..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bir önyargıyı yok etmek, atomu parçalamaktan daha zordur. -Einstein
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Şiir > Deneysel > Alican Doğar




24 Ağustos 2007
Altın Madalya Dalında Artık Yüzlerimizi Yarıştırdık  
Alican Doğar

:ACAC:
Altın madalya dalında artık yüzlerimizi yarıştırdık
Boşluğa koşan atlarla dolambaçlı yollarda
Bohem kılçıklar kaçmış sandal sefası yetiştirdiğimiz boğazlarımıza
İçimizdeki balıklar öldürülmüş pespaye dinamitlerle
Özlemlerimizin faizini ödeyemezler bu karanlık akıllılar
Bu trajik sular hep sığ sığınak olamaz dantelli gönüllere
Bu bebe biberonu değil ki, sürekli sömürülen gençliğim
Söndürdük fukara ışıklarımızı, greyderler geçti içimizden
Dümdüz ve yapayalnızız şimdi

Hiçbir ışık açıklamıyor aydınlığı tam olarak…
Hiçbir yanardağ da nedensiz patlamıyor
Şemsiyelerimizin altına saklanmış korkularımızın üzerine
Aşkın blenderinde kimilerine göre eşit parçalanan çocuklarız hepimiz
Öldürdük kalp atışlarımızı sonbahar olsa ne yazar

Bir intikam sabahı o soğuk gri bulutları çaldılar şehrimizden
Evimizden adımızı kapımızın numarasını çaldılar
Adresimiz silik…
Aslında biz kurguladık kaybolma oyunlarını
Sadece yüklemin sonda olmasına isyanımız
Öznenin gizli olmasına bazen de

Bazen sokaklara taşıyoruz elimizde salt çaresiz sloganlar
Her tuhaf anının bir diyeti gibisin kolesterollü yüksek mevkilerde
Umutlarımızın çadırını yaktın, sigaranla, kazayla
Tutuklayamadı hiçbir kanun keman klarnet seni
Ve açıklanmadı bizim ağırlaştırılmış tutukluluk halimiz
Elini kolunu sallayarak yürüdün ömrümüzün sokaklarında

Hiçbir yosun yeşili gözlerini tarif edemiyor hâlâ
Ve hiçbir tarife sığdıramıyoruz sen komedisini
Ortaçağ trajedimizsin sen bizim
Hayatla ölüm arasındaki ince giyotinimizsin
Cellatta içinde, cennette…

Durmadan seni anlatıyoruz ama anlamıyoruz.
Tarif edemiyoruz ama ezbere biliyoruz
Hep aynı şeyleri yazıyoruz sanki, hep aynıyı yaşıyoruz sanki...

Dilimizdeki dilenci jargonsun sen
Seni senden istiyoruz karşılıksız
İçimizde çok erken kanatılmış bir hayalet sevgilisin sen
Önümüze kendini atıp gitmeni bekliyoruz sessizce
Hiçliğe koşan atlarla ölüyoruz saklambaçlı yollarda
Kramplar giriyor sözcüklerimize
Karanlığı takip edemiyoruz artık
Zaten hiçbir ışık da tam olarak açıklayamıyor aydınlığını…

Melodik yıkımlar tutmuş bir elimizden
Hatta arabesk çırpınıyoruz herkesin içinde utanmadan
Sanki doğmamış çocuklarımızı alıyorlar içimizden
Öyle tuhaf acılara örtündük dürüstçe
Mütevazı olamıyoruz bu saatlerde
Alkollü dostluklarımız var
Anlamsızca duruyorlar hayatımızın meyhanelerinde
Aşk cephesinde savaşıyoruz hepimiz
Kahramanlık içkisini içtikçe sapıtıyoruz
Hep gidip hiç dönmüyoruz
Telefon kulübelerinde seni arıyoruz
Sesin tekmeliyor içimizi öfkeyle

Çocukluğumuzun kalbini kırdın, adınla, kazayla
Cellatta içinde, cennette…


02:44

Alican Doğar



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın deneysel kümesinde bulunan diğer yazıları...
Zor Kadın
Eller Değmesin
Sarhoş Egzersizi Pratikte Dönüşür Göz Yaşına
Bu Kez Anladım
Vazgeçişlerimizi Islah, Islahhaneleri İşgal Etmek Olmaz

Yazarın şiir ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Hiçbir Kadını Sevemeyeceğiz Sevgili
Bir Kesikten Bir Felakate Doğru Pusulamız
Yüzünü Döküp Gitme Kal...
Ara Geçiş Formu / Kimileri
Geceler Uzundur Korkularsa İçinde Sahipsiz
Deli Gömleğimi Giyindim, Hangi Mitinge Çağırsan Gelirim Artık
Şimdi Susup Yargılayın Beni
Ah Sen!
Şikayet Değil Mütemadiyen Ümitsizlik Bu
Gel Bahar

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Öylece Çıkıp Gitmek İstedin [Deneme]
Sustum... [Deneme]
Yüzümü Uyuyan Yüzüne Çevirdim [Deneme]
Şehir Sormaz Ölürsen [Deneme]
Çok Uzun Gecelere Bölünce Hayatı [Deneme]
Ruhun da Yırtılır Hayallerin de [Deneme]
Hiç Bir Yere Ait Olamayan Yazı [Deneme]
Kendime Ne Kadar Düşman Olabilirim ki [Deneme]
Anlamını Çürütmüşsün Bir Kere Tutunduklarımın [Deneme]
Çok Zor Sesindeki Yabancıyı Tanımak [Deneme]


Alican Doğar kimdir?

Bir delinin duvarda açtığı izi takip eden, diğer deliyim ben. Nereye ve ne kadar derine gittiğinin hiç önemi yok. Gidilecek işte o yol… Her delinin kendi ibadethanesinde kaybolması icap eder. Kafa kağıdına takılmamaktır delilik. İzahı yoktur çoğunlukla, gidilen yoldur, gidilir…


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Alican Doğar, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.