"Yazmak, aslında kendime yazdığım mektuplardır; ama neyse ki postacım bazen başkalarına da dağıtıyor." - Umberto Eco"

Gecikmeden Gelmelisin, Mutlaka

Güzellikler paylaşıldıkça anlam kazanır, paylaşımlar güzellik yaratır.

yazı resim

Ne olur gecikmeden gel,
Severim bilirsin Ankara sonbaharlarını.
Hafif serin sabahlarda,
Yüksel Caddesinde,
Dökülmüş ağaç yapraklarına basarak dolaşmayı.
Severim.
Köşedeki büfeden alıp bir paket sigarayı,
Oturmak bir cafede ve içmek
Kahvelerin en keyiflisi ile,
Ruhumu coşturur, bilirsin, ya da bilmelisin
Hele fonda hoş bir müzik de olursa,
Değme keyfime gitsin.

Ne olur gecikmeden gel.
Akşam üstleri
Sakarya’da balıkçıların satış telaşını,
Sükunetle izleyerek, dolaşmayı severim.
Göksu’nun bahçe önünden geçerken,
Anason kokusu ile baştan çıkarım,
Soluğu Mülkiyeliler’de alıp, iki tek atarım,
Bilirsin, ya da bilmelisin.

Ve tüm bunları paylaşmak için,
Mutlaka, gecikmeden gelmelisin.

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön