..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşam kısa, sanat uzun, fırsat aceleci, deney aldatıcıdır. -Hippokrates
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Savaş ve Afetler > YETER ÖZHAL




5 Ocak 2009
Yusuf Halaçoğlu Röportajı - Ermeni Meselesi  
Özür mü?Türkler özür dileyecek hiçbir şey yapmadı!

YETER ÖZHAL


Ermeniler kendi yayınladıkları gazete veya dergilerde bu olaylarda Türkleri nasıl kestiklerini anlatmışlardır.


:BBCH:
Prof. Dr. Yusuf HALAÇOĞLU: "1990 yılında uluslar arası alanda Ermeni iddialarıyla ilgili olarak yaptığımız tarih kongresi için Ermeni tezini savunan tarihçileri de Ankara'ya davet ettik. Bu çağrıya sadece soykırım olmadığını söyleyen Justin McCarthy, Sunfursio gibi tarihçiler cevap verdi. Ermeni tezini savunan ve dünyadaki Ermenleri örgütleyen tarihçilerden Maraşlıyan kongreye katıldı. O da konuşmasında ‘Türkler şunu öldürdü’ gibi bir iddiada bulunmadı. Biz bu konuda özgür olduklarını, istediklerini söyleyebileceklerini, Türk bilim adamlarının cevap vereceğini bildirmiştik. Vualisyan, Dadriyan, Jean-Paul Rounch, Anthony Briyer gibi Ermeni tezini savunan tarihçiler davetimize cevap bile vermedi."




Taha AKYOL: "Medyanın, sivil toplum örgütlerinin katılmasıyla, hükümetin, Dışişlerinin çağrısıyla, üniversitelere çağrı yapılarak daha dikkat çekici bir panel düzenlense ve Ermeni tezini savunanlar çağrılsa."

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "Böyle bir paneli organize ediyoruz. Daha özgür bir ortamın sağlanması amacıyla Bilkent Üniversitesinde düzenleyeceğimiz bir panel olacak. Güz aylarında düzenlenecek panele, Ermeni tezini savunanları da davet edeceğiz."

T. AKYOL: "Osmanlı arşivlerinin kapalı olduklarını söylüyorlar. Türkiye'deki arşivlerin bir kısmı açık, bir kısmı kapalı mı?"

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "Bazı televizyon programlarında bazı bilim adamları çıkarak Osmanlı arşivlerinin bir kısmının kapalı olduğunu söylüyorlar. Bunu söyleyenler arşivlere uğramamışlardır. 1920 tarihinden itibaren Osmanlı arşivlerine yabancılar girmeye başlıyor. O dönemde bu izinler Bakanlar Kurulu kararıyla veriliyor. 2001 yılına girdiğimizde Osmanlı arşivlerine giren ve araştırma yapan tarihçilerin net sayısı 3040'tır. Yabancı bilim adamları son üç yılda 549 konuda araştırma yapmışlardır.

"Osmanlı Belgelerinde Ermeniler, Şinasi Ören başkanlığındaki bir heyetin Ermeniler ile ilgili olarak Osmanlı arşivlerindeki belgeleri doküman olarak yayınladıkları 39 ciltlik bir seridir. Bu serinin mikrofilmleri Amerika dahil bütün ülkelere gönderilmiştir. Yıldız Tasnif Evrakına bağlı olan Emniyeti Umumiye, Şifre Kalemi gibi bir takım belgeler de toparlanmaya çalışılmış ancak 1896 yılına kadar olan bölüm tamamlandıktan sonra devam edilmemiştir.

"Ermeni iddiaları konusunda Osmanlı arşivlerinin tamamı açıktır. Sadece Askeri Tarih Araştırmaları arşivi dediğimiz, Genelkurmay Başkanlığına bağlı arşivde tasnif çalışmaları olduğu için kapalıdır. Ancak bu konuyla ilgili en çok belge Osmanlı arşivinde mevcuttur."

T. AKYOL: "Ben Ermeni tezlerini savunan bir tarihçi olsam ve Genelkurmay Başkanlığından bu dönemdeki askeri tarih arşivini incelemek istediğimi söylesem arşive girebilir miyim?"

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "Şu an ben bile araştırma için giremem. Çünkü tasnif edilmeyen belgeler sunulamıyor. Tasnifi yapılmamış yani numara verilmemiş belgeleri sunmak mümkün değil. Sunulması durumunda araştırmanızda kullandığınız belgeyi referans olarak gösteremezsiniz."

T. AKYOL: "Arşivler konusunda çağdaş bir tasnif standardı kullanmada gecikmiş olmamız bazı arşiv belgelerini incelememizi engelliyor. Bu da bizim aleyhimizde kullanılıyor."

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "1988 yılına kadar bu tabi ki büyük bir sıkıntıydı. Ancak bu tarihten sonra devletin son derecede ciddi bir çalışması oldu. Osmanlı arşivinde o döneme kadar 1,52 milyon belge tasnif edilmişti. Şu anda ise 50 milyon belge tasnif edilmiş durumda. Özellikle Ermeniler ve önemli dönemlere ait evrakların tasnifi hızla yapılmıştır.

"Arşivin hazırladığı yayınlar vardır ve bu yayınlarda herhangi bir yoruma gidilmemiş, doğrudan doğruya belgeler ortaya konulmuştur. Sn.Bilal Şimşir, İngiliz arşivlerinden elde edilen belgeleri 4 cilt halinde yayınlamıştır. Yine Osmanlı arşivinden çıkardığı belgelerle Kafkasya Bölgesindeki mezalimi anlatan 4 ciltlik bir eser yayınladı. Rus arşivine ait bazı belgeleri de yeni getirdik. Bu belgelerin 1912 yılına kadar olan kısmı tercüme edildi. 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemlerine ait Rus arşivleri de şu anda tercüme edilmektedir.

"Hilmar Kayzen adında bir Alman, çeşitli dönemlerde Osmanlı arşivinde 10'a yakın araştırma yapmıştır. Bu kişi Avrupa'da şu an Ermeni meselesini en çok savunan kişilerden biridir. Örneğin Çukurova Tarihi (1870-1924) ve Ermeni Katliamları adlı kitabında bundan bahsediyor. Sözde Ermeni soykırımı ile ilgili araştırma yapılıyor diye Osmanlı arşivlerinin açılmaması gibi bir durum söz konusu değil. Ara Sorafyan'a 3000 civarında, Kayzen'e 5974 adet belge verilmiştir. Onlar meseleyi siyasi olarak değerlendiriyorlar."

T. AKYOL: "Tehcir meselesi genel olarak biliniyor. Ermeniler Ruslarla işbirliği yaptıkları için Osmanlı hükümeti onları, Ruslarla işbirliği yapabilecekleri Doğu Anadolu Bölgesinden Suriye'ye gönderilmesi amacıyla tehcir yani göç ettirme kararı aldı. O sırada da büyük çapta çatışmalar yaşandı ve iki taraftan kitle halinde ölümler meydana geldi."

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "Tehcir Yasası 26 Mayıs 1915 tarihi itibarıyla alınan bir karardır. Ermeni Soykırımı olarak kutlanan gün ise 24 Nisan 1915'tir. Bunun sebebi 24 Nisan'da İstanbul'da elebaşı konumundaki Ermenilerden 2345 kişi tevkif edilmiştir. Bununla Ermeni hareketinin beli kırılmıştır. Ermeniler bu olaydan dolayı 24 Nisan gününü kutlama günü yapmışlardır. Ancak bu tarihten önce de çatışmalar meydana gelmiştir. Kafkaslarda bulunan Türk ordularına karşılık olarak Ermeniler savunmasız yerleri basmışlar, halk da misilleme yaparak karşı harekette bulunmuştur. Ermeniler kendi yayınladıkları gazete veya dergilerde bu olaylarda Türkleri nasıl kestiklerini anlatmışlardır.

"Rusya, İngiltere, Fransa ve Almanya'nın Osmanlı Devleti'ne dikte ettirdikleri ve 8 Şubat 1914'te kabul ettirdikleri bir Islahat Anlaşması vardır. Bu anlaşmayla Ermeni vilayeti olarak adlandırılan yerlerde bir otonom Ermenistan kurulmak istenmiştir. Osmanlı Devleti, Batılıların teklif ettiği kişileri bu bölgelere vali atayarak otonom Ermenistan kurulmasını kabul etmek zorunda kalmıştır. Ayrıca bu bölgede Ermenice resmi dil olarak kabul edilmiştir. Aslında Tehcir Yasasının bir kısmı da bu anlaşmaya dayanmaktadır. Osmanlı Devleti, 1. Dünya Savaşı sonrasında bölgedeki Ermenilerin tekrar başına bela olmaması için bu bölgeden uzaklaştırmak istemiştir. Enver Paşa'nın teklifi ile 27 Mayıs 1915 yılında alınan karar ile bölgede zararlı olan Ermeniler Doğu Anadolu'dan Suriye'ye gönderilmiştir. Ermeni kafileleri yola çıktığında Osmanlı Devleti tarafından zaptiye ve koruma verilmeyenleri halkın saldırısına uğramıştır. Bütün Anadolu'da tehcire uğrayan Ermenilerin net sayısı 438.758'dir. Vilayetlere göre rakamlar Osmanlı arşivlerinde yer almaktadır. 382.148 kişi iskan bölgelerine varmıştır. Arada 56.610 kişilik bir fark vardır. Bunlardan 500'ü Erzurum-Erzincan arasıda eşkıya grupları tarafından öldürülmüştür. 2000 civarında kişi, Urfa'dan Halep'e giden yol üzerinde Meskene'de Urban eşkıyaları tarafından katledilmiştir. 2000 kişi de Mardin'de eşkıya tarafından öldürülmüştür. Dersim bölgesinden geçen kafilelere bölge halkının saldırıları sonucunda yaklaşık 5-6 bin kişi öldürülmüştür. Ancak bunun kesin rakamları Osmanlı arşivlerinde yer almamaktadır. Toplam 9-10 bin kişinin ötmüş olduğu diğer verilerden tespit edilmektedir."

T. AKYOL: "Burada aşağı yukarı 500 bin Ermeni'den bahsettiniz. Oysa Osmanlı istatistiklerine göre 1.4 milyon Ermeni nüfusu var. Geri kalanlara ne oldu?"

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "Tehcir edilen 458 bin kişinin dışında Kafkasya'ya, İran'a, ABD'ye, Fransa'ya giden Ermeniler var. Osmanlı arşivlerindeki Ermenice mektuplarda ABD'de 100 bin civarında Ermeni'nin olduğu söyleniyor. Ermeni Delegasyonu Başkanı Mubar Paşa Fransız Dışişleri Bakanına gönderdiği mektupta Kafkasya'ya 250 bin, Iran'a 40 bin Ermeni'nin sürgün edildiğini söylemektedir. Mubar Paşa kurulacak muhtemel Ermenistan'ın da cumhurbaşkanı olacaktı. Onun verdiği rakamlarla Osmanlı arşivindeki rakamlar birbirini tutmaktadır."

T. AKYOL: "Peki bu bilgiler Maraşlıyan gibi Ermeni tezini savunan tarihçilere aktarıldı mı?"

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "Hayır çünkü bu rakamlar ilk defa söyleniyor. Bu rakamlarla yakında yayınlanacak"

T. AKYOL: "Morgenthau'nun anıları Türkiye aleyhine Ermeni yanlısı tarihçiler tarafından çok kullanılıyor. Bu kişi, 1913-1916 yılları arasında İstanbul'da ABD Büyükelçiliği yapmış. Anılarında Türklerin Ermenileri katlettiğini söylüyor."

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "Morgenthau, 1915 Ekim'ine kadar herhangi bir şekilde Ermenilerin soykırıma tutulduğuna dair bir iddia içerisinde değil. 1918'de yayınladığı hatıralarındaki ifadelerle ABD'ye gönderdiği raporlar birbirinden farklılık gösteriyor. Nitekim bununla ilgili olarak E.Lorry, Büyükelçi Morgenthau'nun Öyküsünün Perde Arkası isimli bir kitap yayınladı. Amerikalı bir tarihçi olan E.Lorry şu anda Bilkent Üniversitesinde çalışıyor. 1990 yılında İngilizce olarak yayınlanan bu kitap, 1995'te yine kendi çevirisiyle Türkçe olarak yayınlandı. Lorry, Morgenthau ABD'ye gönderdiği dokümanları hatıraları ile karşılaştırmış.

"Başkan Wilson, ABD'nin 1. Dünya Savaşına katılımı için kamuoyu oluşturulması amacıyla bir kitap yayınlanmasını istiyor. Morgenthau'nun hatıraları ABD Dışişleri Bakanı ve bir gazeteci tarafından hazırlanıyor. Bu kitap, ABD'ye gönderilen dokümanların dışında abartılarak ve farklılaştırılarak hazırlanmıştır. Ancak Ermeniler, soykırım iddialarıyla ilgili olarak hazırladıkları bütün yayınlarda bu kitaptan yararlanıyorlar. Bu hatırattan yararlananlar, Lord Brist, Alfred Toyomby ve Alman Papazı Lepsiyus. Lord Brist'in raporları adıyla İngilizce yayınlanan kitap aynı zamanda Mavi Kitap'ın temelini teşkil ediyor."

T. AKYOL: "Bu hatıratlar doğru değil, değil mi?"

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "Osmanlı belgelerinde çok ilginç bilgiler var bununla ilgili. Ancak ABD Temsilciler Meclisi Kütüphanesindeki belgelerle karşılaştırmak ve doğrulamak gerekir. Osmanlı arşiv belgelerinde tehcirin tam içinde bulunan ABD konsoloslarının raporları var. Morgenthau'a gönderilen raporlar, Osmanlı istihbaratı tarafından incelenmiş, kopya edilmiş ve tekrar gönderilmiş. Örneğin Mersin konsolosu Edward Natan, tehcir büyük sıkıntılara

rağmen başarılı gittiğine, devletin bütün göçmenlere tren bileti ve yiyecek verdiğine dair bir rapor gönderiyor. Ancak Morgenthau kitabında bunun gibi raporlardan bahsetmiyor."

T. AKYOL: "Bu anıların gerçeği yansıtmadığını ve amaçlı olarak Türk aleyhtarı duygularla kaleme alındığını ortaya koyan da Amerikalı bir tarihçi olan Lorry. Morgenthau'un hatıralarında yazdıkları ile Büyükelçi sıfatıyla gönderdiği raporlar arasında çelişki var mı?"

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "Raporlar ve anıları birbirini tutmuyor. Lorry, bunu incelememiş ve karşılaştırmıştır. Tamamen yanlış, duygusallıklarla, ABD'nin o dönemki Avrupa üzerindeki çıkar ilişkileri üzerine yazılmış bir kitaptır.

T. AKYOL: "Fransa ile meydana gelen Adana olaylarının nedeni nedir?"

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "Osmanlı Devleti üzerindeki Şark meselesi konusu siyasi ve ticari çıkar ilişkileri nedeniyle Rusya ve Ingiltere'nin yanına Fransa'yı da ilgilendiriyordu. Fransa, Adana-Antep bölgelerini siyasi bölgesi olarak görüyor. Bu çerçeve içerisinde 1856 yılından itibaren özellikle Zeytun Ermenilerini desteklemeye başlıyorlar. Ceyhan tabularına göre Ermeniler, ABD ve Fransa gibi ülkelerden mali yardım alarak Adana'nın Sarıçam bölgesinde 800 bin dönüm arazi satın aldı. Ermenilerin elindeki bu kişiye ait mülklere el konulamayacağı için zamanla bir Ermenistan halinde teşkilatlandırılmak isteniyor. Ancak 2. Abdülhamit bu arazileri devletleştiriyor. Fransızlar buradaki Ermenileri kullanarak büyük katliamların yapılmasını sağlıyorlar. Bu türden katliamlara kendi arşivlerinde de rastlanıyor."

T. AKYOL: "Türkiye tezlerini savunan Bernard Lewis, Standford Show gibi tarihçiler şimdi sustular."

Prof. Dr. HALAÇOĞLU: "Zor duruma düştükleri dönemlerde biz onları desteklemedik. Özellikle yurtdışında ilim adına sizi destekleyen insanları yalnız bırakmamak gerekir. Onlar bunu, Türkiye'ye hizmet etmek amacıyla değil, tarihi gerçekler adına yapmışlardır."

(Bu ropörtaj CNNTÜRK televizyonundan aynen alınmıştır.)


* BU KONU HAKKINDA DİĞER BİR YAZI...

