Tuhafıma gitti, nedir bu Ege'cilik? Yurdun her köşesi farklı, Egeliler olarak Anadolu'yu aşağı görme hakkını nasıl buldunuz kendinizde? Ege'nin kültürel zenginliğini, temiz sokaklarını ve yeşil parklarını kimse inkâr etmiyor. Bunlara eşlik eden düşük kütüphane ziyaretidir tartışılması gereken. Karşıma geçip Ege savunuculuğu yaparak bir yere varamayız.
Başımızdaki belalar yetmiyormuş gibi şimdi de bölgecilik akımları mı doğurduk kendi içimizde?
Genel Tartışma
30 görüntülenme · 670 ileti
Bir çelişkiniz dikkatimi çekti... Hangi tarafı savunduğunuzu anlayamadım.
Batı imitasyonlarından bahsettiniz, ama hemen önünde "Yani okumuş ve aydın kesim olarak tabir edersek, çekirdek aile (min. iki çocuk) yapısı artık kendini çok çocuklu ailelerin gölgesinde bırakıyor. Bu da genel olarak o ilin ya da o ülkenin kültür, eğitim düzeyine etki ediyor. " gibi bir ifade kullandınız. Çekirdek ailenin tam olarak "imite"(?!) ettiğimiz Batı'nın bir yapısı olduğunu da biliyor muydunuz? Bırakın kalabalık ailelerde yaşayalım, Batılılar gibi 'çekirdek' aileleri (ki hangisi doğal olanı, siz karar verin) göğe çıkarmayalım.
[[I]]"Bu yüzden olduğumuz yerde sayıyoruz, sayacağız...Zihniyet meselesi...Türkiye bir takım tabuları kıramamış, hala anlamsız değerler döngüsü içine sıkışıp kalmış, batı imitasyonculuğundan kendini alamayan insanlar silsilesi"[[/I]]
Çok afedersiniz ama siz kimsiniz de böyle yargılayabiliyorsunuz insanları? İnsanlar birbirlerine saygı duymuyor ama sizin gibi düşünmeyenlere karşı pek hoşgörü yoksunusunuz. Hem siz kendinizi 'Anadolu' insanı olarak mı görüyorsunuz da 'batılı' olmak isteyenleri eleştiriyorsunuz? Yoksa siz 'gerçek' batılısınız da onlar sizi mi taklit ediyorlar?
Naile hanım, zahmet edip uzun uzun yazmışsınız. Elinize sağlık. Ama şu yurdu küçümseme, memleketi hor görme, sızlanma, hayıflanma... asıl bunlar yüzünden yerimizde sayıyoruz. Ki ben yerimizde saydığımızı da düşünmüyorum, sızlanmaktan daha yaratıcı şeyler yapanlar da var çok şükür.
Orkun Levent'in görüşlerine katılmamakla birlikte, insanına duyduğu sevgi ve güvenle ona saygı duydum. Dayanamadığım şey ise mızmızlanmadır. Bırakın isteyen istediği gibi yaşasın; çekirdek aile, kök aile, köy ailesi... Önce siz "hor gördüklerinize" saygı göstereceksiniz, onları iğnelemeyeceksiniz, 'kibarca' aşağılamayacaksınız ki onlar da size saygı gösterecekler. Madem aydın olan sizsiniz, cahil olan onlar... Değil mi?
Sn M. Doğan,
Forum genelinde sonradan içine dalıp, bir kaç kişinin mesajına istinaden, şahsıma koyduğunuz tavır, kişiliğimle ilgili olarak geliştirdiğiniz ve büyük bir iştahla büyüttüğünüz önyargı ve subjektif yaklaşımınız karşısında sadece şaşırıyorum.Ben yazdıkça devam edeceğini bildiğim halde... Anlamsız. Konuların kişiselleştirilmesi anlamsız.
-------
"Bir çelişkiniz dikkatimi çekti... Hangi tarafı savunduğunuzu anlayamadım"
-Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla...
"Çok afedersiniz ama siz kimsiniz de böyle yargılayabiliyorsunuz insanları?"
-Estağfurullah. Ben Naile Duman Yaşar. Türk toplumunda birey olarak haklarıyla yaşama savaşı veren biriyim o kadar.Kimseyi yargılamıyorum, kendimin içinde yaşadığı toplumu sorguluyorum.
