Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
amacın yağmur mu yağdırmak
o zaman ağla ey çocuk.
göz yaşlarına ortak olsun bulutlar.(gönül)
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
amacın yağmur mu yağdırmak
o zaman ağla ey çocuk.
göz yaşlarına ortak olsun bulutlar.(gönül)
Merhaba. İzedebiyattaki yazar sayfalarına gönderilen öykü, deneme vs ler ne kadar zaman sonra kontrol edilip aktif hale getiriliyor. Bu konuda bilgisi olan varsa...
Not: Bu arada bi tartışmanın ortasına bu tarz bir soru yazmak garip geldi ama forumlar içinde yazılabilecek en mantıklı yer burasıydı sanırım.
Işık ve sevgiyle.
Bir haftadir yoktum, merak etmislerdir bu adam öldü mü kaldi mi diye diyerek, okurlarimi merakta birakmamak icin bir mesaj atiyorum.
Tahmin edebileceginiz gibi yeni kitabimin basimi ve 57 dile cevirisi ile ugrasiyordum.
Ben, ilkonce kitabim basilsin zaman icinde yabanci dillere cevrilsin diye beklemeyi sevmiyorum. Ben kitabi yazarim, tamam mi , sonra butun dunya dillerine cevrilir, sonra basimi yapilir ve ansizin piyasaya girerim. Oyle, onu bekle, bunu bekle, yaz gelsin yonca bitsin, falan, fesmekan... Hayat gelmis geciyor, di mi efendim.
efendim?
sezai
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey çocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
Yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Biliyorum; her tarakta bezim
Her şarkıda sözüm
Güneşi dermek istersin
Geç be çocuk (nida)
Fevri davrandım, özür. Gelişen konuların sizinle ve benimle alakası yokken laf savaşının ortasında bulduk kendimizi. Son iki yazında bana yüklenmiş olmanın verdiği hükümle, ve seninle bir saati geçkin söyleşimizin ardından pes, dedim. Yine mi kazın ayağı? Bu kızmalar ve algısal aksaklıklar neticede konuşma ile bertaraf edilebiliyor. Sizin yapıcılığınızdan kesinlikle şüphem kalmadı. Sen büyüksün, af sana yakışır. Ve sevgili İmdat’ın başlatmış olduğu şiir dansına (becerebilirsek) seni ve tüm izi davet ediyorum. Bu gün kandil… Kavgalara son verelim. Birbirimizi nasıl çelme takacağımıza değil, yücelteceğimize bakalım. İnsan ömrü o kadar akışkan ki. Değme gitsin.
sayın zeynep küçük,
artık burda sizin metinlerinizi eleştirmeyi yapmayacağım,
size beyaz bayrak sallıyorum,
bu uzatığım dost elini isterseniz sıkın ya da sıkmayın,
zaten öykü diye eleştirdiğim denemeydi, yani boşuna onca şeyi yazmış oldum, pardon,
neyse efendim,
barış iyidir.
deneme
isim
1 . Denemek işi, sınama, deneyim, tecrübe:
"Bunun deneme olduğunu müdürden başka kimseye söylemediği için, ilk deneme fabrikayı birbirine kattı."- H. Taner.
2 . Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan eser:
"İlk yazı denemelerim için gazete bulmaya çalışıyorum."- F. R. Atay.
3 . edebiyat Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düz yazı türü:
"Öykülerimde, denemelerimde beni yazmaya iten yüreğimin taşmasıdır."- N. Cumalı.
Birleşik Sözler
Tdk sözlüğü diyor,
Kitap önermedim, şöyle dedim, öykü antolojileri alıp karıştırın, inceleyin,
Sayın Zeynep küçük hanım, alımlamaksa amacınız, ben size cevap yazmaya devam edeyim, ama amacınız saçma bir sürtüşme ise size yazmayayım, sanırım öyle değil,
İsa;
Tavrın eleştirildiğinde yanıtın tavır eleştirisi olabilir, neden gidip yazı eleştirisi yapıyorsun? Öylesine bir yazar seçip eleştirsen anlarım, bilgi paylaşımı denir... Ama çekiştiğin, çeliştiğin birinin yazısını eliştirmek, eleştiri olmuyor...
Zeynep Hanım;
Bu yazınız öyküydü, ben de okumuştum. Yanlış mı anımsıyorum, yoksa kümesini mi değiştirdiniz? Neyse kayıtlarıma bakayım... Deneme konusuna gelince, yazı forumda konuşuluyor diye söylüyorum, yoksa inanın tek laf etmezdim; bir deneme olarak yazısınız çok daha fazla bilgi eksikliği ve hata içeriyor, öykü olarak daha temiz... Ya da bir anı olabilir, belki...
İkinizden de ricam, bu konuyu daha fazla uzatmamanız yönünde. Anlamıyorum, İsa Kantarcı'nın kitabının gündemde olmasından rahatsız olanlar neden olayın daha çok gündemde kalmasını sağlıyorlar... İsa bir kitap çıkardı ve benim yazarlarımızla ilgili pek çok düşüncem değişti... Tekrar söylüyorum kafam karıştı...
Sayın Kitabım Çıktı,
(Yiğit lakabıyla anılır o bakımdan)
Eleştirirsiniz tabiki ama bunun için yorum köşesi koymuş site yönetimi,
gerçi forum da yorum yapmak sizin tarzınız...
Üstelik öykü diye eleştirdiğiniz benim 'deneme' mdir. DİKKATİNİZE
Kitap tavsiyeniz için teşekkür ederim. Önerdiğiniz kitabı hemen okumaya başlıyorum.
Ne de olsa sizin kitabınız çıktı.
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey cocuk
Yarına sevda ( imdat )
yarına umutla bak artık.
yarınlar hep güzel olur ey çocuk(gönül)
Katılan olmaz ise iki kişi de tamamlarız biz bu şiiri...
Ama herkesi bekleriz yine de...
Kaç yaşam kuşandın ey çocuk
Harmanlanmış öykülerin gizeminde
Somurtmalar düşmüş ellerine ( imdat)
Cebinde üç misket
Kaç geleceği kepeceksin
Kaç salıncak, kaç kedi var gözlerinde (nida)
Umutlarını ne yana astında
Uykuların bölük pörçük
Silkin ey cocuk
Yarına sevda ( imdat )
sevgili nida, ali beyle konuştum, parayı yatırmamışsın,
parayı yatırırsan kitabı yollar,
SAYIN ZEYNEP KÜÇÜK,
ben sizin öykünüzü koydum, eleştirdim,
önce öykü nasıl yazılır/nasıl yazılmaz bunu öğrenin,
öyle cırcır böcekliği yaparak yazar/öykücü olunmaz,
elbette eleştiririm öykünüzü, burası edebiyat sitesi, burası plaj değil, siz de mayonuzu giymemişsiniz, güneşlenmiyorsunuz
ya da burası kahvehane değil.
öykü antolojileri ele geçirip okumaya başlayın en iyisi,
Sayın Kantarcı,
Her taşın altından siz çıkıyorsunuz. Hem bana niçin siz cevap verme gereği duydunuz? Hani halk arasında bir laf vardır "YARASI OLAN GOCUNUR"
Siz niçin gocundunuz? Site sizin mi tekelinizde? Sadece sizin mi kitabınız var, yazarlarımız arasında?
Benim yazarlığıma gelince;
Siz jüri üyesimisiniz?
Yokta sınıfınız da not vermeniz gereken bir öğrenci olarak mı gördünüz beni?
Bana not vermek size düşmez. Sira ben size not vermedim. Siz kendi amacınızı açıkca ifade etmişsiniz:
"Sizlere sıkmak istemem, ikide bir kitabım çıktı papağanlığını yapıyorum, napayım, başka türlü beni bilmeyenlere de ulaşamam,
Kimileri bana papağan diyor,
Milyarlarım olsaydı, para verip televizyonlarda reklamımı yaptırırdım,
Milyarlarım yok, hiç de olmadı, ama benim erimeyen bir kararlılığım, yazma sevgim, yaşama duygum var,
Çok mu acıklı oldu yahu?
En büyük dileğim, kitabıma hücum etmenizdir, elbette,"
Size kolay gelsin Sayın Kantarcı,
Daha reklamınızı yapacağınız çok site var.
Eeee, koskoca internet...
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Bu şekilde giderse kısa zamanda muvaffak olursunuz İnşallah
Sevgili arkadaşlar, günlerdir forumdaki tartışmalarla ilgili ben de size küçük bir yazışmamı aktarmak istiyorum...
Bir forum sitesinde, "Türban" başlıklı bir bölümdeki tartışma sırasında yaptığım yorumdan bir kısmında söyle yazmıştım;
------------------------------------------------------------------
"Hükümet olmuş ama iktidar olamamış ne demektir?
Herşey sayısal çoğunlukla çözülemiyormuş demek ki...
Toplumsal uzlaşı da gerekiyormuş değil mi?..
Peki toplumsal uzlaşı, bazı kurum ve kuruluşları halkla karşı karşıya getirerek, sağlanır mı?
Devletin kurumlarını halk katmanlarının gözünde, rencide edici bir uslupla yererek nereye varılabilir?
Hükümetler, kesimleri uzlaştırmak için mi kurulur, yozlaştırmak için mi?
--------------------------------------------------------------------
Bir katılımcı arkadaştan ise yazdıklarıma istinaden şöyle bir yazı eklendi foruma,
--------------------------------------------------------------------
orkun;
sana ve dediklerine inanamıyorum!
Toplumsal uzlaşı diyorsun, halk ile kurumları karı karşıya getirmesinler diyorsun ve bu beyanatlarının hedefini de iktidar (pardon hükümet) olarak gösteriyorsun!
Atanmışların seçilmişler üzerindeki tasallutunu görebilmek için artık bu ülkede "ne" olmak gerektiğini ben asla anlayamayacağım...
Uzlaşı, hoşgörü...
Bunlar ne büyük yalan kelimeler!
Bu ülkede neyin hoşgörüsünden bahsedeceğiz? Yumruğunu sıkarak gelen biriyle tokalaşılır mı? Sıkılı yumruk açık eli devirmez mi? Neyin hoşgörüsü?
Peki ne uzlaşısı! Ne demek toplumsal uzlaşı!
Mesela meclis egemenliğine laf etme cüretine soyunanlara, en güzel cevabı veren meclis başkanının son derece haklı ve meclis onuruna sahip çıkan beyanatlarını da, o "toplumsal uzlaşı yapılması gereken kişi ve kurumlar" dediklerin alaşağı etmedi mi? Aşağılamadı mı?
Allah aşkına orkun ya...
Ne uzlaşısı bu? Kimin kimle uzlaşısı?
Sıkılı yumrukla tokalaşılır mı?
-----------------------------------------------------------------------
Ben de ona cevaben şunları yazdım...
------------------------------------------------------------------------
olaylara, duygusallığı bırakıp mantık çerçevesinde yaklaşırsan sanırım demek istediklerimi yazdıklarımı bir daha okuyarak, daha doğru tahlil edebilirsin.
------------------------------
Atanmışların seçilmişler üzerindeki tasallutunu görebilmek için artık bu ülkede "ne" olmak gerektiğini ben asla anlayamayacağım...
---------------------------------------
yazmışsın... seçilenlerle atanmışların bu kadar tartışıldığı bir başka ülkenin daha olduğunu sanmıyorum... bütün sorun, herkesin kendi sınırları içinde kalmak istemeyip, başkasının da yetkilerini kullanmak istemesinden kaynaklanmaktadır.
----------------------------------------
"Uzlaşı, hoşgörü...
Bunlar ne büyük yalan kelimeler!
Bu ülkede neyin hoşgörüsünden bahsedeceğiz? Yumruğunu sıkarak gelen biriyle tokalaşılır mı?"
------------------------------------
Tokalaşılır sevgili üçekim... ben çok tokalaştım... tavsiye ederim... toka'mla; yumruk atmak isteyenleri yere değil, yerin de altına saklanmak isteği zorunda bıraktığımı beni tanıyanlar bilir... Kimse bizim gibi düşünmek zorunda değil, ama kimse de bize düşüncelerimizi değiştirme hakkına da sahip değil... Olayları mantık çerçevesinde, sakin bir şekilde değerlendirdiğinde kesinlikle çözüm yollarını bulursun...
----------------------------------------
Bağırmayla sonuç elde edilseydi, futbol takımlarımız Avrupa Kupalarını toplardı. Zaten sorun birazd da buradan kaynaklanıyor; çünkü bu ülkede "çok bağıran çok kazanır"a inanılıyor....
-------------------------------------------
Allah aşkına orkun ya...
Ne uzlaşısı bu? Kimin kimle uzlaşısı?
Sıkılı yumrukla tokalaşılır mı?
--------------------------------------------
diyorsun... Son olarak tekrar söylüyorum, "İnan ki tokalaşılır"... En çok sevdiğim ve samimi olduğum arkadaşlarımın, benden farklı siyasi görüşlere, farklı futbol takımı tuttuklarına, farklı kültürel özelliklere, vs... sahip olduğunu söylesem inanır mısın?.. Bunu nasıl mı başarıyoruz; çünkü biz arkadaşız, ve arkadaş olduğumuz için sadece arkadaşlık yapıyoruz. Bir hayatı değil, beraberliğimizi paylaşıyoruz... Bu da bize yetiyor....
--------------------------------------------------------------
Daha sonra, o arkadaştan şöyle bir yazı geldi....
-------------------------------------------------------------
Teşekkürler sevgili orkun;
Uslubun içimi ferahlattı inan. Bir şeylere dair ümidimi artırdı. Kendi üslubumun -hangi gerekçelere yaslansa da yaslansın- utancına sevketti beni.
Ne yapalım. Kolay olmuyor eski yaraların kalkan kabuklarının acısına kolayca katlanabilmek, neylersiniz...
---------------------------------------------------------------------------
Bu eklediğim yazıları buraya kadar okuma zahmetine katlandığınız için çok teşekkür ederim... Sevgilerimle....