"Bugün 16 Temmuz 2026 Perşembe ve hala dünya dönüyorsa, demek ki dün gece yeterince içmemişiz." – Dorothy Parker"

İbrahim Kilik

Çaya Dair Kırk Yazı (2)

Daha nice güzel günlere uyanmak temennisi ile çayı dudaklarıma götürüp bir yudum alınca güneşin aydınlık yüzü çayla beraber içime doluverdi. Bu eşsiz nimet esin kaynağımdı artık. Sözcükleri içinden ipek kanatlı ibrişim suretlileri çağırdım birer birer. Sonra onları bir araya getirdim . Fesleğenin, bardağın, güneşin hayallerine ortak olmak için

"Yok Bu Şehr İçre Senin Vasfettiğin Dilber"

Zamana ibrişimle işlenmiş bir nakıştır bir bardak çay. Buğusu, naz yurdundan efsane bulutlar tarafından armağan olarak getirilmiştir gözlere. Berrak ve aydınlıktır çayın sureti. Tebessümü, gül misalin gamzesinden esintidir yaz günlerinde. Tevazu ikliminde albeninin ipek yumağıdır hâlleri çayın ki aşkın hâllerini çağrıştırır.

Demlik Gülü

Nazın, vefanın, güzelliğin bu denli mütevazı sunumu bizi celbeden ve cezbeden iksir. Sırça saraylardan gülümseyen dilber çağırır biz de yollara düşeriz gönülsüzce, gözsüzce. Gönül gözüyle görenlere selam verebilmektir muradımız. Ateş ,su, semaver,demlik çaydanlık o yüzden en hatırlı unsur ve avadanlık yanımızda. Biz topraktan yaratılmanın künhüne erebilmeyi umarız onalrın

Çay Mevsimi

Huzur, sükun ve sükut sözcükleri buğulandı demliğin nefesiyle. Semaver ateşle ünsiyet etti çayın hatırına. Asırlar sürecek bir dostluğa merhaba dedi dudaklar. Kısa günde kırk kere hatırlandı bu ünsiyet. Vefa sözcüğünün sıcaklığı sardı sineleri.

Başa Dön