..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Öyle yaşamalısın ki ölünce mezarcı bile üzülsün. -Mark Twain
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




18 Temmuz 2022
Babaannem İle Hasbihaller - 2 -  
Ahmet Zeytinci
Oyunun hiç bir özelliği yok aslında, en önemliside bu oyunda kazanan ve kaybeden yok. Uluçınar babaannem oyunu başlatmadan önce, iki iki ya da üç üç eş oluyoruz. Bir tarafta babannem, ben, babam. Diğer tarafta iki amcaoğlu bir de benim birader. Babannem baş parmağını kaldırarak, ortaya lafı atıyor.''Ha bunuda deyin bakayım kim tututu''. Karşı tarafta cevap hazır.''Ahmet tututu''.Babaannem lafa hışımla tekrar giriyor''O niye tututu''Karşı taraf cevap veriyor''Ya kim tututu''sonra yine restleşme''Bu sefer sen tututu''İşte böyle karşılıklı aynı kelimeler, aynı cümleler, konuşmalarda yer yer hızlanarak devam edip gidiyor. Sonuç; kazanan yok, gülmek var. Bir de ''El üstünde kimin eli var''oynardık, bunu da çoğunuz bilirsiniz zaten...


:IB:
Soğuk kış gecelerinde, sobanın başına oturur, babaannemin öğrettiği, saçma sapan; ama bir o kadar da eğlendirici bir oyun olan tututu oynardık...




Oyunun hiç bir özelliği yok aslında, en önemliside bu oyunda kazanan ve kaybeden yok. Uluçınar babaannem oyunu başlatmadan önce, iki iki ya da üç üç eş oluyoruz. Bir tarafta babannem, ben, babam. Diğer tarafta iki amcaoğlu bir de benim birader. Babannem baş parmağını kaldırarak, ortaya lafı atıyor.''Ha bunuda deyin bakayım kim tututu''. Karşı tarafta cevap hazır.''Ahmet tututu''.Babaannem lafa hışımla tekrar giriyor''O niye tututu''Karşı taraf cevap veriyor''Ya kim tututu''sonra yine restleşme''Bu sefer sen tututu''İşte böyle karşılıklı aynı kelimeler, aynı cümleler, konuşmalarda yer yer hızlanarak devam edip gidiyor. Sonuç; kazanan yok, gülmek var. Bir de ''El üstünde kimin eli var''oynardık, bunu da çoğunuz bilirsiniz zaten...




Bizim amcaoğulları, babaanneye sonradan babiş demeye başladılar, o da alıştı bu isme, çok da hoşuna gider oldu...



Televizyonun ilk çıktığı yıllarda çoğu zaman bakmazdı, sonra sonra bakmaya başlayınca, artistlerin öpüşme sahnelerinde''Vuuu toprak başuza'' der gözlerini kapatırdı, arada parmaklarının arasından bakar, öpüşme sahnesi bitmediyse, tekrar gözlerini açmazdı...




Hafta sonları çoğu zaman bir evde toplanır sohbet eder, akordeon çalar, horon oynardık. Babaanne doksanlı yaşlarda olmasına rağmen, hadi gel babiş, barbaşını sen çek dediğimiz zaman bizi hiç ikiletmez, hem de gözleri parlayarak gelir beş on saniye bizi oynatırdı...




Çocukluğumuzda bütün namaz dualarını ondan öğrendik. Bir gün daha onikili yaşlardayız, sobalı evimizde oturuyoruz, mutfakta bir tıkırtı, bir gürültü, zannerdesin yer gök sarsılıyor. Dolapların birinin altında azman bir fare, görse kedi bile korkar maazallah. Önce anlayamadan hepimiz doluştuk mutfağa, lakin acayip de korkuyoruz fareden, o arada hareket olunca biraz daha, ben sıçradım mutfak tezgahının üstüne....Babaannem sobanın maşasını bir aldı eline, fare önde bu arkada mutfakta dört dönüyorlar. Bağırış, çağırış, haykırış evi çınlatıyor gırıla gidiyor. Neyse babaannem sonunda elinde ki maşa ile fareyi tepeledi de biz de sonunda derin bir oh çektik. İşte böyle bizim rahmetli babaannenin hikayeleri...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kilolarınız ile Barışın
Lüzumsuz İşler Genel Müdürlüğü - 1 -
Az Evvel Otobüsten İndim
Babaannem İle Hasbihaller - 1 -
İki Hınzır Güvercin
İletişim Fakültesinin Bahçesinde
Uzaktan Kumandan
Üç Beyaz Evde Olmadı mı Çıngar Çıkar
Kediler İsyanlarda
Bayandan Az Kullanılmış

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Biri Baharat mı Dedi
Güzel Bir İnsan Patates Kızartması ve Gazoz
Karınca Kararınca
Ay Em Ef Biraderler
Çay Kaşıkları
Ben de Saadet Zinciri Kuruyorum
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
Serbest Meslek
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ayrılalı Tam On Sene Olmuş [Şiir]
Tembel Teneke Sen de [Şiir]
Yıka Tüm Benliğini Ruh Dediğin Aynada [Şiir]
Yeter ki Mert Adamdı Desinler [Şiir]
Kocaman Bir Dağdır Baba [Şiir]
Yaraları Sarma İşi [Şiir]
Onlar Yaşıyordu Biz Yazıyorduk [Şiir]
Sevap Bonusu [Şiir]
Bir Bardak Demli Çay [Şiir]
Ölümden Asla [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Ahmet Zeytinci, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.