"Bilim o kadar ilerledi ki, yakında hiçbir şeyin mümkün olduğuna inanmayacağız." - Oscar Wilde"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
İzEdebiyat
Açık Büfe
sevgili Özgür Çekmer, bir sürü keşkeyi alt alta dşzmişsiniz ne hoş. ama bir ses uyumunun ötesinde anlam kazanamamış yazdıklarınız. keşke şöyle olsaydı keşke böyle olsaydı... iyi de olmamış işte... bu bir tarafa... siz benim o kısacık nottaki hangi sözcüğümden saygısızca, sevgisizce olduğum sonucuna vardınız. çok basit şeyleri anlatmaktan hoşlanmıyorum. çünkü o kadar basit ki anlattıkça karmaşıklaşıyor. ama güzel hatırınız için deneyeceğim sevgi ve sabırla: bahsi geçen sözü bilmeyen, duymayan kalmadı dünyada saksıdaki çiçekler dahil. ama sizinde kesinlikle katılacağınız gibi fikirlere karşı hoşgörü gittikçe azalıyor. burdan şu ısonuca rahatça varabiliriz sanıyorum: bazı sözleri geveleyip durmak o sözün hayata geçmesini sağlamıyor. size bir soru: kimin katılmadığınız fikirlerini savunmak için öldünüz? ve bir öneri: buyrun "Einstein' ın "Görecelilik" kanunlarını günlük hayata" taşıyın. tutmuyorum sizi buyrun... ve bir hatırlatma: bir yazıda birçok hatırı sayılırı isim geçince o yazı doğru ve tutarlı olmuyor. hepinizi sevgiyle kucaklıyorum...
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
"Voltaire bence geçelim bu sırça ayakları..." Yusuf Ziya Empedocles varlıkların, dört temel elementin(toprak, su, hava, ateş) değişik oranlarda birleşmesinden meydana geldiğini düşünmüştü. Empedocles' e göre bu dört elementi içine alan küresel bir evren vardı. O, evrenin, elementlerin ilişkilerini sağlayan, "sevgi" ve "nefret" denilen iki gücü içerdiğine inanırdı. Sevgiyi elementler arası bir çekici güç, nefreti itici güç olarak kabul etti. Ona göre üstünlük sevgideydi... (Kaynak: Cemal Yıldırım - BİLİM TARİHİ) Empedocles, milattan önce 450 yıllarında yaşamıştır. 2455 sene önce... 2455 sene sonrası... Keşke biz de sevginin üstünlüğüne biraz daha fazla inanabilsek... Keşke biz de insanların düşüncelerini özgürce açıklayabilmelerini "sevgi" ile karşılayabilsek... Keşke insanların yorumlarını "sırça ayaklar" olarak tanımlamasak ve küçük bir kıvılcım dahi olsa, bir saygı ve sevgi alevinin izini gösterebilsek... Keşke keskin eleştirilerimizi, nazik dillerle dile getirebilsek... Keşke Einstein' ın "Görecelilik" kanunlarını günlük hayata taşıyabilsek... Işığın boşlukta yayılma hızı(2.998 çarpı 10 üzeri 8 metre/saniye) dışındaki her bilginin, her gözlemin, her düşüncenin sistemden sisteme, mekandan mekana, kişiden kişiye değiştiğini, her düşüncenin göreceli olduğunu unutmasak... Keşke düşüncelere zerre kadar bile olsa bir saygı gösterebilsek... Bir kez daha Voltaire' in "sırça ayak" sözünü tekrarlıyorum: "Düşüncelerinize katılmıyorum, ama onları söyleme özgürlüğünüzü savunmak için ölmeye hazırım." Bir de Yılmaz Güney' den küçük bir şiir: Kini kuru yapraklara yaz, uçup gitsinler Nefreti karlara yaz, eriyip gitsinler Sevgiyi çocukların kalbine yaz, büyüyüp gitsinler... Bu yazı, forumdaki son yazımdır... Herkese en içten saygı ve sevgilerimle bezenmiş selamlarımı yolluyorum... ÖZGÜR
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
naile'nin TANIŞMA ODASI fikri güzel bence............ BİRKAÇ GARSON. ÇAY. VS. isa.
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Naile Hanım, İletilerinizi gönderirken forum katılımcılarının aklında nasıl bir tablo çizdiğinizi düşünüyor musunuz hiç? Kullandığı dilin bir bağlacının yazımından bihaber şair olur mu? Azıcık alçakgönüllülük sanatınızı kötü yönde etkilemez, inanın bana… Yazım yanlışı yapmayan insan yoktur, bir yanlışı ısrarla yapan insanınsa kendince açıklamaları vardır… Örneğin bir yakınım “Arkadaş ben ‘hergün’ lakırdısını ayrı yazamam,” diye bir yol tutturmuş gidiyor… Sorduğum zaman “Bu bir addır,” diyor, “Ayrı yazılmaz.” Bence böyle değildir, ama şimdi noktamız orası değil... Sizce de biz de ‘de’ bağlacını bileşik mi yazmalıyız? Bir ek midir bu bağlaç? Bu konuda karşı çıkabileceğimiz, ya da katılabileceğimiz görüşleriniz var mı acaba?
