Şiire devam. 31.03.2005 20:49:19
--------------------------------------------------------------------------------
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Şiir Atölyesi
84 görüntülenme · 347 ileti
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
Şöyle oturun ve seslice okuyun bazen yavaşlasa da güzel bir çerçeve çizmiş...
Ellerimize sağlık ve de yüreklerimize...
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Ben yazacağımı düşünürken İmdat göndermiş.. Onun dizesini atlamış gibi oldum... Nida şiiri tam da benim toplamaya başladığım yere doğru topluyordu sevinçten ileti eklendiğine dikkat etmemişim:)
Düzeltelim..
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
buda benden olsun istedim. gizudan kopya aldım biraz tabi :))
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
(Yukarıda okuduğunuz dizelere eleştiri yapcaksanız, amenna. Diğer iletileri, diğer forumlara ekeleyin. Rica!)
Bugün seni hatırlatan hiç birşeye rastlamadım (naile)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
Bugün seni hatırlatan hiç birşeye rastlamadım (naile)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Naile hanım affınıza sığınarak ilk satıra eklediğiniz dizeyi uygun bir yer bulup yerleştirdim.
Bir de sorum olacak arkadaşlar ne kadar gidecek bu çalışma ? Memnuniyetsizlikten sormuyorum aksine çok memnun oluyorum.Yani yürek yüreğe vermiş şurada birbirimizi tamamlıyoruz ama son verip değişikliğe gitsek diye de düşünüyorum.
Ne dersiniz ???
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bugün seni hatırlatan hiç birşeye rastlamadım (naile)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Naile hanım affınıza sığınarak ilk satıra eklediğiniz dizeyi uygun bir yer bulup yerleştirdim.
Bir de sorum olacak arkadaşlar ne kadar gidecek bu çalışma ? Memnuniyetsizlikten sormuyorum aksine çok memnun oluyorum.Yani yürek yüreğe vermiş şurada birbirimizi tamamlıyoruz ama son verip değişikliğe gitsek diye de düşünüyorum.
Ne dersiniz ???
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bugün seni hatırlatan hiç birşeye rastlamadım (naile)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Lütfen eklemelerimizi son dizeye göre ardışık olarak yapalım...
Bugün seni hatırlatan hiç bir şeye rastlamadım (naile)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsızca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İmdat'la iletilerimizi yine çok yakın zamanda yazdığımız için ardışık olmadı. Yalnız ben yazdığım dizeyi Nida'nın yazdıklarını düşünerek eklemiştim bence arada da olmadı... Bence kaldıralım şimdilik. Sahibinin hakkıdır, yeniden eklemek... Bitirmek konusunda da yazıyordum sen benden önce davranmışsın, sildim hepsini... İlk dizeyi yazan (bu şiirde Kenan) bitirsin. Yürüyecek çok yol var daha... Son eklemeye kadar devam. Siz ne dersiniz?
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsızca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
Kenan son verene kadar devam edelim o zaman.Ama yeni konu bulmalıyız yoksa dağılır...
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsızca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İnadına yıkarak tüm tabuları
İnadına yakarak tüm gemileri
İnadına sıkarak kelepçeleri kollarımla
İnadına eriterek yangınları ( İmdat )
Kenan son verene kadar devam edelim o zaman.Ama yeni konu bulmalıyız yoksa dağılır...
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsızca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İnadına yıkarak tüm tabuları
İnadına yakarak tüm gemileri
İnadına sıkarak kelepçeleri kollarımla
İnadına eriterek yangınları ( İmdat )
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsızca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İnadına yıkarak tüm tabuları
İnadına yakarak tüm gemileri
İnadına sıkarak kelepçeleri kollarımla
İnadına eriterek yangınları ( İmdat )
Perilere inanmaya, uçmaya çalışacağım(gökçen)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsızca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İnadına yıkarak tüm tabuları
İnadına yakarak tüm gemileri
İnadına sıkarak kelepçeleri kollarımla
İnadına eriterek yangınları ( İmdat )
Perilere inanmaya, uçmaya çalışacağım(gökçen)
Yarının umutlarını alıp avuçlarıma
Ve çocuksu yanlarımı türkü yapıp dilime ( İmdat )