"Bugün 16 Nisan 2026, saat 18:00. Henüz bir başyapıt yazmadım. Demek ki hala bir umut var." — Samuel Beckett"

deniz yavuz

Güneşin İzini Sür...

Miden kazınır içinde kalan bir dirhem huzurun açlığıyla. Saklanıp gölgenin belirsizliğine güneşin izini sürdüğüne inanırsın ahmakça.
Aldanışın, gönlünün bulantısı olur, körlüğü olur yazgımın karası gözlerinin.

Güvenimin Celladı

Minik bir kuşkuyla başlamıştı her şey. Birbirini tamamlar nitelikti belgelenenler. Suçüstü yaparcasına dürtüler katmerliğiyle yordu beni. Ben sessiz susuşların kuytularına düştüm. Konuşmak yanılgı getirir korkusuyla…

Gittin...

Gittin... Bekledim. Sana erteledim tüm yaşanmamışlıkları. Sensizken kanımın damarlarımda dolaşmasını çok gördüm bedenime. Ağladım. Umutlandım dönersin diye. Yokluğunda yaptığım en iyi işti harap olmak...

Gurbet mi Burası Yoksa Sıla mı?

Şimdi sen yüreğim elinde git diyorsun bensizliğe. Hasretle kavrulmuş akşamlara emanet ediyorsun canımı. Dokunsan ağlayacak yürek,kanadı kırık bir kuş gibi çırpınır durur, uçamaz bir adım uzağına. Gitme... Gidişin vurgunudur ömrümün, içimin yangınıdır. Gidişin ölümümdür...

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku
Başa Dön