..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Gençliğinde müzik öğrenen, felsefeyi daha iyi anlar. -Platon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Düşler > Feray Korkmaz




9 Ocak 2009
Islak Mektuplar  
Feray Korkmaz
Porselen bir dünyaya çiniler işlerken sevimsiz dalgınlığım, en çok kahve fincanımdaki dudak izimde takılırım..


:BCAE:


Masanın üzerinde, elimdeki kahve fincanıyla daireler çiziyorum. Sevimsiz bir dalgınlık yakıyor gözlerimi, suskunluğum çok ağrıma gidiyor. Kalbim denizin üstünde uçuşan kuşlar gibi dönüyor sanki, yere düşürmeden sevmeyi öğreneli çok oldu ama ; bugün anılar kadar canlı ve bir o kadar güzel değilim. Eyvah! Özledim..

Bu hasret ruhumun hep kırık yerinden saldırır bana. Islak ellerle tutulmuş mektuplar gibi lekelenirim. Ah ardından sayıp sövemediğim adam; seni destursuz sevmenin bedeliymiş yalnızlık. Bilmeliydim!

Sevdiğimi poyrazı deli bir şehre emanet ettiğimden beri
Güzünü hüznüne sarmış yorgun bir Ankara akıtıyorum kirpiklerimden
Ve ben
Dilini bile bilmediğim bir ülkeye ait gibiyim şimdi...

Hani uçurtmanın ipi kopar, dayanamaz rüzgâra. Hani ucundan tutulamayan kayıplar verir ömür. Koca bir karanlık yürür insanın gövdesinde. Her saniye daha çok şiddetlenen bir efkar sızar tütün kokusu sinmiş perdelerin köşelerinden. Porselen bir dünyaya çiniler işlerken sevimsiz dalgınlığım, en çok kahve fincanımdaki dudak izimde takılırım. Bir sahne sürekli yanıp söner gözlerimin önünde; bir gül lekesi, bir dudak izi, bir gül lekesi, bir dudak...

Birazdan daha da soğuyacak bu oda. Sepya bir fotoğraf karesi gibi, betimi benzimi solduracağım. Burada olmaması gereken bedenime yüklenip, masanın kenarına yığılacağım. Belki sesi soluğu değecek az sonra düşlerime, ağlayacağım... Ah yastığına sol yanımı bıraktığım güzel yürekli adam; ben kendimi bile sende sevmişim.

Sevdiğimi; poyrazı deli bir şehre emanet ettiğimden beri
Allah'a emanetim...

FERAY KORKMAZ


.Eleştiriler & Yorumlar

:: ...
Gönderen: Ömer Faruk YILMAZ / ,
28 Ağustos 2010
İran kumandanı bir avuç Arap süvarisi karşısında koca ordusunu ve fillerini kaybettiği zaman, onu harp divanına çekiyorlar ve hesap istiyorlar. "Getirin ordan okumu!" diyor; getiriyorlar. Dayıyor oku yaya ve bir çekişte bir kayayı tuzla buz ediyor: "- İşte, diyor; ben eğer yenildimse bunların karşısında yenildim. Demek bunlarda bizde olmayan bir şey var, o şeye karşı duramadım!.."

:: Poyrazı deli şehir.......
Gönderen: Ömer TEKİN / , Türkiye
10 Mart 2009
Bilmem şimdi sevdiklerim yada sevmek istediklerim hangi şehrin deli poryazında emanet bir hayat sürüyorlar ve benim gövdeme yürüyen bu karanlık ne...dilini bile bilmediğim bir diyarda.Yine ,her satırında herkesin kendinden birşeyler bulacağı betimlemeler yapmışsın yüreğine sağlık tabii kalemine de.Ve yazdığın gibi Allah'a emanet ol yüreği güzel insan..

