"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

yazı resim

VUSLAT
Geceler hoyrat,
Karanlığın elleri öylesine kocaman ki…
Rüzgar eşkıya,
Avuçlarımda baş belası bir düş.
Aylak bir gece yarısı,
Renksiz bir türkü
Ve manasız bir sönüş
Islıklarım üşüyor,
Durmadan durmadan sana birikiyorum.
Bende, seni biriktiriyorum.
Yüreğimi özleminle yıkıyorum.
Şimdilerde asiyim, bozkırım,
Bilinçsizim, yani sağırım.
Neden benden soruluyor hesabı kayıp yıldızların?
Vuslat ne vakit?
Ne vakit hükmü sona erecek ayrılığın?
Ne bilir gözyaşının tadını ağlamayan?
Ne bilir hüznün kokusunu ona dokunmayan?
Ben böyle serseri değildim,
Büsbütün eskidim
Sen varken, ben de vardım.
Gittin, düşsüz kaldım.
Paramparçayım.
Geceler hoyrat.
Ellerim emanet sanki.
Yüreğimde dilsiz bir karanlık…
Dudaklarımda çürümüş bir çığlık.
Umut, penceremden uçup gitti,
Nasıl nefes almak bu?
Durmadan beni çekiyor uçurum
Ve içimde çoğalıyor karanlığın kokusu
Ne vakit vuslat?
Göçmen kuşlar ne vakit döner?
Bu matem ne vakit sona erer?
Her şey ateş rengi,
Herkes uzak
Her ses yabancı.
Yarınsızım
Aydınlık şarkılara muhtacım
Bir söze, bir sese, bir gülüşe…
İnatçı sonbaharlardan sıkıldım
Sevmeler hoyrat,
Geceler bela kokuyor
Kapıda eşkıya bir rüzgar.
Kaldırımlarda yalnızlık kol geziyor.
Ben böyle serseri değildim,
Sen varken, gideceği yönü bilirdi yüreğim…
Hasibe Gezgin
18-05-2003

Bazı insanların hayatınızdaki yeri asla dolduralamaz. Ne yaparsanız yapın, yerine kimi koyarsanız koyun, onsuz hep eksiktir bir şeyler. Yarımdır alıp verilen nefesler.
Gülüşüyle içimi ısıtan; varlığıyla hayatımı dolduran ABİME SEVGİLERLE

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön