..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünya hayal gücünün tuvalinden başka birşey değildir. -Henri David Thoreau
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Gerilim
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Becerebilirsen
Mahmut Uğur Şahinol
Şiir > Modern

Kuyunun dibinde bir ışıktı gözlerin Ellerin tanrının elleri ve sesin bir mezar başında bir ölüye edilen duaydı sen şimdi bunları okurken gökten bir yıldız düştü saçlarına çıkar çıkarabilirsen. Bak bir yıldız düştü şimdi başka bir yıldız ellerimden tuttu bir kadın karşıdan geçti bir adam beni öldürdü bak bir yıldız daha düştü şimdi ellerinin beyazlığına inat bembeyaz bir iz bıraktı ve bir yangın içimden aktı şimdi bir kuş

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Gerilim
 Horoz Kahraman İle Vahşi Kediler  (Serdar Yıldırım)

Bir gece yarısı Kahraman, kediyle birlikte, karanlık sokaklarda dolaşıyordu. Evin birinin yanından dönerken, Nara karşılarına çıkıverdi. Arkasında yüzlerce vahşi kedi vardı. Kahraman, Nara’nın savurduğu pençeden eğilerek zorlukla kurtuldu. Onunla yakın dövüşe girmenin ölümü kucaklamak demek olduğunu anladı.
 41. Nolu Malzeme Odası  (selim çok)

Doktor Altunov’un kurduğu labaratuvar ekibi 3 cesedi farklı açılardan tekrar incelemeye başladı.
 Kiracının Kapısını Her Gece Ecinniler mi Çalıyor!  (Kâmuran Esen)

Mezarlığın üzerine yapılmış bir evde oturmak ya da oturuyor olmak ihtimali, tüylerini diken diken ediyordu.
 Sezonluk Fındık İşçilerinin Hayat Öyküsünden Bir Kesit  (Aydın akdeniz)

Kim bilir kaç yıldır giyiyordu ayağındaki kadife pantolonu. Çok sevmişti onu, komşuları bir bayram arifesinde modası geçtiği için annesine verdikleri zaman. Önce büyük ağabeyi atılmış, ne kadar zorlasa da bir türlü sığdıramamıştı bedenine. Sonra da onun bir küçüğü olan denemişti üzerinde. Olmuyordu işte. Ertesi gün ve bir sonraki gün, defalarca elden ele dolaşmış, yine de bir yolu bulunarak uydurulamamıştı irice kıyım vücutlara. Kızgın, öfkeli homurtular, odaların duvarlarında küfürle karışık bir uğultuyla dolaşmıştı. Nedense hiç kimsenin aklına evde küçük bir çocuğun daha bulunduğu gelmemişti. Büyük kardeşlerin kirli sokaklarda boğuştuğu bir sırada, küçük olan korkarak yaklaştı pantolona. Usulca eline aldı. Ne kadar da yumuşaktı kumaşı. Sonra bu yumuşaklığı, yüzünde dolaştırdı. Kokladı. Annesi içeri girdiğinde, panikle attı elindekini. Kadın öfkeyle; “ Ne o! Her şeyi tastamam yaptın da, sıra ağabeylerinin giysilerini karıştırmaya mı geldi?” dedi. O ara içeri girmiş olan kardeşler ; “ Elleme ana, zatı ayâmıza olmadıydı.” Dediler.
 Minik Kuş Öttüğünde*  (Mualla Öztürk)

Kısa ve ucu açık bir polisiye öykü.
 Evimdeki Yabancı  (İlke ERSOY)

"Bu hikayedeki tüm kahramanlar hayal ürünüdür, tüm hayaller ise kahraman..."
 Çaresiz Kaldığım An!  (Mustafa Cilasun)

Evimizin tek oğluydum! Zavallı annem, evlenince beni, hanımına ezdirmeyeceksin değil mi, diye her zaman tembihlerdi!
 Bana Ne! (Cinayet Nedeni)  (ömer kırat)

Eski bir yazı daha... Bir seri katilin doğuşu ve ölüşü...
 İntihar Eden Kadın!  (Mustafa Cilasun)

Santral memurunu aradım, hayırdır diyerek sordum. Efendim; bir ihbar aldık ve arkadaşlara çıkış verdim. Nedir durum Ahmet çabuk söylesene diyerek çıkıştım.
10 
 Kara Gölge  (Semrin ŞAHİN)

Karanlıkta gözüne ilişen bir gölge dikkatini çekti. Sabitlediği bakışları gölgenin hareketlerini kaçırmamaya ve onu tanımlamaya çalışıyordu. Kararlılıkla adımlarını sıklaştırdı. Aniden gölgenin de durduğunu fark etti. Durdu ve siyah pelerinini savurdu. Gürkan hazırlıksız yakalanmanın vermiş olduğu afallamayı üzerinden atamadan kendini yerde buldu. Adam çoktan ortalıktan kaybolmuştu. Sakinliğini koruması gerektiğini biliyordu. Ayağa kalkıp üzerini silkeledi. Dizleri hep toz olmuştu. Dirseğini ovuşturarak arkasını döndüğünde göz göze geldiler. Daha ne olduğunu anlamadan etrafında dönen şey onu yere serdi. Karanlığı yaran zümrüt yeşili bakışlarda intikamın halesi dans ediyordu. Gürkan yolun sonuna geldiğini anladı.
11 
 Korkulu Rüya  (İsimsiz Kahraman)

karanlıkta yürüdüğüm yol
12 
 Babadan Oğula (Şehzade Mustafa)  (A. Akın Koral)

