İnsanların muhakkak okudukları yazarlardan biridir Dostoyevski, ben tüm kitaplarını okudum hemen hemen gençlik dönemimde, nedir çekici kılan, ruhun derinlerine inen bir yazardır Dosto, işte bu yüzden onun kitaplarına olan hayranlık. Diğer yazarlar için pek birşey diyemem, her kalemin tınısı farklıdır. Dosto, insan psikolojisini iyi betimler, ayrıca akıcılığı detaylarla birebir yaşatır, o kitabı okumaktan ziyade içine girmenizi sağlar. En iyi kitabı suç ve ceza ile ezilenlerdir, bir gün okumanızı dilerim ... Saygılarımla.
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Ağırlığım şiir kitabı çıkarmanın anlamsızlığından yana, bu yüzden son iletiler dikkatimi çekti. o kadar çok ve hızlı tüketiyoruz ve kitap okumuyoruz ki, aslında şiir kitabı çıkarmak edebiyattan çok kendimizi düşündüğümüzden kaynaklanıyor. Değişik nedenleri var elbette bunun, en kabul edilebilir olanı, hayata dair bir iz bırakabilmek, bir bebek dünyaya getiriyor gibi insanlarla yaratımlarınızı paylaşabilmek ... Yine de ben şiir kitaplarına karşıyım, çünkü ne kadarıyla şiirsel doyum kazanabildiğimizi bilmiyorum. Ya da kazanabiliyor muyuz? En güzel şiir, kendine yazılan ve saklanan şiirdir. (şahsi görüşürüm) Ve en güzeli, herkesin gönlünce yaşamasıdır. Kitap çıkarmak isteyen arkadaşlarımız dilerim başarılı olurlar, ancak şiir kitabından evvel dergilere açılmak daha yararlı olur kanaatindeyim, bu hemen bir kitap bastırmaktan çok daha önemli günümüzde ... Saygılarımla.
Evet iletimde düzeltilmesi gereken bir şey var. O da 'Şiiri kurtarmanın yolu aşıkların ve şöhret düşkünlerine şiirden el çekmeleridir' değil 'Şiiri kurtarmanın yolu aşıkların ve şöhret düşkünlerinin şiirden el çekmeleridir' olacaktı. Bunun için özür dilerim okuyan herkesten.
Ekleyeceğim konu ise şiir duygu ile yazılmaz, duygu ile yazılana şiir denmez veya denmemeli- bence - Dense dense şarkı sözü denir. Şiir fikirdir, fikire ve bilgiye saygı en büyük erdemdir.
Hepimizin bir gün gerçek şiirle buluşması dileğiyle- yazarak veya okuyarak- denemeye devam.
"Şiiri kurtarmanın yolu aşıkların ve şöhret düşkünlerine şiirden el çekmeleridir"
Başta yazdığınız şeylerle ne kadar çelişki içindesiniz... Yazık.. İnsan duygularını hiçe sayamazsınız... Tüm dizeler zaten ulaşırdı hani gideceğe yerler... Hayır... Para ve ün için değil bu kadar ısrarcı olmak.. Daha iyiy eulaşabilme çabası.. Paylaşabilme.. Aynı duyguları heyecanla içlerinde yaşayabilecek insanlara ulaşabilme.. Sizde bu çaba yoksa saygı duyarım.. ama ben ulaşmak istiyorum aynı paylaşaımları yaşamak isteyenler , eleştirilmek, yenilenmek, yeni brişeyler katmak kendime.. Bir ün değil ama bir iz bırakabilmek.. Ölümsüzlük değil ama anılabilmek... Ölümün keskin tadını hissettiniz mi? Kıyısndan döndünüz mü? Yedek jeton kullanıyor musnuz hayattan.. anlayamzsınız eminim.. belki de yansıtmadır bu eleştirsel yaklaşımınız. olamaz mı? Vazgeçmişlik, sadece kabullenip bu piyasanın çaresizliğinde kendine saklamak dizeleri... Bilemiyorum... Bilemeyeceğim de.... Saygılarımla
Bu ısrarla yayınevi arama çalışmalarını hiç bir zaman anlamadım. Şiirin yayınlanıp yayınlanmaması neden önemlidir? Para ve ün için mi? Eminim herkes buna hayır diyecek. O zaman bu kadar yayınlama çabası niye? Yazın siz şiirinizi o yerini bulur. Hatta hiç kimse görmese bile.
Şiiri kurtarmanın yolu aşıkların ve şöhret düşkünlerine şiirden el çekmeleridir. Özellikle Türk şiirini.
bir insan bir kitabı okurken kendi dünyasına uyarlayarak okur... (en azından ben öyle okuyorum) Her ne kadar somut şeylerden bahsedilse bile bir kitabın bende bıraktığı etkinin yarısı kitaba aittir, kalan yarısı bana... (okura dersek daha iyi olur sanırım)
Bu açıdan hiç bir film, senaryosunu aldığı romanı aktaramaz... Aktarsa bile, sadece kurgulayan, ya da o filmi yönetene göre aktarır. Bu durumda herkes kendi filmini çekmeli :)
Kitabını okuyup da filmini seyrettiğim hiç bir şey bana filmde, kitabın verdiği tadı vermedi...
Ne zaman elime alsam sıkıldığım, aynı zamanda kime sorsam "mutlaka okumalısın" denilen klasikler... Hemingway, Dostoyevski, Tolstoy, Kafka vs vs (isimleri yanlış yazdıysam özür dilerim...)
Halbu ki babam bana "Çanlar Kimin İçin Çalıyor" kitabını verdiği zaman ne kadar da istekle başlamıştım... 10 sayfa sonunda attığım kitaplar arasına girmesi çok geç olmadı... Ve sadece Dostoyevski'den "Yer Altından Notlar" ile Kafka'nın "Değişim" i bitirdim bugüne kadar... Artık elime bile almıyorum klasik adı geçtiği zaman... Belki de bir önyargı duvarı oluştu yıkamadığım, bilmiyorum... Ama içimden de okumak gelmiyor...
Sanırım bir eksiklik olsa gerek bunları okumamak... Nedir peki bunları özel kılan... Beni sıkıp da başkalarına çekici gelen ne?.. Aslında bunu da okuyup bulmak lazım ama yine de bir iki yorum sanırım iyi olurdu önyargı duvarlarını yıkmak adına...
Sn. Kamuran Hanım... Çok teşekkürler... Farkındayım çok zor ama bir umut... Umarım hepimiz için aynı güzel dilekler geçerli olur. Saygılarımla
Sevgili Özgür Tanrıverdi;
Yayınevi çok da , ne desem bilmem ki - olumlu bir yanıt almak neredeyse olanaksız.Bir hevesle gönderirsin kitap dosyanı, kısa bir süre sonra muhtemelen olumsuz yanıt alırsın.Ya "Şiir kitabı satmıyor," derler, ya "Özür dileriz, programımızda şiir kitabı yok," derler veya " Türkiye'de her dört kişiden beşi şiir yazıyor," falan derler. İşte o zaman, şiir yazdığın için kendini suçlu bile hissedersin.Bunları birkaç kez yaşadım çünkü ben.
Umarım en kısa zamanda kitaplaşmayı başarırsın....Yine de internetten ulaşağın yayınevlerine başvur.Belki yalancı çıkarırlar beni.Umarım yalancı çıkarım...........Sevgiler......
Merhabalar... Hazır bir şiir dosyasını gönderebileceğim yayınevleri neler, yardımcı olabilirseniz sevinirim... Saygılarımla..
Hiç istemediğim bir zamanda ve mutlu olmadığım bir anda ne yazacağımı ne diyceğimi bilmeden oturdum yazmaya.Ne yazabilirim ki diye hiç düşünmeden,siyasi bir yazı mı yazmalıydım yada dünyada insanların yaşadıkları acılarla ilgili hassasiyetlerimi mi süsleye süsleye anlatmalıydım ve yazıyorum,yıllardır kendi kendime yazıyorum bende varım işte nefes alıyorum ahirzaman katiliyim duruyorum öylece duruyorum farkındayım varlığımın ve farkedilmek istiyorum mu demeliydim .Yok aslında istediğim bu değil,yazmak istedim sadece yazmak öylesine karanlıkta tek başıma yürümek gibi,karşı tarafta kim var diye düşünmeden umursamadan.Umursamazlığım isyandır belki fırtınalarla,kederle dertle yaşamaya alışmışlığa isyan sessizlik,beklentisizlik,yılgınlık ve belkide olgunluk:karşılıksızlık, sükunet sabır yo sabır değil tükenmişlik.Sarılmışım yalnızlığıma ağzımdan çıkan dumanların karanlığa karışıp kayboluşunu seyrediyorum içimden birşeylerin karanlığa karışıp kayboluşunu seyrediyorum.Ne kadar acı sessizliğe gömülmek.
Bir an gelip geçtin aklımdan durdu bütün zamanlar diyemiyorum sevgiliye, söylenmiş en güzel şarkılar ve şiirler bugün benden hiçbirşey isteme dünü emanet ettiğim yokluğumla yetin bugün ...
Hiç istemediğim bir zamanda ve mutlu olmadığım bir anda ne yazacağımı ne diyceğimi bilmeden oturdum yazmaya.Ne yazabilirim ki diye hiç düşünmeden,siyasi bir yazı mı yazmalıydım yada dünyada insanların yaşadıkları acılarla ilgili hassasiyetlerimi mi süsleye süsleye anlatmalıydım ve yazıyorum,yıllardır kendi kendime yazıyorum bende varım işte nefes alıyorum ahirzaman katiliyim duruyorum öylece duruyorum farkındayım varlığımın ve farkedilmek istiyorum mu demeliydim .Yok aslında istediğim bu değil,yazmak istedim sadece yazmak öylesine karanlıkta tek başıma yürümek gibi,karşı tarafta kim var diye düşünmeden umursamadan.Umursamazlığım isyandır belki fırtınalarla,kederle dertle yaşamaya alışmışlığa isyan sessizlik,beklentisizlik,yılgınlık ve belkide olgunluk:karşılıksızlık, sükunet sabır yo sabır değil tükenmişlik.Sarılmışım yalnızlığıma ağzımdan çıkan dumanların karanlığa karışıp kayboluşunu seyrediyorum içimden birşeylerin karanlığa karışıp kayboluşunu seyrediyorum.Ne kadar acı sessizliğe gömülmek.
Bir an gelip geçtin aklımdan durdu bütün zamanlar diyemiyorum sevgiliye, söylenmiş en güzel şarkılar ve şiirler bugün benden hiçbirşey isteme dünü emanet ettiğim yokluğumla yetin bugün ...
Selam arkadaslar,
Asagidaki oyku yarismasi duyurusunu sizlerle paylasmak istedim. Gerekli adresleri ve bilgileri metinde bulabilirsiniz.
Madem rekabet artsın diye duyuruyoruz burada, kimse boş durmasın. Univeristelerinizde gruba uye olmayan, internet kullanmayan arkadaslar icin birer duyuru asabilir çevrenizdeki ilgili kişilere haber verirseniz harika olur. Haberleselim.
Bu arada, yol yordam bulamadım. Bu yarışmayı ana sayfadan duyurular, etkinlikler gibi bir bölümden de duyurmanın yolu yok mudur? Varsa nasıldır?
Herkese kolay gelsin, sevgiler... Bu arada ben yeniyim. Çok cici bi yazimi gonderdim. Okuyun.
