle çok mutlu olur dum, olur olmaz her yerde. . . Ne olur gitme, kal! Bitmesin bu masal. . . ERDEN ERKİN Uluslararası Turizmci

Etkilendiği Yazarlar:
Aşk, martı kanadının denize değdiği andır; yitirilen, kumsalda beklemekle geçirilen zamandır. ERDEN ERKİN


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © ERDEN ERKİN, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.