"İnsanlar birbirlerine saygı duymuyor ama sizin gibi düşünmeyenlere karşı pek hoşgörü yoksunusunuz. Hem siz kendinizi 'Anadolu' insanı olarak mı görüyorsunuz da 'batılı' olmak isteyenleri eleştiriyorsunuz? Yoksa siz 'gerçek' batılısınız da onlar sizi mi taklit ediyorlar?"
-Ben görüşlere saygılıyım. Sadece yüz yıllardır savunulan, toplumca da yanlış olduğu bilinen ama ısrarla vazgeçilmeyen görüşlere saygı duymuyorum o kadar. Yani bize bugüne kadar hiç bir katkısı olamamış zarardan başka, görüşler...Herkesin düşündüğünü düşünmek zorunda değilim, herkes de benim gibi düşünmek zorunda değil. Ancak bu kişiliğime her fırsat bulunduğunda saldırma hakkını vermiyor insalara. Her ikisi de. Anadolu ve batının karışımı...
Genel ve bilinen bir görüştü, Osmanlı'dan günümüze kadar gelmiş bir batı taklitçiliği, benimle alakası yok...
"Ama şu yurdu küçümseme, memleketi hor görme, sızlanma, hayıflanma... asıl bunlar yüzünden yerimizde sayıyoruz. Ki ben yerimizde saydığımızı da düşünmüyorum, sızlanmaktan daha yaratıcı şeyler yapanlar da var çok şükür."
-Küçümsediğimi, hor gördüğümü, sızlandığımı ya da hayıflandığımı , yaratıcı şeyler yapmadığımı yazdıklarımdan pat diye çıkarmanız, sizin insanlara ne kadar hoşgörülü, ne kadar objektif yaklaştığınız konusunda fikir vermeye yeterli.
"Madem aydın olan sizsiniz, cahil olan onlar... Değil mi?"
-Ben böyle bir iddia ortaya atmadım. Siz böyle bir kanıya varmışsınız. Her zaman yaptığınız gibi yine tanımadan yorumladığınız kişiliğime ufak bir gönderme...Dikkate almıyorum. Okuyucuların da dikkate almayacak kadar aydın olduklarını düşünüyorum, ne düşünmesi biliyorum.
Müsadenizle...
NOT: Tanımadan insanların kişiliklerini rencide etmenin yanlış bir yaklaşım, tavır olduğunu hatırlatırım.
Syg.
Naile.
Türkiye’nin en "kapalı" zihniyete sahip şehirlerinden biri olmakla ifadesi ile en kapalı şehri ifadesi arasında fark vardır. Lütfen yazdıklarımı değiştirmeden yorumlayınız. En kapalı şehri dersem net bir tavırla "evet Konya Türkiye'nin en kapalı zihniyete sahip TEK şehridir" demiş olurum. Bu yanlış olur. Çünkü tek demedim, çoğul ifadesi kullandım. Bunu kullanırken, yanılmıyorsam yıllardır bu ülkede yaşıyorum ve haberlere tanık oluyorum. Benim zihnimde kalanlar; Atatürk'ün tarihte yabancı elçiler yanında iken Konya'da müftü ve hocalar tarafından küçük düşürülmesi olayı, üniversiteli bayan öğrencilere yapılan şırıngalı vs. saldırılar, kılık ve kıyafetlerine karışılması (açık bayanlar), islami terör örgütü tarafından işlenen cinayetlere ait toplu mezarların bulunması, Türkiye'de en fazla geneleve sahip şehir diye de kalmış aklımda, bir de herkesin bildiği ve sanırım her yerde söylemediği şeyler bunlar.
-----------
Ege milliyetçiliği yapılmamıştır. Ege Bölgesi ve insanlarından bahsedilmiş ve okuma oranının yüksek olduğu vurgulanmıştır. 98 yılına ait DİE verileri paylaşılmıştır ve İzmir'in kütüphane sayısı, kitap ve okuyucu sayısı açısından
dikkate değer bir yerde olduğu, ilgili gazete haberinde Konya'nın ön plana çıkarıldığı ve İzmir'e değinilmediği konusu üzerinde hassasiyetle durulmuştur.
Syg.
