"Benim için bir kitap, bir ayna gibidir; içine bakan herkes, sadece kendi yüzünü görür." - Jorge Luis Borges"

Viva La Beyoğlu

yazı resim

Soğuk odalarda yaşar bizim gibiler..
Üşümek nedir bilmez,
Karanlıkta kanyak içip ısıtır ve aydınlatırlar geceyi..
En çok sonbaharı severler..
Simsiyah giyinip rüzgarı kozmetik deymemiş teninde hissetmeye bayılır,
Yağmurun her damlasında binlerce parçaya bölünmüş hayatlar sezer ve sigarayı öyle bir körüklerler ki geçtikleri sokaklar aydınlanır ateşinden..
Polisle işi olmaz bizim gibilerin,
Ne korunmaya ihtiyaçları vardır ne de kimseye bir zararları..
Hayatı dört dakikalık bir şarkıda yaşarlar
Müzik susar, ağlamaklı şarkıcı keser söylemeyi ve bar sandalyesinde şarkıya devam eder bahsi geçen serseri ruhlar..
Onlar içer, onlar sıçar, onlar Beyoğlu’nu özler..
Delikanlılıkla, adamlıkla de işi yoktur onların, köpekleri sever kurtlardan tiksinirler..
Kavgada kendi kendini öldüren ahmaklara lanet eder, ölüsüne tükürür, arkasından küfrederler..
Düzene uymak düzülmekle eşdeğer
Ölmek mutlu bir günbatımı seyridir..
Onların dininde on emir de yoktur dört büyük kitap da..
Sadece insanları seven ve şarap denen kutsal suyu bir gün bütün nehirlerden akıtacak kıyakçı bir tanrı vardır..

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön