"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
İzEdebiyat
Açık Büfe
saygılarımla başlarım. 2 sorunum var. 1. Üye girişimdeki ultratv.net adresimi değiştirmek istiyorum.Çünkü bu adres çoktan Türktelekom tarafından kapatıldı. Bu nedenle kimse bana ulaşamaz . Sizlerde tabii. ! Yeni email'im gurcanerbas8@hotmail.com 'dur. 2. Bizim hanım da şifresini unuttu. Sayfasına girmeiyor 1 aydır. Üye adı : Nurdan Saydam email adresi: nursaydam542@hotmail.com Lütfen ona da şifresini iade eder misiniz ? Sonsuz sevgi ve saygılarımla . Gürcan Erbaş
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
selam,ben henüz 14 yaşındayım ve yazmayı çok seviyorum.Bir günlük tutuyorum,çünkü yazma bende bir ihtiyaç.Aklımda güzel bir fantastik roman var ama, bir türlü başlayamıyorum.Bir kitap okurken ğiriş sayfası çok önemli bence ve bu beni durduruyor.bazen yazıyorum ama beğenmeyip yırtıyorum.yazma yetisi olan birine 1 sayfalık yazımı okuttum.benim çok sabırsız olduğumu söyledi.evet, gerçekten de çok sabırsızım.olaylara hemen giriş yapıyorum.daha doğrusu cümleleri süslemeden yazıyorum.
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Yazımda geçen Avni Esen'e teşekkür başlığını Yanlışlık yazmışım.Aslında Kamuran Esen'e teşekkür edecektim.Hocam umarım kızmamışsındır
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Hocam aslında aklıma gelmedi değil.Ama şartlar el vermiyor.Yine de teşekkür ederim.Üşenmeyip bana cevap yazdığınız için size karşı müteşekkirim.
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
Merhaba Sevgili Mehmet Doğan Kavlak; Forumlarda görüş belirtmeme kararı almıştım ama sözümü tutamadım......Zaten ne demişti Fuzuli: "Eğer derse Fuzuli aşıklarda vefa var; Aldanma ki şair sözü elbette yalandır."........ Madem yatağınızda aklınıza yazacak birşeyler geliyor ve sabah unutuyorsunuz, o zaman başucunuzda kalem kâğıt bulundurun.Aklınızdakileri, ertesi gün size anımsatacak kadar birşeyler yazın, ertesi gün de o yazdıklarınızı geliştirin.Ben öyle yapıyorum......Hatta çoğu zaman uykumdan vedakârlık edip, yazıyorum.Çünkü ertesi gün, gece hissettiklerimi hissedemeyebiliyorum........Bir büyüğünüz olarak yazayım dedim...........Sevgiler........
?
Yeraltından Notlar
Edebiyat Tartışmaları
Dosteyevski gerçektende insanın ruhunu iyi bilen,bunu sanki bir vesikalık fotoğraf gibi net suna bilen bir yazar.Kimilerine göre şizofrenik bir yazarda olsa... Suç ve Ceza'da çizdiği Suçlu psikolojisi(çizdiği diyorum çünkü hayal etmek okuyunca çokda zor olmuyor)Kumarbaz daki sevgi uğruna aşk uğruna batağa sapalanan bir kişinin portresi ve bana göre bir baş yapıt olan Yeraltından Notlar'daki psikolojik anlatıları edebiyatta eşi az bulunur anektotlardır.Hala okumayan var ise bu üç eseri mutlaka okusun bana hak verir.
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
size bir sorum olacak büyüklerim. Yaradılış itibariyle çok tembelim.yatağıma yattığım an bir peri sanki kulağıma bir şeyler fısıldıyor.kendi kendime bunu unutmayım diyorum amatembellikten kalkıp yazamıyorum.sabah kalktığımda ise çoktan unutmuş oluyorum.hatırlamak için çok çalışıyorum ama bir türlü olmuyor.biliyorum çok komik ama ben bu dertten kurtulmak istiyorum.birde şiir de aşırı derecede kafiyeye ve edebi sanatlara düşkünüm.sizce bu bir artı mı.yoksa gereksiz bir ayrıntı mı?
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
merhaba... ebruli,mavi ışıltı,melekler şehri adlı kütüphanelerim bir arada görünmüyor. yani yazar sayfama girip kütüphaneler diyorum.sadece mavi ışıltı adlı kütüphanem görünüyor. ebruli ve melekler şehri kütüphanelerim yazar sayfamın kütüphane bölümünde bir arada görünmüyor of anlatabilmişimdir inşallah ilgilenirseniz sevinirim.
?
Devran-i Şairane
Yaratıcı Yazarlık
bana göre serbest nazım gibi bir şiir yazılmaz.şiir dediğin yapısında belli bir musiki taşımalı belli bir ahenge tabii olmalı.zorlama ile arkadan verilen slov bir fon müziği ile bu işler yapılmıyor.yapıldığı zannediliyor.herkes kafası demliyken yazıyor üç beş satır ondan sonra şair olduğunu sanıyor.eğer tezime bir anti-teziniz varsa mehmetdogan87@mynet.com'a atın.bekliyorum
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
“olmak ya da olmamak!.....” Aslinda duyarsızlaşan bir toplum ve dünya olmaya başladık giderek. .. En çekirdek eleman aileden, en kaotik toplumsal eleman ülkelere kadar… Ölüme bile ağlayamaz olduk.. Evet, ölüme… Genç bir tiyatrocuyu kaybettik, 07.11.2004 tarihinde, bir çoğundan daha sessizce… Bir genç… Hayat bazen bir oyun, belki de senaryosu sanki bir bilgisayar oyunuymuş gibi hazırlanmış ama tiyatro sahnelerinde gösterime sunulan bir oyun. Hem de en büyük sahnede… Bazen dram oynarsınız, bazen komedi, kimi zaman gelir mutluluk sahnelerinde, sonra bir bakarsınız bir anda gerilim oluverir hayatınız ve belki de rol alırsınız her tür vahşette… Ama biter o oyun… Ölüm anı geldiğinde yeniden bir perde açılması ise şansdır aslında. Bir kapandı mı tekrar açılmaz olur. Yani bilgisayar oyunu gibi olmaz bazen hayat. “Game over..” yazdı mı kullanacağınız yeni bir jeton yoktur aslında…Ölüm başka bir olgudur… Kıyısında rengini tadanlar anlar belki de sadece…. İnsan bir bilinmezdir aslında… Her birinin ayrı bir dünyası vardır kendisine özel. Bilinmezler içerisinde hayaller, düşler, istekler, arzular… Kimin ne kadar iyi, kiminin ne kadar kötü olduğunu saptayamazsınız öyle dışarıdan. Veya kimin hayata dair neler üreterek faydalı olacağını. İç dünyasını hiç bir zaman bilemeyeceğimiz bir genç tiyatrocuyu kaybettik ve hem de sessizce… Fakat, bakış açısını, yapabilecekleirni, duygulanımlarını fark edebiliyorduk o kayıp ruhun.. Bir tiyatrocu… Sevgili Eren’in ölüm haberi verilirken geçen saniyelerin kısalığı dikkatimi çekti haberlerde… Kapanan bir perdeninbir daha açılmayacağını bilen ama yinde ailesine ve sevdiklerine ağlayabilme, alışabilme, hüznü en derinlerine çekebilme iznini bile yaşamalarına izin vermedikleri kısa bir sure… Bir anda genç bir tiyatrocunun ölümünden çıkmıştı süreç.. Ölüm artık alışılmış bir olguydu insanlar için çünkü kendi oyunları için perde hala açıktı. Oysa bir perde kapandı ve “game over”…. Fakat, ölüm haberinin kısa süren kelimeleri ardından bir başka konu gündeme getirildi.. Organ nakli…. Bir hekimim ama aynı zamanda ölümün kıyısında karanlığını yaşadım. Yıllardır uykusuz gecelerimde başlarında bekledim hastaların… Umutsuz ve çaresiz bakışlarının hapsinde acılarını azaltabilmek için ellerinden tuttum. Ölmemeleri için elimden geldiğince yapabileceklerimin sınırında en kötü anlarında yanlarında oldum. Ağladım… Kalp atımları durduğunda, ağlayan yakınlarına o en zor sözleri söylediğimde yaşlanan gözlerim bir adan yalnızlığıma kavuştuğum odada sağanak halini aldı. Monitörde kalp atımları nazlanırken, nefes alamıyorken artık doğal bir şekilde hayattan, yutkundum…. Ama ölümü bu kadar yakından izlemişken, ölüme sadece bir saniye kaldığında gerçekle yüzleştim. Perdem hala kapanmadı ve ben yine nefes alıyorum… Bana düşen oyunu dramıyla, komedisiyle, duygusallığıyla ve heyecanıyla tekrar sahenelre aldım. Ama bird aha ümitsizlik, acı, çaresizlik istemeyerek. Fakat hayat devam ediyor.. Yine de düşünüyorum da okayalaık yerde… evet, orada … “game over”!!!!! Bir hekimim ve organ nakli konusunda panel bile verdim çalıştığım yerde.. Fakat, ölümün sınırında gezindikten sonra biraz tuhafım bu son olayda… Sevgili Eren son oyununu oynadı belki sahnesinde… Bitti… Bana bir anda acımasızca geldi herşey. Daha ölen bir gencin üzüntüsünü bırakın hayatı sorgulamaya çalışan insanlara zaman bırakmayı ailesine bile bir anlık sızıyı içleirnde hissetmeyi izin veremez oldular… Organ nakli için sırada bekleyenler, denildi!.... Bu şekilde insanlık bu şekilde eğitim olmaz!... Genç bir tiyatrocuyu anlatacaklarına organ nakli için sıradaki ŞANSLI hastayı şeçen bilgisayar anlatıldı. Ya ŞANSSIZ Eren… öyle ya nasıl olsa O2nun kullanabileceği yeni bir jetonu yok hayatta… “Game over…..” Hayat o kadar kısa kiii. Yapabileceklerimiz, kısacık sure içeirinde kendimiz ve sevdiklerimiz için ve tüm insanlar için o kadar ksııtlı ki aslında. Sadece tek bir saniyede son buluyor her şey. Fakat Felluce için ağlayan yürekler, genç bir tiyatrocunun ölümüne ağlayacağına, genç bir üniversitelinin bıçaklanarak ölümüne ağlayacaklarına bunu medyatik bir halk eğitimi şeklinde vicdanlara kazıyıp, yeni bir duyarsızlaştırma yoluna girdiler.. Duyarlı olmayı öğretelim derken asıl hisleri yok etmek…. Bir genç ölürken ve yakınları bile ağlamaya vakit bulamazken, şanslı organ bekleyicileri için yeni bir umut… Evet, ben dahil organ nakli için hassas olmalıyız… Ama her şey sırayla.. her şey adabıyla… herşey hissiyatın kurallarına uygunolarak. Once acımı yaşayayım, gerisi sessizce prosedürüne uygun olarak sürsün.. eğitim bu şekilde verilmez.. Eğitim, “yaşasın biri daha organlarını bağışladı ve bir kişiye daha umut kaynağı oldu”, söylemlerine dönüşen haberlerle olmaz… Çünkü, acısını bile duyamadan yaşasın Eren öldü gibi gelir o zaman yüreklere.. Evet, belki de acısını hep yaşayacak olan ailesine… Çünkü bir insane için hayat bitmiş oldu yani “game over”… Üzgünüm Eren….
?
Yazma Süreci
Yaratıcı Yazarlık
Selam arkadaşlar uzunca bir süredir yazılarımı gönderiyorum siteye ama forumları ilk kez okudum ve bu beni çok sevindirdi çünkü yaşadığım sorunların tıpatıp aynısını görmek müthişti. Ben de bazen kusarcasına elime hakim olamadan yazıp duruyorum, bazen saçma bazen güzel şeyler çıkıyor ama duramıyorum işte. Bazen de şimdi olduğu gibi tıkanıp kalıyorum. Aylardır yeni bir şey yazamadım aklımdan bir sürü konu geçmesine rağmen bir üşengeçliğe kapıldım ki sormayın. Bu dönemlerde kendime o kadar kızıyorum ki... 'Yazarlık senin neyine sen evinle çocuğunla ilgine ' diyorum adamakıllı hırpalıyorum ben beni. Ama bu süreç geçtiğinde biliyorum ki yine tutamayacağım kağıdı dolduran kelimelerin ucunu. nasıl bir azaptır bu yazı yazmak bilmiyorum. Çocukluğumdan beri içime giren ve bir ömür boyu çıkmayacağını bildiğim bir dürtü. Derdim kitap basmak, bu yolla ünlü olmak veya yazarlıktan para kazanmak değil. Tek derdim yazmak, yazmak, yazmak... Beynimdekileri kağıda dökmezsem huzur bulamayacağımı biliyorum çünkü.
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
Yeni üye oldum ve bu ilk mesajım. İlknur hanımın sorunu halloldu mu bilemiyorum ama eğer elimden gelen birşey olursa yapmaya çalışırım.
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
merhaba arkadaşlar aranıza bursa dan katılıyorum hayat şartları bazen bizi yazmaktan uzaklaştırıyor.ben herşeye rağmen inadına yazmak diyorum
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Yeni gelen yazıların otomatik olarak yazar sayfalarında "Bu Yazı Silinmiştir" şeklinde yer alması sorunu giderilmiştir. İzEdebiyat'ta yapılan değişikliklerin ardından, siteye kaydedilen (ama henüz editörlerce onaylanmamış) tüm yazılar için söz konusu olan bir sorundu. Bize fark ettiğiniz hataları bildirmeye devam ederseniz, en kısa zamanda onları da gidermeye çalışacağız. Bu geçiş dönemindeki göstermiş olduğunuz iş birliği ve anlayışınız için şimdiden teşekkürler. Saygılarımla, Diren Yardımlı İzEdebiyat
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
Bende birşeyler yazmayı cok düşünüyorum. Hergün aklımdaki birşey. Hatta yazmaya bile başlamıstım. Ama o talihsiz gün bilgisayarım bozuldu yazdıgım onca şey ve bütün hayallerim gitti. Ama yeniden yazmayı düşünüyorum. Been uzun soluklu bir roman yazmayı istiyorum ama bir türlü konu bulamıyorum. Bir konu bulabilmem için, birşeyler hakkında roman yazmak için sizin gibi insanların yardımına ihityacım oldugunu düşünüyorum.. Bana yardım ederseniz cok sevinirim...... Saygılar...
Başa Dön