Naile.
azıcık okuyan herkes bilir ki kütüphane sayısının ve kütüphanelerde yararlanma istatistiklerinin kitap okuma oranıyla "nerdeyse" hiç ilgisi yoktur. illede bu konu tartışılacaksa illere göre kitap satış rakamları kullanılabilir. ki bu da çok anlamlı değildir. neden? çünkü toplamda hangi kitapların çok sattığına bakmak gerekir. şimdi bazı çok satan kitap isimleri vererek yeni ve saçma bir tartışma başlatmak istemiyorum. ancak son günlerin popüler kitabı "kavgam"ı okuyanları okur olarak sayacak mıyız diye sorabiliriz sanırım!
ayrıca.; diyelimki bilmem ne ili çok okuyor, başka bir ilde az okuyor. bu bilgiden yola çıkarak nereye varacağız? bu istatistiki verilerin kime ne faydası olacak. kaldı ki bu konularda gerçekçi ve güvenilir bir istatistik yapıldığını duymadım, okumadım ve itimal de vermiyorum.
son olarak: ben bir çeşit bilomanım. sahip olmadığım kitabı okuyamıyorum. yani okuduğum kitaplar kişisel küytüphanemden ibaret. bu tartışmaya göreben okur değil miyim? kütüphaneye en son lisede yıllık ödev yapmak için gitmiştim. galiba. sanırım.
Kitap okumada lider Konya!
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca hazırlanan istatistiklerde, Konya, geçen yıl kütüphanelerden kitap okuma sıralamasında 721 bin 410 okuyucusuyla birinci sırada yer alıyor.
Konya
AA
14 Nisan 2005 — Konya İl Halk Kütüphanesi Müdürü Kasım Akçay, Bakanlık tarafından bağlı kütüphaneler üzerinde istatistiki çalışma yapıldığını söyledi. Geçen yılı içeren çalışmaya göre, en fazla kitabın bulunduğu ilin 1 milyon 76 bin 131 adetle İstanbul olduğunu belirten Akçay, 750 bin 182 ile Ankara’nın ikinci, 474 bin 770 adetle de Konya’nın üçüncü sırada yer aldığını bildirdi. Okuyucu sıralamasında ise liderlik Konya’nın.
Konya’nın okuyucu sıralamasında lider olduğunu ifade eden Müdürü Kasım Akçay, “Konya’da, geçen yıl 721 bin 410 okuyucu kütüphaneye geldi. Konya’yı 659 bin okuyucusuyla Gaziantep, 553 bin okuyucusuyla da Denizli izledi. Üye sayısı açısından bakıldığında 14 bin 162 üyesi bulunan Ankara birinci olurken, 13 bin 974’le Adana ikinci, 13 bin 180 üyeyle de Denizli üçüncü oldu. Ödünç kitap alan okuyucu sıralamasında ise 164 bin 278 ile Aydın birinci, 153 bin 529 ile Konya ikinci, 143 binle İstanbul üçüncü oldu” diye kaydetti.
İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde çok sayıda kütüphane bulunduğunu vurgulayan Akçay, “Bu illerdeki okul kütüphaneleri bile çok gelişmiş durumda. Konya’da ise kütüphane sayısı fazla değil. Özellikle öğrenciler araştırma için kütüphaneye geliyor. Yaz-kış her dönemde kütüphanemiz dolu oluyor” dedi.
Akçay, kütüphane olarak son çıkan roman ve hikaye türü kitaplar konusunda eksiklerinin bulunduğunu belirterek, “Okuyuculardan okudukları romanları, başkalarının faydalanması için kütüphaneye getirmesini istiyoruz” diye konuştu.
-------------------------------------------------------
Yukarıdaki haber, Sayın M.Doğan'ın "İzmir Okumuyor" yorumunu çıkardığı haberin tamamıdır. Bu haberden, diğer olurların ne tür bir yorum çıkaracağını açıkçası merak ediyorum....
Saygılarımla
Orkun
Konya, kütüphanelerdeki kitap varlığı açısından 474.770 kitapla ülke genelinde üçüncü sırada yer alırken, 721.410 okur sayısı ile, okur açısından ülke genelinde ilk sırayı almıştır. Buradan hareketle Konya'da bir kitap, 1,52 okur tarafından okunmuştur. Buna karşılık İstanbul, kütüphanelerindeki kitap sayısı bakımından 1.076.131 adet kitap ile ilk sırada yer almasına rağmen, kitap okurları açısından ilk üçe girememiştir. Okur sayısı açısından üçüncü sırada yer alan Denizli'nin rakamlarının İstanbul için bile geçerli olduğunu varsaysak bile, İstanbul'da bir kitabın, 0,51 kişi tarafından okunduğu sonucuna ulaşabiliriz.
Burada, Gaziantep'in ve Denizli'nin kitap varlığı açısından konumları da merakımı çekti. Çünkü kitap varlığı açısından ilk üç sırada yer almamalarına rağmen, okur sayısı tarafından ilk üçte yer almaları hayli ilginçtir. Muhtemelen bu illerde kitap başına okunma oranı Konya'dakinden de yüksektir.
Görüldüğü üzere, istatistiki bir veriyi ne için kullandığınız çok önemli. Kütüphanelerin ziyaret adetleri mi önemlidir, kütüphanelerdeki kitaopların okunma devir hızı mı önemlidir?
Aslında tamamı eksik bilgilerle dolu olan bu haberden çıkarılacak tek sonuç, kütüphane müdürünün son paragrafta söyledikleridir, diye düşünüyorum...
Saygılarımla...
Orkun
"Ankara’da bir yayınevinin açılışını yapan Kültür ve Turizm Bakanı , azgelişmiş ülkelerde şiirin, gelişmiş ülkelerde ise romanın geliştiğini söyledi."
Beklerdim ki bizi yönetenlere ses çıkarın...
Ne kadar anlıyorlar sanattan, edebiyattan, konuşmaktan, kültürden vs...
Bizi hangi kategoriye sokmuş, bizimle nasıl alay etmiş, bizi nasıl küçümsemiş, bizi nasıl yerin dibine batırmış, herhangi biri değil, Kültür Bakanı...
Ruslara da yaptı aynısını..."sonradan görmeler" dedi:)
Şiir yazarız biz sadece şiir, az gelişmişliğimiz ancak şiir yazdırır bize...
O yüzden bu ülke şair ve şiir cenneti öyle ya!
Bakan çözmüş mevzuyu...
Naile...
Bu adamların sözcülüğünü yapmak istemem, sözü edilen konuşmayı da duymadım. Ama böyle ani bir protestodan önce, söyleyen kim olursa olsun, neden böyle dediğini bir düşünmek lazım. Şöyle bir ilave yapmak isterim. Evet, bakış açısında bir terslik var. Düşünülen ne ise daha açık bir şekilde ifade edilmeliydi. Lakin büsbütün bir kenara itilecek bir gözlem değil. Benzer bir durum Ruslar için de doğrudur; gözlem tartışmaya açıktır, ama söyleniş biçimi ve söyleyen kişinin konumu bazen daha önemli oluyor. Kapitalizmle yeni yeni tanışan Ruslar ellerine geçen paranın değerinin farkında görünmüyorlar çoğu kez. Ama bir kültür bakanının bunu bu şekilde söylemesi ayıp tabi. Yine dikkatinizi çekerim, söylenen şey yanlış değil. Bütün mesele bu lafların kültür ve turizm bakanının ağzından çıkmış olması.
Naile hanım, romanın tarihsel gelişimini bilmiyor zannedersem. Roman Batı dünyasının (dolayısıyla gelişmiş dünyanı) bir sanat formudur. Buna karşılık eski kültürler ve İslam kültüründe şiirin yeri daha önemlidir. Eski kültürler (Mısır, Hint, Çin vs.) bugün batıya nazaran daha geri kaldıkları için olsa gerek böyle bir şey söylemiştir. En azından bir gözlem olarak ele alındığında "azgelişmiş ülkelerde şiirin, gelişmiş ülkelerde ise romanın geliştiğini" yönünde bir saptama sonuçlarına bakılarak yanlış sayılmaz. Evet, Avrupa roman yazıyor, doğu kültürleri şiir yazıyor. Ama "az gelişenler şiir yazar, çok gelişenler roman yazar" demek değil bu. Kültürel ve tarihsel bir sürecin neticesi.
Naile hanım, bundan az gelişmiş ülkeler şiir yazıyorsa, şiirin de az gelişmiş bir form olması gerektiği gibi bir sonuç çıkarmış görünüyor. Ama belirtilen sözler bunu ifade etmiyor. Kültür bakanı yoksul bir adamın yazdığı şiir de yoksul olur demek istemiyor zannedersem. Az gelişmişlik ekonomik bir tabir. Kültürün az gelişmişliği değil. Şiir yazan kültürler en köklü kültürler, en köklü kültürler de tarihsel bir kara mizah gibi görünse de bugün az gelişmiş ülkeler.
Ayrıca aynı sözlerden az gelişmiş ülkelerin daha güzel şiir yazdığı, çok gelişmişlerin ise daha güzel roman yazdığı gibi bir sonuç da çıkarılabilir.
Tepkilerimizde acele etmeyelim.
Saygılarımla,
M. Doğan
Naile hanım, görüşlerimi beğenmemiş olabilirsiniz. Ama benimle söz dalaşına girmenizdense beğenmediğiniz görüşlerime bir yanıt vermenizi beklerdim. Bir çelişkiden bahsettim; Batı "[[U]]imitasyon[[/U]]"larından bahsettiniz, sonra kendiniz bu imitasyonculuğun daniskasını yaptınız. Bana yazdığınız upuzun cevapta bir sürü önemsiz konuya değindiniz, laf ebeliğ yaptınız ama bu gözlemimde hatalı olduğumu bana göstermediniz.
Ayrıca hazır oturmuşken şunu da söyleyeyim, Konya'nın Türkiye'nin en kapalı yeri olduğunu iddia etmek ve en kapalı yerlerinden biri olduğunu iddia etmek arasında önemli bir fark yok. Benim eleştirdiğim nokta bu değildi zaten. Ben sizin oturup topyekün bir şehri ve oranın insanlarını (daha hiç orayı görmeden) bir kalıba sokmanızı eleştirdim. Bilmelisiniz ki Avrupa'nın en büyük baş belası olan ırkçılık da aynı kafa yapısından çıkmaktadır. Benim eşim doğma büyüme Konyalı, bulabileceğin en hoşgörülü, en nazik insan. Onu şu an yaşadığımız yer böyle biri yapmadı, aksine köklerinde olan birşey. Siz Konyalıları aşağılayadurun, o sizin bakış açınızı görünce gülümsedi ve "gelip görse keşke" dedi.
Bir gün tavsiye ederim, gidin görün. İslami değerlere bağlılık demek "kapalı olmak" demek değil çünkü. Bu 'batı'yı 'imite' eden kafa yapısının bir ön yargısı. Sizin de köklerinizde Mevlanalar, Yunus Emreler var... unutmayınız.
Tekrar maygılarımla,
M. Doğan
2003 YILI İTİBARİYLE İZMİR İLİNDEKİ HALK KÜTÜPHANELERİNİN FAALİYETLERİ
Ödünç
Kitap Okuyucu Verilen Kayıtlı Personel
Sayısı Sayısı Kitap S. Üye S. Sayısı
Aliağa İlçe Halk K. 4.663 10.672 1.836 394 4
A.A Dr.Kamil Okyayuz K 4.364 2.440 861 44 1
Bayındır İlçe Halk K. 4.471 4.471 1.232 308 1
Bergama İlçe Halk K. 10.776 16.003 4.380 284 3
B. Bölcek Halk K. 5.093 2.354 536 50 1
B. Zeytindağ Halk K. 2.942 3.040 928 110 1
Beydağ İlçe Halk K. 3.325 9.279 1.715 102 1
Bornova İlçe Halk. K. 14.943 17.212 5.328 394 5
Bornova M. Akif Ersoy K. 5.649 6.829 368 48 1
Buca Kültür ve Sanat Evi 5.523 16.072 4.431 88 3
Buca Şirinyer Halk K. 8.520 7.006 1.304 105 2
Çeşme İlçe Halk K. 7.971 7.793 788 195 2
Çeşme Alaçatı Halk K. 4.835 3.393 81 36 1
Dikili İlçe Halk K. 8.217 7.335 1.764 333 3
Dikili Çandarlı Halk K. 5.062 (2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu )
Foça İlçe Halk K. 6.647 23.473 17.697 719 3
K.Burun Mordoğan H.K. 6.224 3.126 1.225 237 1
K.yaka Hoca Mithat H.K. 21.953 31.722 15.670 1.392 8
K.Yaka. Çocuk K. 5.768 3.351 739 134 2
K.Y. Bayraklı Alpaslan K. 6.678 4.964 470 97 1
K.Y. S.kuyu Ödünç K.V. 3.039 (2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu)
Kemalpaşa İlçe Halk K. 5.041 5.643 1.349 130 2
Kınık Poyracık Halk K. 4.573 3.335 433 84 1
Kiraz İlçe Halk K. 5.672 10.151 457 95 2
Konak İzm.Atatürk İl H.K.36.828 92.304 40.144 2.817 32
Konak Çocuk K. 1.886 (2002 Yılında Faaliyeti Durduruldu)
Konak Asansör Çocuk K. 4.701 (2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu)
Konak Bedia Demirayak K.4.183 5.899 3.407 92 1
Konak Uzundere Halk K. 5.293 6.059 1.677 159 2
Konak Yeşilyurt Halk K. 4.527 7.475 2.969 76 1
Konak Zeytinlik Çocuk K. 5.307 (2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu)
Menemen İlçe Halk K. 9.851 11.749 1.763 214 1
Ödemiş İlçe Halk K. 11.170 38.498 893 140 3
Ödemiş Bademli Halk K. 4.596 5.122 2.443 44 1
Ödemiş Birgi U.Mumcu H.K.6.221 3.595 901 67 1
Ödemiş Konaklı Halk K. 2.267 2.767 2.840 286 -
Ödemiş Kaymakçı Halk K. 5.979 4.824 524 84 1
Selçuk İlçe Halk K. 10.420 6.357 3.300 420 2
Tire İlçe Halk K. 12.584 17.928 11.118 1.011 2
Torbalı İlçe Halk K. 16.236 12.958 3.053 601 2
Urla İlçe Halk K. 8.056 10.489 2.311 417 2
Urla Bademler Halk K. 6.729 479 6 7 2
U.Barbaros Z.Zühtü Erzen 7.458 155 38 14 -
Çiğli Güzeltepe Halk K. 5.417 9.443 486 93 3
Balçova İlçe Halk K. 7.649 4.563 1.373 52 1
TOPLAM 339.307 440.328 142.838 11.973 106
2003 YILI İTİBARİYLE KONYA İLİNDEKİ HALK KÜTÜPHANELERİNİN FAALİYETLERİ
Ödünç
Kitap Okuyucu Verilen Kayıtlı Personel
Sayısı Sayısı Kitap S. Üye S. Sayısı
Akşehir İlçe Halk K. 33.687 59.888 9.616 1.094 5
Akşehir Doğrugöz H.K. 6.042 6.495 1.139 155 1
Altınekin Oguzeli H.K. 117 ( 2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu)
Beyşehir İlçe Halk K. 16.608 39.314 10.462 547 4
B.Doğanbey Halk K. 14.197 14.524 3.829 201 2
B.Yenidoğan Halk K. 5.913 8.936 1.110 65 1
Bozkır İlçe Halk K. 6.888 2.122 267 77 1
Cihanbeyli İlçe H.K. 8.934 12.888 3.100 82 2
C.beyli Günyüzü H.K. 494 1997 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Çumra İlçe Halk K. 11.238 31.781 9.613 673 3
Ç.İçeriÇumra Halk K. 9.908 10.672 2.771 80 1
Çumra Karkın Halk K. 7.181 2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Ç.Alibeyhöyüğü H.K. 9.458 13.815 6.018 255 1
Doğanhisar İlçe H.K. 8.571 24.008 8.455 169 2
D.hisar Başköy H.K. 2.764 2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Emirgazi İlçe Halk K. 3.830 7.220 1.328 332 1
Ereğli İ.Süllü H.K. 22.114 77.625 29.800 2.971 10
Ereğli Çayhan H.K. 3.227 2.638 1.110 99 1
Ereğli Kutören Halk K. 1.282 2000 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Ereğli Zengen Halk K. 3.861 2.734 791 149 1
Ereğli Belkaya Halk K. 3.436 5.037 1.683 419 1
Güneysınır İlçe Halk K. 10.481 6.337 1.484 81 1
GüneySınır Günbağ Halk K. Hiç Faaliyete Geçemedi
Hadım İlçe Halk K. 14.750 2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Hüyük İlçe Halk K. 1.358 Faaliyet Tespit Edilemedi (2001)
Ilgın İlçe Halk K. 9.419 4.884 1.002 158 1
