"Yazmak, aslında ölmek için bir bahanedir. Ama iyi bir bahane." - Franz Kafka"

yazı resim

Gökyüzüyle dertleşmeyeli konuşmayı unutmuşum, besbelli
Yenilgiyi kabullendiğimden beri okşayan yok gözlerimi

Sevmeyi öğrenemediğim gibi sevilmeyi de beceremedim
Boşu boşuna yazdım belki okumakla eskimeyen şiirlerimi

Ne insanı sarhoş eden bakışlarını unutabildim
Ne de yalnız gecelerde sıcaklığını özlediğim ellerini

Mavi bir kuş olup gökyüzünü bulutlardan çaldım
Bir avcı beni vurdu, siyaha boyadı tüylerimi

Artık eskisi gibi ölümüne sevemez oldum
Kapkara bir toz bulutu kapladı kalbimin üzerini

Kaf Dağı’nın ardındaki aksakallı bilgini bir bulsam
Belki de o öğretir bana sevginin gizemini

Paylaşmaksa esas olan, o paylaşır benimle
Zeytinini, ekmeğini, hatta yaşama hevesini

Ondan bir sihirli lamba alıp dönsem İstanbul’a
Tıpkı bir masal gibi, tıpkı bir rüya gibi

Rüyada olduğumu bildiğim halde cinimden istesem
Onun gözlerini, onun ellerini ve mavi tüylerimi

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön