..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Ne elbiseler gördüm, içinde adam yok, ne adamlar gördüm sırtında elbise yok." -Mevlana
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Gülmece (Mizah) > Ömer Faruk Hüsmüllü




3 Mart 2018
Babaerenlere de Güler Misiniz  
Ömer Faruk Hüsmüllü
Dört fıkra var...


:ACC:


İNSAN GİBİ KONUŞUP LOKMA EDECEKSEK
Vaktiyle iki medrese mollası, bedavadan yiyip içmek için Ramazanda köylere cerre (toplamaya) çıkarlar. Bir akşam, bir Bektâşî köyüne konuk olurlar. Ev sahibi bunları nezaketle karşılar. Biraz sonra mollalardan biri abdest tazelemek için dışarı çıkar. Ev sahibi bundan yararlanarak, odada kalan Mollaya:
– Molla, arkadaşının ilmi var mı? diye sorar. O da:
– Ne münasebet, eşşeğin biridir, yanıtını verir.
Giden molla döner, az sonra öteki molla dışarı çıkınca, ev sahibi bu defa aynı soruyu ona sorar:
– Ne münasebet öküzün biridir, der.
İftar vakti gelince sofraya otururlar. Bakarlar ki mollanın birinin önündeki sahan arpa dolu, ötekinin önündekinde de saman..
– Bu ne biçim yemek erenler? Diye sorunca, Bektâşî
– Ne bileyim mollalar, sizlerden sordum, biriniz öteki için eşektir dedi, öteki: öküzdür dedi.. Yok insan gibi konuşup lokma edeceksek o da var, der ve ellerini çırpar. Dışarıda hazırlanmış bir başka sini ile , Bektâşî konukseverliğinin örneği denecek şekilde kızarmış tavuklar, pilavlar, hoşaflar gelir, lokma ederler.

**

YANLIŞ TRAMVAYA BİNDİM
Mahmud Baba, Eski Liman Dairesi Başkanı iken, Ramazan Ayı’nda Sirkeci’de bir lokantada birkaç kadeh içiyor. Köprüye geliyor.
O zaman tramvaylar köprü başında bir kavis çizerlerdi. Baba, Bebek tramvayına binecek. Fakat yanlışlıkla Aksaray’a giden arabaya biniyor. Bir süre sonra yanlışlığının farkına varıp iniyor.
Yine eski yere gelmiş.. Yine çift vagonlu bir tramvaya binmiş, bu kez de bindiği Yedikule tramvayı.. Biraz sonra yanlış bindiğinin farkına varmış, yine inmiş. Bu defa yine hatâ yapmayayım diye dikkat ederek Bebek tramvayına binmiş. Giderlerken bir Hoca gelip yanına oturmuş. Rakı kokusunu alınca da:
– Subhânallâh der dururmuş.
Baba, yanlış tramvaya binip binmediğinden emin olmak için bir de hocaya sorar:
– Nereye gidiyor hocam bu?.. Hoca kızgın:
– Cehenneme gidiyor.. deyince Baba erenler:
– Desene yine yanlış bindik.. diyor ve tramvaydan iniyor.

**

SEN ÖNDEN GİREYİM DEME
Çok şişman, ense göbek yerinde bir câmi hocası, “Cennetin kapısı çok dardır.. Öyle herkes oradan kolay kolay içeriye geçemez” deyince, Babaerenler:
– Aman Hoca, sakın sen önden gireyim deme. Kapıda kısılır kalırsın da Ümmet-i Muhammed dışarıda kala kalır demiş.

**

KERAMAET SENİN KAFANDA
Sultan Abdülmecid zamanında, içki yasağı konulmuş.. Devriyeler içki şişesi taşıyan veya sarhoş kimse yakaladılar mı tutukluyorlar.
Bir gün, Bektâşî Fukarasından birinin elindeki şişenin ne olduğunu soran devriyeye o:
– Sudur, evlât, demiş.
– Ver bakalım..
Bektâşî cân, şişeyi uzatırken:
– Buyurun, bakın yalnız bakmadan önce size bir keramet göstermek isterim.. deyip şişeye seslenir gibi yaparak:
– Şarâp ol, yâ mubârek!.. diye bağırmış..
Durumu anlayan devriye subayı gülümsemiş, cânın kulağına:
– Ben bu kerameti yutmadım amma, haydi geç, keramet senin işleyen kafanda.. diyerek onu salıvermiş.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Boş Sözler
Gülmekten Hem Bayıltan Hem Göbek Çatlatan Fıkralar
Neşenize Neşe Katacak Gülmekten Kırılacağınız Fıkralar
Bol Bol Kahkaha Attıran Bektaşi Fıkraları
Gülmekten Bayılacağınız En Komik Fıkralar
Gülmekten Bayılacağınız Fıkralar
Bütün Dünyayı Güldüren En Komik Bektaşi Fıkraları
Baba Erenler'den Gülmekten Bayıltan Deyişler
Bütün Dünyayı Katıla Katıla Güldüren En Komik 20 Fıkra
Gülmekten Bayıltan En Komik 10 Nasreddin Hoca Fıkrası

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sevgili Ölüm Dost Muyuz?
Gidenlerden Son Kareler
Bitirilemeyen Bir Mektup
Bunalım Kapıyı Çalınca
Düşündüren Sözler - 96
Düşünen Kafalardan Düşündürücü Cevaplar
Düşündüren Sözler - 98
Oruç Baba İle Bir Damla Sohbetleri - 2
Düşündüren Sözler - 97
Yüreğin İlâcı: Sevgi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kusurî"den Tırtıklama [Şiir]
Zam Zam Zam... [Şiir]
Tırtıklama (Kazak Abdal'dan) [Şiir]
Yoklar ve Varlar [Şiir]
Âşık Dertli"den Tırtıklama [Şiir]
Dostlarım [Şiir]
İstanbul,sana Âşık Bu Kul [Şiir]
Namuslu Karaborsacı [Şiir]
Elem Bağları [Şiir]
Toprağın Oğlu [Şiir]


Ömer Faruk Hüsmüllü kimdir?

Uzun süre Oruç Yıldırım adını kullanarak çeşitli forumlara yazı yazdım. İddiasız iki romanım var. Çok sayıda siyasi içerikli yazıya ve biraz da denemelere sahibim. Emekli bir felsefe öğretmeniyim. Yazmaya çalışan her kişiye büyük bir saygım var. Çünkü yazılan her satır ömürden verilen bir parçadır.

Etkilendiği Yazarlar:
Az veya çok okuduğum tüm yazarlardan etkilenirim.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Ömer Faruk Hüsmüllü, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.