"Ne kadar saçma! Kolumuz güçlü, bileğimiz bükülmez diyoruz ama ne denli cılızız aslında. Kardeşlerimizi öldüre öldüre başa geçip, üç asırdır saltanat kayığını yürütüyoruz salına salına, kasıla kasıla... Neden böyle sürsün? Doğu'nun hazineleri zaten bizde. Ben kardeşimi ya da kardeşim beni niye katletsin? Ama dil, yüreğin ve usun itkisiyle konuşur durur benimki gibi..."
13 
 Ayşe Hanım'ın Ölümü (1)  (Aydın akdeniz)

Yalnız yaşayan bunalımlı yaşlı bir kadının hikayesi
14 
 Sinaımı Ölümü  (SİNAN İSPENOĞLU)

Sonbahar günleriydi,hava açık hafif bir rüzgar esiyordu. Torosların yamaçlarında kecı otlatan bir çoban... Elinde deyneği sırtında abası... Uzun boylu sert mizaclı biriydi. Ali okulundan yeni ayrılmıştı coban sinan. Köyde keçileri otlatan tek çobandı.Yılları keçi otlatacağı için üzülüyordu. Keçiler tek bir kişinin keçisi degildi belli bir ücret karşılığı tüm keçilere bakıyordu. Yaşlı bir annesi ikide kız kardeşi vardı.. Onların geçimi küçük yaşta yıkılmıştı üstüne.. Babası küçük yaşta bırakıp başka biriyle evlenmişti bile..O kaderine isyan etmeden geçimini yapmaya çalışıyordu.
15 
 Acı Bir Ayı Avı  (SİNAN İSPENOĞLU)

Sinan, bıyıgı terlemiş genç yagız bir delikanlıdır. Köyde gece okullarına giderek okuma yazma ögrenmişti. Ailesinin maddi durumu iyi degildi. Sinan okula devam edemedi. Sinan evin en büyük ogludur. Babası gurbette çalışır,bayramlarda gelirdi. Evde görülen işleri yapar,işi olmayıncada keçı otlatırdı daglarda. Sinan sessiz pek konuşmayan biriydi.Akşam eve gelince annesinin yaptığı bazlamaları yer yatardı. Sinanın iki de kız kardeşi vardır. Onlarla aksamları süllenpe,lök, beş taş, celik oyunu oynarlardı.
16 
 Pixies  (DESPİNA YILDIZ ÇAĞRI)

bazen var sandıklarımız aslında hiç olmamıştır, bazen de yok sandıklarımız aslında hep vardır.'var' ile 'yok' arasında ruhsal yolculuğa çıkmayı oldum olası isteyen saklı ruhlara...
17 
 İkikere Ölmek  (mahmut dağ)

gördüğüm rüyadan ilham alıp yazdığım garip bir öykü. yaşadığımızın ne kadarı belli bir düzenin sonucudur? düzeni ayarlayan nedir? gizli bir güç mü? yoksa yalnızca sonuçlarını mı yaşıyoruz yaptığımız seçimlerin?
18 
 Gece Yarısından Sonra  (Güngör Demir)

Gece yatarken, baş ucunuza mutlaka bir sürahi su koymayı unutmayınız.
19 
 Dört Yaşındaki Seri Katil  (BEKİR SEPET)

Dikkat! Aşağıdaki hikaye yaşanmış bir olaydır lütfen dikkatli okuyalım.
20 
 Telefon Kulübesinde, Ölüme Çeyrek Kala!  (Aydın Akdeniz)

Kadın, yanındaki adamla birlikte olay yerinden hızla uzaklaşırken yüreğinin derinliklerinde yükselen o sese kulak kesilmiş, yakında evleneceği bu adamın o talihsiz kaza nedeniyle girdiği şokun etkisinden kendisini kurtarmak için yaptığı telkinleri artık duymaz olmuştu. — Keşke o telefon kulübesine hiç girmeseydik diye sayıkladı kendi kendine. Her şey o kadar ani gelişmişti ki, daha ne olup bittiğini anlamaya fırsat dahi kalmadan hayatın baharında, gencecik bir sokak çocuğu arabanın altında kalarak yitirmişti yaşamını.

1 2 3 4 5  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Vapur
Mehtap
Öykü > Gerilim
Tabanca
Hakan Güngördü
Öykü > Gerilim
Deve Dikeni
Aydın Akdeniz
Öykü > Gerilim
Hırsız
mehmet burak yüksel
Öykü > Gerilim
Sadece
Tuğçe Çakır
Öykü > Gerilim
Kara Gölge
Semrin ŞAHİN
Öykü > Gerilim
İkikere Ölmek
mahmut dağ
Öykü > Gerilim

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.