..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Mektubum sanırım fazla uzun oldu, çünkü daha kısa yazmak için yeterince vaktim yoktu. -Pascal
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Dilbilim > osman demircan




19 Şubat 2011
Bir Millet Küfrederken, Söverken Değil, Severken Millet Olmalıdır  
osman demircan
Bir İngiliz'in tüm sevgilerini ve yaratılarını İngilizce ifade ettikten sonra, Türkçe küfretmesi gibidir milletimin yaşantısı. Bir millet küfrederken, söverken değil, severken millet olmalıdır. Millet olarak sevgiyi ve saygıyı yitirdiğimize göre, geride küfürden bir milliyetçilik kalmaktadır. Küfürle de sataşmayla da milliyetçilik olmaz, anca faşizm olur.


:BGJC:
Bir İngiliz'in tüm sevgilerini ve yaratılarını İngilizce ifade ettikten sonra, Türkçe küfretmesi gibidir milletimin yaşantısı. Bir millet küfrederken, söverken değil, severken millet olmalıdır. Millet olarak sevgiyi ve saygıyı yitirdiğimize göre, geride küfürden bir milliyetçilik kalmaktadır. Küfürle de sataşmayla da milliyetçilik olmaz, anca faşizm olur. Millet olarak, kelimelerin solunu da seçsek, sağını da seçsek, edeplisini de seçsek, cümle kurarken kelimeleri kurşuna dizmek istercesine yan yana getiririz. Böyle olunca da, ne zaman kişiler olarak yan yana gelsek, hemen bir çatışmaya gireriz. Edepli kelimeler edepsizleşir. Namus, tacizle, tecavüzle yan yana konulur. Ve sonrasında kelimeler kurşun gibi havada uçuşur. Tüm kelimelerin gerçek anlamları ölür. Geride hortlayan yan anlamlar kalır. Millet olarak, Türkçemizi tükürükleştirmekteyiz. Birbirimizin suratına tükürür gibi kelimeler savurmaktayız. Biz millet olarak Türkçeyi küfürleştirmekteyiz. Rujlu dudaklardan mal, salak, manyak kelimeleri çıkmakta. Sosyalistim diyen dudaklardan, ağzını yamulturum lan ifadeleri çıkmakta. Türkçenin adı değişecek bu gidişle. Türklan olur dilimiz. Benimle Türklan konuş lan demeye başlarız. Ben sosyalistim lan ibne! Ben muhafazakarım zevzek! Ben dindarım ulan kitapsız! Ben Türk'üm ey durzi! Ben Kürt'üm piç! Artık kendimizi böyle ifade etmeye başlarız. Örneğin dünya hakkında ne düşünmektesin sorduğumuzda: Orasına burasına koyduğumun dünyası deriz. Arkadaşın nasıl birisi diye sorduğumda ise: O tam bir orospu çocuğu cevabını veririz. Bu şekilde anlaşıp gideriz. En çok argo kullanan, en çok küfür eden mahallenin muhtarı olur. Minareden ezandan sonra namaza gelin ey cenabetler diye anons edilir. Selalardan sonra geberip gitti, zaten köpeklerle yatar kalkardı, it oğlu itti, denir. Millet olarak birbirimizi ana avrat söveriz. Ey güzel Türkçem, sen sevgi dili, saygı dili olmadıkça, bu millet faşist kalacaktır. Bu millet özür dilerim, nasılsın, bir sorunun mu var, günaydın, merhaba demedikçe Türkçeye ihanet etmeye devam edecektir. İhanet bir düşüncedir. İnsan ise, kelimelerle düşünür. Kelimeleri pis, iğrenç, arsız olanların dünya görüşleri de aynıdır. Küfürden ve sataşmadan ibaret kılınan bir düşünce dünyası, kültür bazında dünyaya ne verebilir. Düşünce olarak dünyanın niçin gerisindeyiz diyenler, millet olarak küfürbaz olduğumuzu görememekteler harhalde. Artık sanatımız da bu gidişe ayak uydurmakta. Sinemada ve tiyatroda belden aşağı ve oldukça şapşalca espriler seyircileri güldürmekte. Örneğin bir şovmen, hoşgeldiniz geri zekalılar dediğinde bunun çok zekice bir espri olduğunu düşünen seyirci gülmekte. Gülmezse anlamayan konumuna düşecek. Böyle olmaktansa çakma zekiler gibi anlamış görünmek daha iyidir diyerek gülmekte. Toplu gülüşmeler faşizandır. Tüm komedilerde faşizanlık vardır. Yetkili biri biriyle alay eder, tüm personel güler. Bir şovmen ya da oyuncu bir trajediye dikkat çekmek ister, insanlar güler. Şu an Türkçe trajikomik bir durumdadır ve millet olarak gülmeye devam etmekteyiz. Biz millet olarak, Türkçeyi linç etmekteyiz.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın dilbilim kümesinde bulunan diğer yazıları...
Fosseptik Çukuru

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Çelişki
Başkası İçin Ağlamak Zordur
Yazmak Deliliktir
Suç

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Martı Beyazı [Şiir]
Gözlerim Kan Davalıdır Her Geceye [Şiir]
En Ateşli Anımda Gel Yanıma [Şiir]
Öperek Beni Öldür [Şiir]
Kar Yangınları [Şiir]
Cayır Cayır [Şiir]
Söyle Neden Konuşmuyorsun [Şiir]
Kefenden Çiçekli Elbise [Şiir]
Gül Şarabı [Şiir]
Varlığın Sevda Yokluğun Fırtına [Şiir]


osman demircan kimdir?

Yüreğimin ve beynimin tavanında buluyorum, tozlu mısraları. Aklım bir çatı katı. Gözlerim yıldızlarla dolduğunda, bakışlarımın ışıltısı vurur satırlara. İşte o zaman, şiirler bir Samanyolu olur. Mehtaplı gecelerimi vururum gözyaşlarımla biriktirdiğim göllere. Her mısra bir dal gibi düşer, şiir denizlerine. Kızıl bir duyguya boğulurum o an. Akarım ellerinize.

Etkilendiği Yazarlar:
Herkes


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © osman demircan, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.