Hırsızın Son Dileği
Adamın biri hırsızlığa çocuk yaşta başlamış. İlk hırsızlığı kümesten bir yumurta çalmak olmuş. Annesi yumurta çalıp getirdiğinde cezalandıracağına, oğluna aferin demiş.
Adamın biri hırsızlığa çocuk yaşta başlamış. İlk hırsızlığı kümesten bir yumurta çalmak olmuş. Annesi yumurta çalıp getirdiğinde cezalandıracağına, oğluna aferin demiş.
Kedisinin asil olduğunu söyleyen adam haklı olabilir mi?
İşte böyle bir temizliğin ardından kapı çalmış Şerif Hanım kapıyı açtığında komşunun ayran getirdiğini görmüş. Eskiden inekleri olanlar yayıkta yoğurdun yağını alınca ayranını da komşulara dağıtırlardı. Şerif hanım komşunun getirdiği ayranı büyük bir bardağa koymuş tam içecek yine kapı çalmış.
Adam "Naptın, ben şimdi padişaha ne göstereceğim, ne derim" deyince koyun dile gelmiş ...
“Ne yapayım, en iyisi bedduacı teyzeye bir gideyim de paramı çalana beddua etsin”
“Ha oğlum Kannaz sen içeriden ben dışarıdan devam edelim” demiş.
Dilencinin birisi hergün padişahın geçtiği yola oturup, “Allah rızası için bir hayır, size duacıyım Padişahım” diye dilenirmiş.
Bir bakmış geyik orada, akşamdan beri aynı yerde duruyor. Geyiğin fazla gideceği yer yok, biraz gitse uçurum, dönse Padişah vuracak. Geyiğin pek fazla bir seçeneği yokmuş, ya uçurumdan düşecek ya Padişah vuracak.
Çocukluğumda mahallemizdeki manav manavının önüne gelen bir kurdu evine köpek diye getirince...
Gerçek yaşanmış bir hikayedir.
"Sermaye kediye nasıl yüklenir?" demeyin, okuyun...
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde bir dilenci varmış. Dilenci köy köy dilenir gezermiş. Yine bir gün bir köye gelmiş. Köyde bir kalabalık görmüş. Ney ki bu kalabalık diye düşünmüş. Köyün girişinde çocuklar oynuyormuş. Dilenci çocuklara yaklaşmış, Bu köyün adı ne? diye sormuş. Çocuklar Sarıyer köyü diye
DOĞA YENİLEYİCİ / İlkbahar geldi, meralar yeşillendi / Koyunlar kuzuladı,
Bir gün dedemin komşusu tarlasında çift sürerken bir ağacın tepesinde bir leyleğin yuva yaptığını ve kürke bastığını görmüş. Leyleğin yumurtasının üzerinden kalktığı bir gün yumurtasını hindi yumurtasıyla değiştirmiş. Ya sonrası... (Yaşanmış gerçek bir hikayedir.)
AH KALBİM! / Ah kalbim, ne yapıyorsun? / Tik tak,
KIZILCAHAMAM / Kırmızı sarı toprakları / Yemyeşil çam ağaçları
Yaşlı bir bayan oğlunu karşısına almış ve akıl vermek istemiş. Oğlum gel içme. Çocuklarının rızkını gel içkiye verme. Canına da malına da zarar veriyorsun. Yapma oğlum. İçki kötü bir şeydir demiş.
DERELER / Derelerden şırıl şırıl sular akar / Etrafında otlaşır
ÇAKIR GÖZLÜM / Oturduğum çardaktan / Su içtim bardaktan
YOK ETME! / İnsanlığı yok etmek için / Baz istasyonları
Eski bir zamanda köyün birinde çoban bir gün hastalanmış. Köylü Hağusun deli Memete Sana bir kilo tuz verelim bir gün çobanlık yap demiş.
Sizden Biriyim. Doğayı, hayvanları ve yaratılanı çok seviyorum....
Ankara'da doğdum, Ankara'da büyüdüm, Ankara'da yaşlanıyorum. Bir Bodrum aşığıyım, nefesimi orada alıyorum.
sefika.sunal@gmail.com
Öykü
Halkımız çünkü ben Halk Öykülerini yazıyorum.
Herkes ve Hiçkimse