Bende birşeyler yazmayı cok düşünüyorum. Hergün aklımdaki birşey. Hatta yazmaya bile başlamıstım. Ama o talihsiz gün bilgisayarım bozuldu yazdıgım onca şey ve bütün hayallerim gitti. Ama yeniden yazmayı düşünüyorum. Been uzun soluklu bir roman yazmayı istiyorum ama bir türlü konu bulamıyorum. Bir konu bulabilmem için, birşeyler hakkında roman yazmak için sizin gibi insanların yardımına ihityacım oldugunu düşünüyorum.. Bana yardım ederseniz cok sevinirim...... Saygılar...
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Yazar sayfama eklediğim yazının başlığına tıkladığımda "Bu yazı siteden silinmiştir" uyarısı veriyor.
2.defa yüklediğimde aynı sorunla karşılaştım.
Ne yapmam gerektiği konusunda yardımcı olursanız sevinirim.
Saygılar
Sn. Diren Yardımlı.,
Benim sorunumlarım halledildi.. İlginize teşekkür ederim.
Merhabalar,
Forumlar ve özel iletiler yoluyla aldığımız hata bildirimleri doğrultusunda eksikleri tamamlamaya çalışıyoruz. Bu konularda herkese özel olarak yanıt yazamasak da postalarının dikkate alındığını bilmelerini istiyoruz.
[[B]]26-27 Kasım, 2004 tarihinde giderilen bazı hatalar:[[/B]]
:: Kişisel sayfadan kişisel sayfa sahibi dışındaki kişilere giden bağlantılar
:: Küme sayfalarında ilk 20 eserin dışındaki eserlere ulaşamama
:: Yine küme sayfalarında Ön İzleme bölümünün çalışır duruma gelmesi
:: Sahne arkasında "Yazılarım Ne Kadar Okundu" bölümünün güncellenmiyor olması.
Henüz işimiz bitmedi, özellikle silinen yazılarla ilgili aldığımız şikayeti değerlendiriyoruz. Yazıları silinmiş arkadaşlar bize silinen yazıların adlarını da belirtebilirlerse bu sorunla ilgilenmimiz kolaylaşır.
Sabır ve hoşgörü için teşekkürler.
Saygılar,
Diren Yardımlı
İzEdebiyat Topluluğu
Merhabalar;
Dün göndermiş olduğum yazılar eserlerim arasında görünmesine rağmen, yazılara tıkladığımda "yazı siteden silinmiştir" gibi bir cümleyle karşılaşıyorum.
Bilginize
Saygılar
Bir şair masasının oturup birilerinin ona birşey getirmesini bekleyebilir. Beklemelidir de. Düşünerek şiir yazılamaz. Mutlu, kederli, özgür ya da tutsak olmasının da bir hükmü yoktur şairin. İlham mutlaka gelecek ve gelirken birşeyler getirecektir. Romancı yapamaz bunu, bekleyemez. Beklediği her neyse onu gidip kendi almalıdır; bulmalıdır. Bu sebeple yazar sürekli düşünür masasının başında. O an neşeli de olabilir, kederli de. Hiç fark etmez. Beklediği birşey olmadığını bilir romancı. Günlerce, gecelerce planlar , tasarılar yapar. Bazen gereksiz yere zorladığını düşünür kendini, ama bu asla bir gereksizlik değildir. Mutluyken, huzurluyken yazamadığını düşünür. Biriktirdiğini hiç hesaba katmaz. Bir gün biriken şeyler kağıda dökülür. Ortaya tatlı bir metin çıkar. O zaman yazar anlar ki, tüm mutlu anlar o metinde toplanmış. Ve o an yazar, aslında yazmadığı zamanı da yazarak geçirdiğini anlar; kağıda değil, kafasının içine yazmaktadır.
Yazar, yazmadan yaşayamamaktadır.
Şunu açıkça ifade edeyim ki,hayatımda huzur ve mutluluk varsa tek kelime bile yazamıyorum.Nedense o dönemler herşeyi olduğu gibi kabul ettiğim,hoşgörü ve anlayışımın hat safhaya ulaştığı,yüzümde aydınlanmış bir gülücükle yaratıcılığımın tek hücreli zaman dilimini geçirdiğim dönemler oluyor.Varoluştan bu yana insanoğlu mutluluğu ve huzuru arıyor;ben ara ara bulduğumda sıkıntılara giriyorum.ÇÜNKÜ YARATAMIYORUM!!!
Aynı dertten muzdarip olan arkadaşlar-veya çoktan buna çare bulmuşlar-;mutlu ve huzurluyken yaratmaya nasıl devam edersiniz?Lütfen paylaşın benimle...
Kur bir yayınevi,dönem dönem yarışmalar düzenle,yetenek keşiflerine çık,gençleri destekle,kitapların okunmasını sağla,okuyanı ödüllendir,okuma partileri düzenle,kitaplıklar,okuma odaları,kütüphaneler kur,okullara kitap bağışı yap,yazarlık kursları düzenle,kampanyalar yap,ne bileyim,yap,yap işte......Yaratıcı olmak lazım.Tabii sesinizi duyar gibiyim:Yaratırız güzelim,sen paradan haber ver:)
Maddiyatçı değilim ama bu işlerin oluk oluk para istediğini görecek kadar realistim.
Rüyamı paylaştım sadece.Param olsa yapacaklarım bunlardı...
Selam.... Yaklaşık bir haftadan uzun bir süredir, yeni yazıları eklememe rağmen hemen sitede görünüyor. Fakat, bu yazı siteden silinmiştir uyarısıyla karşılaşıyorum. Günler geçiyor olmasına rağmen bir çok yazım yayınlanamadı... Güncellenip sayfada yayınlananlar bile önceki durumu değiştirmiyor. Sayfada çirkin bir görüntü yaratmış oluyor. Bir yazımı sileceğim bölümünden silmek isteyeceğim bu yazı siteden silinmiştir uyarılı, yazılarımı göremiyorum. Dikkate alacağınızı umuyor bizleri izsiz sevgisiz ve heyecansız olmaktan biran evvel kurtarmanızı diliyorum... sevgiler.............
Selam.Yaklaşık bir haftadan uzun bir süredir, yeni yazıları eklememe rağmen hemen sitede görünüyor fakat, bu yazı siteden silinmişir uyarısıyla karşılaşıyorum. Günler geçiyor olmasına rağmen bir çok yazım öyle donup kaldı güncellenip sayfada yayınlananlar bile önceki durumu değiştirmiyor. Sayfada çirkin bir görüntü yaratmış oluyor. Bir yazımı sileceğim bölümünden silmek isteyeceğim bu yazı siteden silinmiştir uyarılı, yazılarımı göremiyorum. Dikkate alacağınızı umuyor bizleri izsiz sevgisiz ve heycansız olmaktan biran evvel kurtarmanızı diliyorum
Her iki sorunla da bu hafta ilgileneceğiz... Bilgilendirdiğiniz için teşekkürler.
Diren Yardımlı
İzEdebiyat
Merhaba..
Benim iki sorunum var; belki çok basit çözümleri vardır ama ben halledemiyorum. 1) Yaklaşık üç haftadır sahne arkası, yazılarım ne kadar okunmuş bölümünde hiç bir hareket yok.. Haliyle yazılarımla ilgili istatistikleri yapamıyorum.
2) Kümelerde ilk yirmi yazıdan sonrasını bulamıyorum. Önceleri 1.2.3...15.16.. gibi takip imgeleri vardı. Yoksa yine var da ben mi bulamıyorum ?
Yardım edermisiniz, lütfen. Teşekkürler.
Çok okunmak edebi değildir. Bu kesin ama bu yeni dönemden önceki dönemde okunma sayıları arttırılabiliyordu, tekrar giriş yaparak ve birkaç bilgisayar hilesi ile. Şimdi ise yani bu yenilenme döneminden sonra tam tersi. Örneğin yazım bir kütüphaneye giridiği halde okunma sayısı sıfır olarak görülüyor. Gerçi belki sadece bu bana özgü bir hatadır, eğer öyleyese sorun değil zaten.
Kısacası çok okunmak para kazanmak gibidir. Bazı yollar ve hilelere başvurursanız kısa vadede başarılı olduğunuzu sanırsınız. O yüzden okurlara bir öneri benden; liste başı değil liste sonu şiirleri bulmanız ve okumanız sizin İzedebiyat'tan daha çok zevk almanızı sağlayacaktır.
Bildiğim tek birşey varsa o da hiçbir zaman "hazır" olunamayacağı...Yani okuya okuya,yaza yaza yazarlığa sonsuza kadar hazırlanabilirsiniz.Bu yol bitmeyen bir yol olduğu için sanırım pasif eylemden -tabiri caizse- aksiyona geçmek gerekiyor.Zamanında bir editöre "en büyük hayalim imza günüm" demiştim.O da bana "hayal ederek ömrünü tüketebilirsin ama amaç edinirsen gerçekten kendini orada bulacağına inanıyorum" demişti.Yaklaşım iyi...
Eski yazarların hayatlarına şöyle bir baktığımızda, oradaki temel problemin yazıların basılma safhasında çıktığını örmekteyiz. İkinci problem olarak para gözükebilir. Belki bunların yanına bir-iki sorun daha ilave edebiliriz. Aynı zamanda yine bakarsak saydığımız, bize problem gibi gözüken bu konuların onlar için hiç de önemli olmadığını görürüz; onlar için tek birşey önemlidir. Yazmak.
Öte yandan o zamanlar bizim bu gün patlama diye tabir ettiğimiz, insanlara maddi güç ve ün getiren hadisenin yaşanmadığını da biliyoruz.. Kitap, para kazanma ve meşhur olma yöntemi değil, o yolun yolcusu olan insanların yalnızca bu hadiseye aşkla bağlanmalarını ifade etmekteymiş. Para kazanılmazmış demek istemiyorum, ama para için araç yapılmazmış kitaplar.
Şimdi durum çok farklı. Duyarlılıklar, bakış açıları ve piyasa çok değişti. Daha doğrusu bir piyasa oluştu. Değişen değerlerle birlikte, yayınevleri piyasa içinde var olmak, varlıklarını koruyabilmek için , artık çok para kazandıran kitap sektöründe bana çok garip gelen şeyler yapmaya başladılar. Çıkış noktaları edebiyat olduğu halde, edebilik ölçüsü taşıyıp taşımadığı bile belli olmayan, birbirinin kopyası şeyleri ardı ardına basmaya başladılar. Sn. Nadumyas’ın da ifade ettiği gibi, zamanın popüler olan bütün insanlarına yazma teklifi görürdüler,hatta bazılarına baskı yaptılar. Diğer taraftan insan,(belki doğası gereği) yazmak ister. Ve bildiğim kadarıyla hiç kimse için yazma yasağı da yoktur. O halde dileyen dilediğini yazar. Zaman içinde para, güç, iktidar, şöhret gibi insanın hoşuna gidecek tüm değerleri bünyesinde barındırmaya başlayan yazın, bir çok kişiye de sırf bu özelliklerinden dolayı cazip gelmeye başladı. Bu gün neredeyse akşam bir kitap yazıp, ertesi gün meşhur olmak ve para kazanmak çok mümkün.
Bana kalırsa kim yazar kim yazamaz tartışması yerine yada herkes yazıyor, ben bu sebeple yazsam da yayınlamıyorum demek yerine , herkesin yazdığı edebiyat olur mu sorusunu tartışmak daha yerinde olacaktır. Çünkü biliyoruz ki, her isteyen yazabilir ama herkesin yazdığı edebiyat olur mu? Sanırım asıl sorun bu.