Ilgın Argıthanı Halk K. 1.699 2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Kadınhanı İlçe Halk K. 14.247 10.109 1.896 62 3
Karapınar İlçe Halk K. 11.618 18.355 2.688 157 2
Karapınar Kayalı Halk K. 2.514 6.806 412 62 1
Karapınar Yeşilyurt Halk K. 788 2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Karatay Ali Efendi Halk K. 9.969 21.804 10.366 581 1
Karatay Konya İl Halk K. 63.921 251.445 18.869 1.520 31
Karatay Faik Soyman Halk K. 7.980 17.840 7.674 132 1
Karatay Yusufağa K. (Yazma) 11.815 693 - -
Kulu İlçe Halk K. 7.049 9.550 - - 1
Kulu Kozanlı Halk K. 2.152 2000 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Kulu Tavşançalı Halk K. 652 1998 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Kulu Zincirlikuyu Halk K. 1.673 2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Meram İlçe Halk K. 9.842 6.168 1.628 59 1
Meram Kızılören Halk K. 5.606 2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu
M.Konya Bl.Yzma Eserler Ktp. Müd. 26.629 1.117 - - 34
Sarayönü İlçe Halk K. 8.807 2.031 475 150 3
Selçuklu İlçe Halk K. 12.456 20.859 1.584 158 1
Selçuklu Beyhekim Halk K. 8.948 4.475 3.522 84 1
Selçuklu Sille Halk K. 9.145 15.594 6.007 198 1
Seydişehir İlçe Halk K. 14.153 71.086 16.343 1.147 5
Seydişehir Gevrekli Halk K. 4.630 2003 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Seydişehir Ortakaraören H.K. 6.248 22.816 3.454 297 1
Taşkent İlçe Halk K. 11.998 7.977 1.538 230 1
Taşkent Avşar Halk K. 7.091 6.313 1.161 169 2
Tuzlukçu İlçe Halk K. 2.687 2003 Yılında Faaliyeti Durduruldu
Yunak 100. Yıl Atatürk İlçe H.K. 5.698 3.992 927 276 2
Yunak Yukarıpiribeyli Halk K. 3.143 2001 Yılında Faaliyeti Durduruldu
TOPLAM 488.916 829.948 172.122 12.889 131
İki ilin 2003 yılına ait Halk kütüphanelerinin faaliyetlerine ait verilere bakarken,
kütüphane isimlerinin yanındaki ilk rakam,
-kitap sayısını
ikinci rakam,
-okur sayısını
üçüncü rakam
-ödünç verilen kitap sayısını
dördüncü rakam
-kayıtlı üye sayısını
beşinci rakam ise,
-kütüphane personel sayısını göstermektedir.
----------------------------------------------
Excell formatında yükleyemediğim için rakamlar karışık görünebilir. Bunun için özür dilerim...
-----------------------------------------------
istatistiki veriler ortada. istediğiniz yorumu yapabilieceksiniz bu verilere bakarak. Ama lütfen bu verilere bakarak, başka bir il hakkında yorum yapmaya çalışmayın. çünkü veriler sadece Konya ve İzmir ile sınırlıdır...
Saygılarımla...
Orkun
Kütüphanelerden yararlanma üzerine birkaç rakamın yer aldığı haberden yola çıkarak "İzmir Okumuyor" yorumunu
yapan Sayın M. Doğan için hazırladığım tablolara bakıldığında, gerçekten Konya'nın hem kitap sayısı bakımından
hem de, okuyucu bakımından İzmir'den hayli fazla olduğu görülecektir.
İzmir Halk kütüphanelerinde yer alan 339.307 adet kitabı, 2003 yılında 440.328 kişi okumuştur.Yani İzmir ilinde kitaplar 1,30 kişi tarafından okunmuştur.
Oysa Konya ilindeki halk kütüphanelerinde yer alan 488.916 kitabı aynı dönemde, 829.849 kişi okumuştur. Yani, Konya ilinde kitaplar 1,70 kişi tarafından okunmuştur.