AYDINLARIN(!), ARPALIKLARI…

Yıl değil, hattâ ay değil hafta değil, gün geçmiyor yeni bir ulusal ya da uluslararası bir açmazla karşı karşıya bırakılmayalım. Ermenistan adlı komşu ülke ile ilişkileri normalleştirme yönünde özveride bulunarak ilk adımları atalım dedik, içten ve dıştan kaşıklar kepçeler başladı karıştırmaya tarih-coğrafya-din kazanlarını ve yepyeni bir kışkırtma ateş topu oluşturuldu.

Bu 'aydın' sıfatını kim verdi bu bozguncu kişilere? Kim oluyor bunlar da olmayan bir şey için Türk halkı adına işgüzarlık edip baskın bezirgândan 'özür dilemeye' kalkıyor?. Kim verdi bu zavallı zevata bu cesareti bu cüreti göstermeye?

İşte o lobici imzacılardan bazıları ve AB'den aldıkları avantalar:

Prof. Dr. Ahmet İnsel HYD 107,414,- Avro
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ÇYDD 193,548,73 Avro
Mine Kırıkkanat Gazeteci Yazar 70,000,- Avro
Prof. Dr. Atilla Yayla LDD 449,620,40 Avro
Şerafettin Elçi HYD 107,414,- Avro

Ertuğrul Kürkçü İPS İletişim Vakfı 809,760,- Avro
Prof. Dr. Halil Berktay HYD 107,414,- Avro
Etyen Mahçupyan Ekon. ve Topl. Tarih V. 1,032,921,35 Avro
Mehmet Ali Birand HYD 107,414,- Avro
Adalet Ağaoğlu HYD 107,414,- Avro
MAZLUMDER 81,735,15 Avro
Murat Belge HYD 107,414,- Avro
Ermeni diasporasına (kopuntusuna), Ermenistan'ın, 'Misak-ı Milli' sınırlarını parçalayacak hayallere hizmet edenlere 'tescilli Türk' damgası vurma çabası var... Ermeni kopuntusundan yana olan ihanet desteğini Türk olmanın üzerine yıkmaya çalışmakla belki de lobici imzacı-lardan fazla Türkiye'ye zarar verdiklerini anlayamıyorlar!

Sözde aydın bu imzacılar asıl Türkiye'den ve Türklerden özür dilemeliler, kafalarının karışık olması yüzünden yok yere bizleri hedef tahtası haline getirdikleri için. Ellerine kına mı yakarlar yoksa mum mu kendilerinin bileceği bir şey. Milletimizin onuruyla, kişiliğiyle, barışçı yaklaşımıyla, dünya kültürüne örnekliğiyle daha fazla oynanmamalıdır…

İstanbul'da sadece bir Ermeni öldürüldü diye yürüyüş yapıldı, "Hepimiz Ermeniyiz!.." diye naralar atıldı. Ama hiç bir insan kalkıp ta Azerbaycan'da Ermenilerin masum insanlara işkence ederek öldürdükleri için yürüyüş yapmadı, "Hepimiz Azeriyiz, Türküz" diye, bırakın bağırmayı, kimse seslenmedi bile… Yazıklar olsun!..

Mehmet Ali Sulutaş, araştırmacı, yazar, çevirmen
Soroslu değil Toroslu / 22.12.2008 Kuşluk vakti




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın savaş ve afetler kümesinde bulunan diğer yazıları...
İsrail'in Gizli Oyunları / Nazi Soykırımı

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
'Bap' Dünyanın Son Sayfası
Kitap Satma İşi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Yokluğun [Şiir]
Hayır Desende [Şiir]
Unutamıyorum [Şiir]
Git, Ama... [Şiir]
Kendime Mektup! [Şiir]
Ahhhhhh,yalancı Yarim! [Şiir]
Unuttum [Şiir]
Dar Sokaklar [Şiir]
Sinsi Bir Kış [Şiir]
Soluksuz Yollar [Şiir]


YETER ÖZHAL kimdir?

Yazmak yaşam biçimim, çizmek ise suskunluğumun çaresi.

Etkilendiği Yazarlar:
Etkilenmiyorum, sadece okuyorum.


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © YETER ÖZHAL, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.