güneş doğarken
engin denizin ötesinden sallanırım ben
midem acıyla yanar
ağzımda hep aynı koku
ne olduğunu söylemeyeyim
göz kapaklarım aralanırken
yeşille mavinin buluştuğu çöl aydınlanır
ben sallanırım
elimde bira küpü
boştur kendileri salla gitsin
leventlerden biri bakar anlamsız
bu adam neden içmiş
bilmez ki o da içecek zamanı gelsin hele
kardeşim sallanan ben değilim gemi!
yok ya benim
karıştı kamaram nerede?
uzaklarda bir liman şarkısını mı mırıldansam
susarsam peki kimse duymadan









