..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Güzel birşeyin fazlası harika olabilir -Mae West
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Toplum ve Birey > Veysel Başer




18 Şubat 2013
Elhamdülillah Müslümanız  
Veysel Başer
Benim tanımlamam şu. Türk toplumu, Kuran Müslümanı değil. Doğruluğu belli olmayan kimi hadislerin ve hurafelerin Müslümanı.


:ABEE:



                                              
     Atatürk’e ve Cumhuriyetin kazanımlarına dil uzatılmayan gün yok gibi. Görsel ve yazılı basında bu böyle iken sanal ortamda da alabildiğine bir kötüleme almış başını gidiyor.
     Son zamanlardaki bir kötülemeye yönelik kampanya da şu. Atatürk; O’na yoz bakanların diliyle Mustafa Kemal, Kur’an’ı Kerim’i Türkçe okutmak istemiş. Dolmabahçe ve Çankaya’daki malum sofralarda (İçkili sofralar demek istiyorlar) hafızlara zorlan Kuran’ın Türkçesi okutturulmuş. Bu malum gecelerde dine aykırı öyle konuşmalar yapılıyormuş ki, (Kuran, Allah’ın vahiyi değildir. Serbest vezinli şiir niteliğinde Muhammed’in sözleridir. İslam’a da bir Lüther gerekir gibi.) çağrılan hafızların vicdanları sızlıyormuş. Keramete eren bazı hafızlar sayesinde Kuran, bu sarhoşlardan kendini korurmuş(!)
     Tamamen iftira ve saptırmaya yönelik, safsata ve hurafelere dayalı bu tür suçlamalar kervanına ne yazık ki, “Sen de mi Brütüs?” denilebilecek kişiler de katılıyor. Onlara verilecek en güzel cevap şu özdeyiştir.
     “Dinime küfredenler bari Müslüman olsalar.”
     
Atatürk ve arkadaşları Kuran için; “Allah’ın vahiyi değildir. Peygamberin sözleridir,” diyecekler, yani inanmayacaklar sonra da inanmadıkları Kuran için bir Lüther isteyecekler. Yetmedi, inanmadıkları Kuran’ın anlaşılması için Türkçe okunma çalışmaları yapılacak. Yine yetmedi, Atatürk; inanmadığı bir din için din eğitimi veren okullar açtıracak ve Diyanet İşleri Başkanlığı kuracak. Parasını cebinden vererek Kuran’ın Türkçe meal-tefsiriyle peygamberimizin hayatının anlatıldığı bir kitabı tercüme ettirecek…Buhari’nin sağlam hadislerini Türkçeye çevirtecek…
     İnsanlar, dinle daha kolay kontrol altında tutulurlar. Mezhepler, tarikatlar ve cemaatler bunun en belirgin örnekleridir. Atatürk bunu bilmiyor muydu? Alâsını biliyordu. O yolu tercih etmiş olsaydı bugün Türkiye nasıl olurdu?..Düşünmek bile kabus derecesinde…

     ***
Kuran’ın aynen Arapça olduğu gibi Türkçe okunmasını bırakın, mealinin okunması bile haramdır diyen sözde din adamları olmuştur ve hâlâ yığınla bulunmakta.
     “Ey Resül, Rabbin tarafından sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan Rabbinin elçiliğini yapmamış sayılırsın.” 5/67
     Allah’ın emrettiği tebliğin aracı dildir..
     “Apaçık anlatabilmesi için her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdik.”
14/4
     Bu ayetten anlaşıldığına göre her kavme-millete- o kavmin dilini konuşan peygamber gelmiş.
     “Biz bu Kuran’ı yabancı bir dille koyaydık, ayetleri açıklanmamalı değil mi? Bir Arap’a yabancı bir dille söylenir mi diyeceklerdi.” 41/44
     Peygamberimiz Arap kavminden olduğu için Kuran’ın dili Arapçadır. Allah’ın dili Arapça değildir.      

Arapça bilmeyen Müslüman bir ulusun, dininin asıl kaynağı olan Kuran’ı kendi diliyle öğrenmesinden doğal ne olabilir ki? Kuran da bunu çok sayıdaki ayetiyle açık seçik belirtiyor zaten.
Ne yazık ki görünen manzara hiç de öyle değil. Bunda da Kuran’ı, Arapça dışında okumak günahtır, haramdır telkini etkili olmaktadır. Bir de, toplum olarak okumaya yatkın olmayışımızın rolü de var.

