"Yaşam o kadar kötü bir şaka ki, en azından sonu güzel olmalıydı." *Samuel Beckett (kurgusal alıntı)*"

Büyümesen

Büyümesen diyorum hani... İnan kal böyle.

yazı resim

Her gün büyüyorsun!

Ne kadar da çok gülüyorsun… Hele de bir şey anlatırken heyecandan karışan dilin damağın yok mu… Kelimeleri birbirine karıştırıp çorba yapıyorsun. Anlamıyorum ne anlattığını çoğu zaman. Ama anlattıklarına sen gülüyorsun. Sen güldükçe ben de gülüyorum. Gülüyorum işte... Ne güzel gülüyorsun! Mutluluk saçıyorsun.

Allah'ım! Ne konuşurlar böyle yerinde duramayarak zıp zıp. Nasıl bir şey insanı bu kadar heyecanlandırabilir? Ne insanı bu kadar güldürür? Ben mi gülmeyi unuttum, yoksa bunlar mı zıvanadan çıktı? Ne bu kadar komik olabilir?

Ne kadar beceriksiz ellerin var... Aceleci ve her şeyi aynı anda yapmak ister gibi. Hiç yerinde durmuyorlar. Bir onu alıyorsun bir ötekini. Hep böyle kalsınlar. Böyle hoyrat, böyle çocukça.

Nasıl kıyılır da bu yaşın üstüne bir yaş daha konulur. Adalet değil bu! Hep bu yaşta kalsan olmaz mı? Kalsan ve konuşsan sürekli, koşsan odalardan odalara… Mırıldanıp dursan, hep söylediğin şarkılarını.

Yerden fışkıran gür bir ağaç filizi gibisin. Bakıyorum ellerine ve ayaklarına. Ne kadar ince ve uzun parmaklar... Ayakların da büyük! Eğer bu ayaklara ve parmaklara göre uzayacaksan sen bir servi ağacı olmalısın.

Büyümesen diyorum hani... İnan kal böyle.

Bak ben büyüdüm de biliyorum

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön