"Yazmak, aslında hiçbir zaman yazmamayı başarmanın en zor yoludur." - Franz Kafka (Kurgusal)"

Dün Gözyaşlarımı Dökerken

yazı resim

Dün Gözyaşlarımı Dökerken
Hayır; dün gözyaşlarımı dökerken hiçbir damlası sahte değildi.
Ayrılırken daha kapıda fark edeceksin diye boynumu büktüm yere.
Bekledim bir süre uzaklaşmanızı, dayanamadım. Pencereden bakarken hiç beni görebileceğini ümit etmemiştim. O kadar uzaktan başını çevirdin bana baktın ve beni gördün. Gülümsedin bana, el salladın. El salladım sana. Yanında yeni sevgilin ve ortak bir arkadaşımız vardı. Seni görebilmek için geldiğim bu binada, bu koca günde, koca bir yalnızlıkla kalakaldım sana gülümseyemeden el sallarken. Elim düştü sanki kendiliğinden, bana engel olan camın düzlemine. Sen, karların arasından el sallayıp uzaklaşırken yine dönüp bana bakabileceğini düşünmemiştim. O yüzden serbestçe saldığım gözümden ve burnumdan akan damlaları silerken ben; senin bakışlarına bir anda yakalanmıştım. Pırıl, pırıl gülümsüyordun yine. Görmezden gelmiş gibi davranıp uzaktan gülümsüyordun pırıl, pırıl. Ben hiç ağlamıyormuşum gibi sana ve gidişine; el sallıyordun, yine. Dönüp el sallayan bedenini ve o gülümseyen yüzünü; adımların seni kapalı bir kafes gibi olan otobüs durağının içine götürdüğünde, kaybettim seni. Bekledim, bekledim gelsin alsın seni diye otobüs. Duraktan çıkarken, gelen otobüse binerken, bir kez daha görürüm seni diye, ümitle bekledim orada, camın önünde. Gelmedi! Gelmedi otobüs! Gözlerimden yaşlar akarken durup sana baktığım yerden uzaklaştım. O otobüs durağında sonsuza dek hiç gelmeyeceğini sandığım otobüsü bekleyeceğini düşünerek; o yerde bıraktım seni, o halinle, o son halinle. Otobüsün muhakkak geleceğini ve seni alıp daha uzağa götüreceğini kabullenmeden…
Bir saat sonra evime gitmek için o binadan çıktım ve o otobüs durağına gittim, ben de otobüse binerek evime gidebilmek için. Oraya vardığımda seni göreceğimi sandım; hala! Yoktun. Yoktun tabi ki durakta! Çoktan gitmiştin.
Bugün, bugün anlatırken sana bu halimi; parmağım, üstündeki montun fermuarında gezindi. Gözlerin parmağımda…
Yine beklerken yeni sevgilini arabanın dışında, seni bırakırız istediğin yere derken; dudaklarımda süzülen bakışın, sonra lensim kaydı deyip gülüşün… Hayır, bunu yaşamadım daha önce… Bu sensin, seni yaşamak güzel.
Seni tanıdım, bir de seni:
Bir senin senini…
Yine mavi gözler, yine beyaz ten.
Koklarım birkaç gündür
‘’Montana’’
Kaplar içimi üç nokta…
Karıştırmamak lazım insanları,
İçleri ayırsa da birbirinden,
Hep çağrıştırırlar bir yerden.
Kapanan sesime, heyecanıma,
Sevgime çağrıştırır.
Tutmak isterim senin ve senini.
Artık tek değilsin.
Bir de çiftin var bilirim.
Ama ısınırım, özlerim,
Severim seni ve senini.
Gülten Ağrıtmış

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır/81. Maddesi gereği her eserin tamamının telif hakları yazara aittir.

KİTAP İZLERİ

Yırtıcı Kuşlar Zamanı

Ahmet Ümit

Ahmet Ümit'in Yeni Romanında Hafıza Bir Suç Mahalli Ahmet Ümit, sevilen karakteri Başkomser Nevzat'ı bu kez en karanlık dehlizlere, kendi zihninin tekinsiz koridorlarına sürüklüyor. Polisiye
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön