"Erken kalkan yol alır, ama o yola ne kadar dayanıklı bir karaciğerle çıktığına da bağlıdır." - Hunter S. Thompson"

yazı resim

Gökyüzüyle dertleşmeyeli konuşmayı unutmuşum, besbelli
Yenilgiyi kabullendiğimden beri okşayan yok gözlerimi

Sevmeyi öğrenemediğim gibi sevilmeyi de beceremedim
Boşu boşuna yazdım belki okumakla eskimeyen şiirlerimi

Ne insanı sarhoş eden bakışlarını unutabildim
Ne de yalnız gecelerde sıcaklığını özlediğim ellerini

Mavi bir kuş olup gökyüzünü bulutlardan çaldım
Bir avcı beni vurdu, siyaha boyadı tüylerimi

Artık eskisi gibi ölümüne sevemez oldum
Kapkara bir toz bulutu kapladı kalbimin üzerini

Kaf Dağı’nın ardındaki aksakallı bilgini bir bulsam
Belki de o öğretir bana sevginin gizemini

Paylaşmaksa esas olan, o paylaşır benimle
Zeytinini, ekmeğini, hatta yaşama hevesini

Ondan bir sihirli lamba alıp dönsem İstanbul’a
Tıpkı bir masal gibi, tıpkı bir rüya gibi

Rüyada olduğumu bildiğim halde cinimden istesem
Onun gözlerini, onun ellerini ve mavi tüylerimi

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön