İlk Roman
102 görüntülenme · 463 ileti
Seda hanım, gerçekten çok saf bir yüreğiniz var:)
Sizi tanımam, yazılarınızla mümkün oluyor. Eleştirim kişiliğinize yönelik değil farkındaysanız. Sadece bir okuyucu olarak değil, şiir yazacak kadar edebiyatla ilgilendiğinizi anlıyorum. Ancak, seçtiğiniz uğraşının ana malzemesi dildir. Şiirlerinizi Türkçe yazıyorsanız, alfabemizde bulunmayan harfleri kullanmamalısınız. Böyle yaptığınız sürece, şiirleriniz ancak bir msn iletisi kadar ciddiye alınır, değer görür.
Dil yanlışlarınızdan ötürü bir edebiyat forumunda eleştiri almanız doğaldır. Çünkü duygularınızı, düşüncelerinizi ve en sonunda şiirlerinizi "bu forumda" bizlerle paylaştınız.
Dolayısıyla, kişisel meraklarınız bu forumda cevapsız kalacak, akıl yaşınıza uygun olmayan sorularınız kaale alınmayacaktır.
Ve ayrıca sıkılmak tekelinizde değildir, empati yapınız, anlayışlı olunuz.
Kolaylıklar diliyorum.
açıkçası ben ilk önce zaynep tanikoğluyla "zeynep hanımı ( zeynep gün )" karıştırdım yani sayın zeynep hanım " kişilik tahlilimi yardımcı olayım cümlesini sizin kaleminiz kustu sandım ki o anda ben de bi fena oldum "nasıl yani " dedim kendi kendime ( bakınız noktalama işaretlerine nasıl da saygım kusursuzlaşmaya başladı, kusursuzlaşmak sonsuzlaşmaktan tabi ki yeğdir)
bu yüzden ne yazabileceğime kendi kendime karar kılabilmiş değilim.
ama kişilik tahlili = devlet tahvili , bence böyle ...
merhabe seda bu arada biz uyumuyoruz, ama baygından az halliceyiz, sen şiirlerini gönder lütfen merakla izliyoruz,
Tekrar Merhabalar.Oncelikle edebiyatci olmayan ancak ilgi duyan birisi olarak bu guzel edebiyat sitesini keşfetmiş olmaktan mutluluk duydugumu belirteyim.Ben buradaki üçlü çekişme içinde yer alan Zeynep Hanım degilim.Burdaki guzel oykuleri okumak bana cok zevk veriyor.14 yillik egitimciyim.Kişilik tahlillerine ve karşilikli soz duellolarına girmeden , guzel oyku ve şiirlerinizi okumak istiyoruz burada.Herkesin zevki ayridir ama her zaman eleştiriye açik olmak lazimdir.
Ve,
nedir? diye sormk istediğim birçok şey.
"kişilik tahlili mi dediniz? yardimci olabilirmiyim?" sorusunu, soru ekini ayırmadan yazan 14 yıllık bir eğitimci,
"kusursuzlaşmak sonsuzlaşmaktan tabi ki yeğdir" tespitinde bulunun Kuzey Darıcı,
ve muhtemelen hangi Zeynep'i beklediğini bilmeyen bir Estragon.
Üçlü çekişmenin Zeynep'i, bu durumda sonsuzlaşmayı tercih ediyor efendim:)
zeynep tanikoglu ben zaten sizi zeynep gün hanımla karıştırmış degilim
sayın zeynep gün hanım acaba ne iş yaptıgınızı ögrenebilirmiyiz? türkçeyi bu kadar iyi kullandıgınıza göre türkçe ögretmeni olabilir mesleginiz
buarada kuzey bey sizi unutmuş degilim şiirlerimi yolluyorum zaten ama bu aralar biraz ara verdim çünkü şiir defterim bir edebiyat hocasında
herkese iyi günler :)
Sizce yazar olmak demek sadece kitap mı yazmak? ya da yazarken yaşayabilmek hatta yaşamadığını dahi yaşatmak mıdır? Ben sadece yazmak istemiyorum yazarken yaşanmayanı yaşamak ve yaşatmak istiyorum:........ Diğer tüm insanların gözlerinin içindeki gerçek yaşam çizgisini görmek kadar özgün ve monoton bir gün kadar basitken anlamlı bir insan olmak........gerçekten isteyen ve inanan tüm yazar adaylarına slm....
Bir merhaba ile tıklatyorum kapıları, sizler buyur demeden,başlıyorum anlatmaya;
Uzun süredir üye olmama ve okumayı çok seven iyi bir okur olmama rağmen,yazı yada yorum yazmak hevesli,hele ki yazar olma sevdalısı olamadım.
Ama bugün içimde bir dürtü,yaz dedi yaz.Gerçi henüz ne yazacağımı bilmiyorum ama bazı anlar olurya hani,hissiyatınız büyür büyür ve çatırdamaya başlar.İşte o an, yani hissiyatın çatırdamasıyla,kalem ve defteri buluşturup konuşturan ahengin, satır aralarına terk edilmesindense,bir forum sitesinde güncelleşmesi daha makul bir paylaşım olabilir diyen bir dürtü,bana merhaba dedirten.
Artık kısa markajlı bir heves mi,yada uzun bir yolculuğun ilk adımlarımı olur bilmiyorum. Ha bu arada, hala yazar olmaya dair,heveslerim yok.Sadece çatırdayan hissiyatımın,cümleye yansıyan ahengini ve gönül ergümanlarımı, paylaşıma sunmak istiyorum ve bu merhabamı okuyan,okur ve yazarların bir hoş geldin demesini diliyorum...
Beni çağırmadınız, ben kendim geldim.
uzaklardan size bir haber getirdim geldim.
Bıraktıklarınızdan, unuttuklarınızdan
Sımsıcak anılası günler getirdim geldim
Gömütleri andıran yapıtlarınızdaki
Yaşantılarınıza evler getirdim geldim
Tek tek, ayrık soluyan bitkiseller yerine
Yüzüne dönük, gülen yüzler getirdim geldim
Solarken suladığım, koparken bağladığım
Ölürken canlandığım, sözler getirdim geldim
HOŞGELDİM...
Yüreğimden gitme
Acıt biraz daha kalbimi
Ağlat beni
Aksın gözyaşlarım alabildiğince
Sana yakışır birtek sevgim
Benim yerim senin yanındır
Yüreğimden gitme
Geceler bile
Ayrılık kadar acıtmıyor
Seninle dolu şu yetim kalbimi
Gidişin unutturdumu sanki seni
Kalbimdeki resmini yırtıp
Attımı sanki bi köşeye
Yok sevgilim yok
Maziydi o günler diyemem
Seninle dolu günlerime...
UZAKTAKİ SEVGİLİYE
sensiz kaçıncı gecem oldugunu sorma
hiç saymadım sayacak gücümde yok
sensiz o kadar çok gece geçirdim ki
bu da onlardan bitanesi
şuanda birçok aşık
sevdiğini koynuna almış
geçirdikleri ayrı geçelere inat
daha sevgiyle sarılıyor
ben sana bakmaya kıyamıyorum
ama yanımda olmanı
geceler boyu gözümü yummadan
o hasrete o sevgiliye bakmak
doyasıya bakmak istiyorum
o bizi ayıran gecelere inat
seninle sabahlamak istiyorum
sana olan içimdeki hasret bambaşka
ey uzaktaki sevgili
sensizlige dayanabilecek
gücüm varmı? bilmiyorum
ama bende senin kalbindeyim
bunu biliyorum
en azından seninde içinde bulundugun kalbimle
hissedebiliyorum
seni ve sevgini...
Güvenip elini uzattığın aşk
Avuçlarına kocaman bir yalan koyuyor
Sevgine karşılık nankör kedi oluyor
Ayazdayım kış gecesi
Ellerin ısıtmadı hiç ellerimi
Dudakların hiç öpmedi
Hasretle sarılmadı hiç kolların
Yalnız geceleri atıp koynuma gittin
Uzak limanlara
Tutsamda gözyaşlarımı
Senin peşinden
Dalga olup vuruyor kıyılara
Çektim
Hem senin acını
Hemde hasretin acını çektim
At artık kalbimi
Elindeki acımasız kafesten
Kalbim cehennem ateşi
Kor yapıp gittin
Şimdi eller ısınsın
Sıcaklarında...