_ _ _ _ _
CulTurkiye Yazma Kulubu
&
Libresca Okuma Kulubu
Oyku Yarismasi
Ana Sponsor: Alteo Yayincilik – www.alteoyayincilik.com
Sponsor: IEFT Yurtdisi Egitim Fuarlari – www.ieft.com.tr
Sponsor: Libresca Okuma Kulubu – www.libresca.com
CulTurkiye, amator yazarlarin ve sairlerin yazdigi bir online yazma kulubudur.
Libresca, Turkiye’nin ilk ve tek okuma kulubudur. Ekim 2004 itibariyle 50,000 uyesi bulunmaktadir.
Alteo Yayincilik Turkiye’nin onde gelen yayin evlerindendir. Alteo Yayıncilik, yarismayi kazanan eserin kitap olarak yayinlanmasinda yardimci olacaktir.
Genel Sartlar
1. Yarismanin resmi adi “1. CulTurkiye & Libresca Öykü Yarışması”dir ve tum katilimcilara aciktir.
2. Yarisma konusu serbesttir. Yazı uzunlugu 1500-3500 kelime olmalidir ve hem kagit uzerinde hem de diskette teslim edilmelidir. Kapak sayfasinda,
i. Eserin adi
ii. Yazarin rumuzu
belirtilmelidir. Eserler basvuru formu ile birlikte gonderilmelidir. Basvuru paketi icinde, kapali ve uzerinde yazarin rumuzu bulunan zarf icinde yazarin gercek adi, posta ve e-posta adresleri ile telefon ve fax numaralari ve kisa bir ozgecmisi bulunmalidir.
3. Oyku Turkce olarak yazilmali, daha once yayinlanmamis ve odul kazanmamis olmalidir.
4. Yarismaya en gec katilim tarihi 31 Mart 2005’tir. Bu tarih eserlerin Libresca’ya ulasmasi gereken tarihtir. Eserler,
Libresca / Alteo Ltd.
Intam 99 İş Merkezi
Kat: 2/17 Çekirge 16080 – Bursa
adresine posta ile gonderilmelidir. Zarfin uzerine “Oyku Yarismasi” ibaresi konulmalidir.
Kazanan eserler 15 Mayis 2005 tarihinde Libresca, Culturkiye ve Alteo Yayincilik web sitelerinde aciklanacak ve eser sahiplerine telefon, e-posta ve posta yolu ile bildirilecektir.(www.libresca.com, www.culTurkiye.com, www.alteoyayincilik.com)
5. Eserler, Alteo bunyesinde editor, cevirmen ve yazarlardan oluşan 2 kurul tarafindan degerlendirilecektir.
6. Kurullar iki asamali ve birbirinden bagimsiz olarak degerlendirme yapar.
7. Yarismayi kazanan eser 150 Milyon TL ile odullendirilecektir, ayrica CulTurkiye web sitesinde yayinlanacaktir. Alteo Yayincilik, yarismayi kazanan eserin kitap olarak yayinlanmasinda yardimci olacaktir.
8. Yarismaya katilan tum adaylar, kazandiklari takdirde Libresca ve Alteo’nun promosyonel aktivitelerinde isimlerinin kullanilmasini kabul ederler.
9. Eserlerin yayin haklari (copyrights) yazarlarina aittir.
10. Kendine ait olmayan eserle yarismaya katilan katilimcilarin tum sorumluluklari kendilerine aittir. Libresca, CulTurkiye ve Alteo Ltd. Sti. hicbir sorumluluk ustlenmez.
11. Yarismaya gonderdiginiz eserlerinizin bir nushasini saklayin.
12. Yarismaya katilan tum adaylar bu kurallari kabul etmis sayilirlar.
Not: Basvuru formuna tıklayarak ulasamiyorsaniz www.culturkiye.com adresine gidiniz. Duyuruda tanitilan okuma ve yazma kuluplerine siz de katilabilirsiniz.
Merhabalar... Hazır bir şiir dosyasını gönderebileceğim yayınevleri neler, yardımcı olabilirseniz sevinirim... Saygılarımla..
Yardımlarınız için teşekkürler. İnanın çok sevindim..