Buraya kadar Sayın M.Doğan'ın söyledikleri doğru gibi gözükmektedir. Oysa durum böyle midir?
Şimdi aynı tablolardaki başka istatistiklere dikkatinizi çekmek istiyorum.
1)Kayıtlı üye sayılarının toplam okuyucuya oranına baktığımızda, İzmir'in % 2,7, Konya'nın % 1,6 olduğu görülmektedir. Diğer bir deyişle İzmirli okuyucuların kütüphanelere üye olma oranı Konya'dan fazladır.
2)Ödünç alınan kitapların okuyucu sayısına oranına bakıldığında ise, İzmir'in %32,4, Konya'nın ise, %20,7 olduğu görülmektedir. Diğer bir deyişle İzmirli okuyucuların kitapları ödünç alma oranı, Konyalı okuyucuların oranından
hayli fazladır.
3)Yine aynı şekilde, ödünç alınan kitapların toplam kitaplara oranlarına bakıldığında, İzmir, %42,1, Konya ise, %35,2
olarak hesaplanmaktadır. Diğer bir deyişle İzmir halk kütüphanelerindeki her 100 kitaptan 421 tanesi okur tarafından
ödünç alınmıştır.
4) Konya ilinde hiç çocuk kütüphanesi olmadığı dikkat çekmektedir.
5) İzmir'de kayıtlı 45 tane halk kütüphanesinin 5 tanesi kapalıdır. Konya'da ise kayıtlı 54 tane kütüphanenin 15 tanesi kapalıdır.
İzmir'de kapalı durumdaki 5 kütüphanedeki toplam kitap sayısı, 19.995 olup, toplam kitap sayısının %5,89'unu oluşturmaktadır.
Konya'da kapalı duran 15 tane kütüphanede ise toplam, 50.976 kitap bulunmaktadır ve Konya'daki toplam kitap sayısının %10,42'sini oluşturmaktadır.
Saygılarımla
Orkun
Teşekkür ederim sayın Orkun Levent BOYA. Ben okuduğum bir haberden yola çıktım, siz güzel bir araştırma yaptınız. Her ne kadar başlangıçtaki savım özellikle Konya üzerine değilse de vermiş olduğunuz bilgiler aydınlatıcı oldu. Şüphesiz Konya'da okunan kitapların önemli bir kısmını dini yayınlar oluşturduğu gerçeğini de gözden kaçırmamak lazım. Vermiş olduğunuz çocuk kitapları örneği ise bu bağlamda dikkat çekmektedir.
NTV'de yer alan haberin eksik olduğu yönündeki eleştiri zannedersem, bu sayede kanıtlanmış oldu. O haberi referans alıp böyle bir tartışma başlatan bendeniz de sonunda haksız çıksam bile, bu konunun üzerine düşünülmesi gerektiğine inanıyordum. Bunu da, savımı çürütme pahasına yapan arkadaşlara teşekkürlerimi sunuyorum.
Yürüyen bir tartışmayı "saçma" deyip engellemeye çalışanları ise en alçakgönüllü tabirle, kınıyorum. Bazen sadece görüşler, yorumlar değil, sağlam veriler gerekir gerçeklere ulaşmak için.
Saygılarımla,
M. Doğan
1.Acaba eğitim her şeyin temeli mi? Eğer öyleyse en mutlu ve en refah toplum eğitimli köpekler oluşmaz mı?
2. Kütüphanelerde neyin eğitimi olur? Ancak sistemin. Sistemin kitaplarının yer aldığı kütüphaneler neye hizmet eder? Sisteme.
3.Nazi ss'leri de eğitimli ve kitap okumuş çocuklardı. Eminim büyük bir kütüphanede bolca zaman harcamaktaydılar.
4.Konya'dakilerin kütüphaneye gitmesi sosyal yaşam eksikliği olmasın sakın?
5.Okumak illa ki kütüphanede mi olur?
6.Okumakla eğitim olur mu?
7. Eğitimle; refah, mutluluk ve belli bir bilinç düzeyi yakalanır mı? Sanmam. Sanırım toplumların refahı ve mutluluğu için ekonomik boyut çok daha önemli.
8.Yine de okuyalım ama bunu zevk aldığımız için yapalım.
9. Konya'da kitap okuyun İzmir'de hayatı.
10.Sevgiler...