:: O ağacın altında....
Gönderen: Ali KORKMAZ / , Türkiye
28 Ocak 2009
Uzun zaman olmuştu Can, bu ağacın altına gelmeyeli.. Küsmüştük ya hani yazacaklarımıza.. Yazını okuyunca Akdeniz'in lacivert sabahlarını düşündüm; bir de turuncu akşamüstlerinde giden gemileri.. Benim yaptığım kahveler köpüklü olmuyordu değil mi ? O'nu da hatırladım şimdi.. Belki de içimi en çok bu son hatırladığım burkuyordur.. Güzel yürekli güzel insan, kal sağlıcakla..

:: Aşk öyle yakışıyor ki size...
Gönderen: çiçek kahraman / , Türkiye
27 Ocak 2009
"bugün anılar kadar canlı ve bir o kadar güzel değilim"."Dilini bile bilmediğim bir ülkeye ait gibiyim şimdi"... Yine harika betimlemeler. belki bencillik ediyorum ama aşktaki burukluğu, özlemi öyle iyi ifade ediyorsunuz ki, sanki herşey normal olsa bu denli dokunmayacak insanın kalbine. Umarım o güzel yüreğiniz hiç kırılmaz. Sevgi ve saygılarımla

:: Bir gül lekesi, bir dudak izi...
Gönderen: BİNNUR EDİSAN / ,
26 Ocak 2009
Masanın üzerinde elimdeki kahve fincanıyla daireler çizerek okudum yazını Ferferim...Islak ellerle tutulmuş lekeli mektupların hayatın izdişümüne meydan okuyuşu...Biraz hüzün, biraz anı izdihamı ama umut...Sahi 'umut' dedi yüreğim. Yazının içeriğindeki hasret ve sevdayı anladım anlamasına da benim yüreğime başka bir dokunuşu vardı...Islak mektuplara dokunan ellerin hiç lekelenmeyeceğini düşündüm belki de... Muhteşemdi, muhteşem...Allah'a emanet ol Ferayım Allah'a emanet ol...Seni çok seviyorum




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ben Değildim Giden
Hoşça Kal Ne Demekti?
Bağ-ı İrem'de Sevmek Seni...
Selamın Yoktur Bende
Neden Çekip Gider ki İnsan?
Kal Benimle Sevgili
Nevresim Çiçekleri
Ruhsal Labirentimde Kayboluyorum
Sende Bedeni Cahil Eden Bir Şey Var
Cam Kırıkları

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ben Seni Boş Anımda Sevmedim [Şiir]
Her Şeyim Ol Ama Özlenen Olma [Şiir]
Ferfecir [Şiir]
Sesin Yok Artık [Şiir]
Yarama Tuzdur Deniz [Şiir]
Sepya Adımlar [Şiir]
Takvimsiz İklimler [Şiir]
Tarifi Olmayan Elâm İçin... [Şiir]
Yüzünün Beti Benzi Düşmüş Sazım Üstüne [Şiir]
Hayta Köprüsü [Şiir]


Feray Korkmaz kimdir?

Kelimeler düşüyor ellerimden. Anlatmayı beceremeyen, anlaşılmayı beklemeyen şiirler yazıyor. İçimde küçücük bir sığınak buluyorum da, sığınamayacak kadar büyüdüğümü öğreniyorum. İnsanın, bir gün kendi açıklarını ortalığa salıvermesi ne kadar acı. Kendi acılarımla yüzleşiyorum. Öyle anlarla çarpışıyor ki ruhum, hani o an aynaya gidip baksam, ömrümün baharında saçlarımı bembeyaz bulacağım, gözlerimin ışıksız kahveleri minicik kalacak ve ellerimden düşürdüğüm kelimelerin ne anlama geldiğini o zaman anlayacağım. Çok geç olacak. . .

Etkilendiği Yazarlar:
her insan başka bir dünya ise ve bazı dünyaların içinde kendi gezegeninizin atmosferiyle karşılaşıyorsanız etki alanınıza hoşgeldiniz demektir!


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Feray Korkmaz, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.