Benim tanımlamam şu. Türk toplumu, Kuran Müslümanı değil. Doğruluğu belli olmayan kimi hadislerin ve hurafelerin Müslümanı.
     
     Kuran’ın anlamı “Okumaktır.” İlk ayeti de “Oku” dur. Bir insan okuduğunu nasıl ifade eder? Okuduklarının anlamını söyleyerek.
     Şu soruyu kendinize ve çevrenize sorun. Vereceğiniz yanıt, yüzde kaç olabilir?
Ben; kendime göre biraz torpilli olarak yüzde belirledim. Sorum şu.

%99.5i Müslüman olan ülkemiz insanının yüzde kaçı Kuran mealini tam olarak okumuştur?

Belirlediğim orana şuradan vardım. Bundan on iki yıl önce bir çalışmam nedeniyle araştırma yaptım. Çoğu, Bursa ve İstanbul’dan olmak üzere, Türkiye’nin yedi-sekiz ilinde, bazı ilçe ve beldelerinde birebir üç yüze yakın kişiye bir soru sordum. Bunların %70 i üniversite mezunu idi. Neredeyse her meslek grubundan vardı. Profesör, hakim ve büyükşehir belediye başkan yardımcısı bile vardı. Çoğunluk erkekti. Araştırma sorusunda üç ayak bulunuyordu. Sosyal, hukuki ve dini. Sadece, iki kişi Kuran açısından doğru cevap verebildi.

İşte bu araştırmama dayanarak, kutsal kitabı Kur’an’ı Kerim’i okumayan Müslüman bir milletiz dersem sanırım yanlış söylemiş olmam.

“Kuran’a el basarım” diye yemin verecek kadar Kuran’a sadık ve yakınız. Ancak Ramazan ayında anacak kadar uzağız O’ndan. Her ibadetimizde, her sıkıntımızda, her darda kalışımızda dilimizden düşürmediğimiz “Fatiha” suresinin anlamını bilmeyecek kadar yabancıyız Kuran’a…Yüreğimizde duyup, başımızın üstünde tuttuğumuz Kuran, ne yazık ki dini öğüt (vaaz) ve sohbetlerde bırakın peygamberimizin gölgesinde kalmasını, doğruluğu belirsiz hadislerin bile çok gerisinde kalıyor…Okumasak da çok biliyoruz Kuran’ı. Havva, Azrail ve İsrafil adları ve Sırat köprüsü Kuran’da yazmaz dediğinizde… Hele bir de; “içki haramdır” diye bir ifade geçmez deyiverdiğinizde, okumadığı halde Kuran’ı çok iyi bilenler(!) sizi anında inkarcı-kafir ilan ediverirler. Ve; İslam dininin anayasası Kuran, ne gariptir ki, İslam’ın şartı değil…Namaz, Oruç, Haç, Zekat var, bunlar Kuran’ı ifade ediyor diyenler olabilir. Kuran, sadece bu farzlara mı münhasır?

     Atatürk keşke, Kuran’ın öngördüğü şekilde kaynağından öğrenmenin etkin bir yolu olan hafızların Türkçe okuması çalışmasını bırakmasaydı. Belki de çok farklı, Kur’an’ı özümsemiş bir millet olurduk…İktidara gelmek isteyenler politikalarına dini alet edemezlerdi… Ortamını bulduklarında Türk toplumunu ortaçağ karanlığına götürmek isteyen zihniyetler belki de hiç hortlayamazlardı…

Kuran’ı okumasak da Müslümanız elhamdülillah!..
Sizce tuhaf bir çelişki değil mi bu durum?..

Benim oranım: %1

Veysel Başer      
     



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ece ve Törüngey [Öykü]
Çoban Lazım 1 [Öykü]
Alkarısı [Öykü]
Çise ve Sarıkız [Öykü]
O Şey [Öykü]
Koca Seyit [Öykü]
Sındırgılı Emmi [Öykü]
Esma Kadın [Öykü]
Bir Tutamlık Bulut [Öykü]
Şövalyenin Gücü [Öykü]


Veysel Başer kimdir?

Yazmak kadar eleştiri de önemlidir.

Etkilendiği Yazarlar:
Atatürk


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Veysel Başer, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.