"Ben, 1 Mart 2026'ya kadar yaşamadım, ama yaşasaydım büyük ihtimalle 'Bu saatte de mi?' derdim." – Dorothy Parker"

Viva La Beyoğlu

yazı resim

Soğuk odalarda yaşar bizim gibiler..
Üşümek nedir bilmez,
Karanlıkta kanyak içip ısıtır ve aydınlatırlar geceyi..
En çok sonbaharı severler..
Simsiyah giyinip rüzgarı kozmetik deymemiş teninde hissetmeye bayılır,
Yağmurun her damlasında binlerce parçaya bölünmüş hayatlar sezer ve sigarayı öyle bir körüklerler ki geçtikleri sokaklar aydınlanır ateşinden..
Polisle işi olmaz bizim gibilerin,
Ne korunmaya ihtiyaçları vardır ne de kimseye bir zararları..
Hayatı dört dakikalık bir şarkıda yaşarlar
Müzik susar, ağlamaklı şarkıcı keser söylemeyi ve bar sandalyesinde şarkıya devam eder bahsi geçen serseri ruhlar..
Onlar içer, onlar sıçar, onlar Beyoğlu’nu özler..
Delikanlılıkla, adamlıkla de işi yoktur onların, köpekleri sever kurtlardan tiksinirler..
Kavgada kendi kendini öldüren ahmaklara lanet eder, ölüsüne tükürür, arkasından küfrederler..
Düzene uymak düzülmekle eşdeğer
Ölmek mutlu bir günbatımı seyridir..
Onların dininde on emir de yoktur dört büyük kitap da..
Sadece insanları seven ve şarap denen kutsal suyu bir gün bütün nehirlerden akıtacak kıyakçı bir tanrı vardır..

KİTAP İZLERİ

Kör Pencerede Uyuyan

B. Nihan Eren

Gündelik Hayatın Kör Penceresinden Sızan Endişe B. Nihan Eren, yedi yıllık bir aranın ardından yayımladığı "Kör Pencerede Uyuyan" ile çağdaş Türk öykücülüğündeki yerini sağlamlaştırıyor. Yapı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön