Hayat….
Ne çok telaffuz ediyoruz, ne çok biliyoruz seni…
Koca koca laflar dolanıyor dillerimizde…
Aslında öyle gizemlisin ki…
Aslında öyle karmaşıksın ki…
Koynunda hazla, hüznü iç içe taşıyorsun… kafamız karışıyor. Nasıl olabilir bu?
Acı…
Onunlaysa kol kolasın…
En büyük öğretmenin acı…
Oysa ben; reddettim bu güçlü, tehlikeli, otoriter öğretmeni…
Sevmedim, güvenmedim… sırf canımı acıtamasınlar diye… limanlarda kaldım, sığ denizlerde yüzdüm… yanında öyle cılız kaldım ki acı senin, sen hayatı alıp dolaşırken ben köşelere saklandım senden kaçmak için, oysa o çok istediğim beklediğim hayatta seninle birdi. Hasret düşürdün beni hayata…
Sizi yalınlaştırmak, yalnızlaştırmak için ne çok çaba verdim yıllar yılı… ama öyle birdiniz ki, öyle benzerdi ki kalp atışlarınız… sen olmadan gelmiyordu bana…
Acı…
Derin bir nefes alıp topladım tüm cesaretimi…
Hadi gel…
Karış kanıma…
“Beni öldürmeyen şey güçlendirir”
Senin adına kuytu kenarda akıtılan göz yaşları ne büyük bir ödülmüş meğer…
Seni tadan göz, daha güzel bakarmış…
Senle sızlamış yürek daha tok atarmış…
Daha bir insan edermişsin, daha bir güçlü kılarmışsın…
Acı…
gel, hücrelerime karış… yerden yere vur beni… darmadağın et…
Acı…
Hayatı istiyorum…
O halde seni de seveceğim…
Acı Üzerine...
Derin bir nefes alıp topladım tüm cesaretimi… Hadi gel… Karış kanıma…