?
Esin Perisi
Yaratıcı Yazarlık
"Açıklanmadan kaldığında hangisi daha kötüydü: Hayat mı, Ölüm mü?.. Öldüğünde, benim de bir parçamı götürdü. Ondan sonra sıkışıp kaldım." “Merhumun eşsiz özelliklerinden bazılarını söyleyebilir misiniz?”...“Karısını gerçekten çok severdi.” Kız elini uzattı. Eddie düşen bir şeyi tutar gibi içgüdüsel olarak hemen uzandı. Parmakları buluştu ve Eddie’nin içini daha önce hiç yaşamadığı bir his kapladı, sanki kendi etinin üstünde yeni bir et oluşuyordu; yumuşacık, sıcak ve neredeyse gıdıklanır gibi. “Nasıl göründüğümü bu kadar çabuk mu unuttun?” “Seni hiç unutmadım.” “Benim hakkımda...ne kadar şey biliyorsun? Yani benim...ölümümden beri” ”Beni çok sevdiğini.” Ruhu eski duyguların tuzağına düşmüştü, dudakları titremeye başladı ve kaybettiği her şeyin oluşturduğu akıntıya kapıldı. Karısına bakıyordu, ölü karısına, genç karısına, kayıp karısına, yalnız karısına ve artık daha fazla bakmak istemiyordu. “Oh Tanrım, Marguerite...Seni o kadar çok özledim ki.” Aşk, yağmur gibi yukarıdan beslenebilir, çiftleri sırılsıklam eden bir neşeyle ıslatabilir. Ama bazen hayatın öfkeli ateşi altında aşkın yüzeyi kurur ve aşağıdan beslenmesi, kökleriyle ilgilenilmesi ve hayatta tutunması gerekir. Aşklarının suyu yeniden yukarıdan dökülmeye başlamıştı ve ayaklarının dibindeki deniz suyu gibi belirgin bir şekilde ıslatıyordu onları. “Yıllarca sevgisiz yaşamak zorunda kaldın, değil mi? Sevginin elinden alındığını, seni çok erken bıraktığımı düşündün.” “Çok erken gittin.” “Her şeyin bir nedeni vardı.” “Ne nedeni? Nasıl bir neden olabilir ki? Sen öldün. Bizim tanıdığımız en iyi insandın, öldün ve her şeyi kaybettin. Ben de her şeyi kaybettim. Sevdiğim tek kadını kaybettim.” “Hayır, kaybetmedin. Ben buradaydım. Ve sen beni yine de seviyordun.” “Kaybedilmiş aşk hâlâ aşktır. Yalnızca şekli değişir. Sevdiğinin gülümsemesini göremez, ona yiyecek getiremez, saçlarını dağıtamaz ya da dans edemezsin. Ama bu duygular zayıflarken, bir başkası yükselir. Bellek. Bellek senin ortağın olur. Onu beslersin. Tutarsın. Onunla dans edersin. Yaşam sona ermek zorundadır. Ama aşk değil." (Cenette Karşılaşacağınız 5 Kişi-M.Albom)
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
"Anlattıklarınız, karşınızdakinin anlayabileceği ile sınırlıdır" Sanırım böyle bir şeydi.. Zeynep, yorgun -de-mokrat :)
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
de'leri ve da'ları ayırmayı zeynep hanıma bırakarak diğer konulara girmeye çalışacağım... şimdiii... bu kitabı beğenmemişsin anladığım kadarıyla. yok yok beğenemişsin. kafam karıştı. ama okumuşsun galiba, yoksa okumadın mı? kadın cinselliğini sindirememişisiz. sindirsek güzel bir kitap mı olacaktı bu? cinselliğin sindirmek ne demekse... erkek cinselliğini sidirdik mi peki? aynı kitabı ahmet altan yazsa bir numara olurdu bizde de demişsin. de kitap zaten bir numara. problem ne? "Bizler kadın şairler olarak hala erotik şiir yazıp ta yayınlama konusunda şöyle bir durup düşünüyorsak, Melissa'nın kitabının bestseller olmasına şaşmamak lazım" bu cümleyi açar mısınız? hangi kadın şairler erotik şiir yazıp da yayınlarken bir durup düşünüyor? mesela sizin yazıp da yayınlayamadığınız erotik şiirleriniz mi var? neyse... ne dediği belli olmayan bir yazıyı için daha uzun bir yazı yazmak istemiyorum. önerim şu yazacaklarınızı kafanızda toparlayıp öyle yazsanız veya "sakla" demeden önce bir okusanız. siz de yazık, bize de, melissa'ya da, ahmet altana da... ps: bol de'li bir yazı yazmaya çalıştım örnek olması bakımından. aslında ateşe attım kendimi biliyorum. ya birini yanlışlıkla bitiştirdimse... ya ben de yanlış yazdımsa. ya da, ya da...
? Kitap Dünyası
biri saati son anda durdurdu. ve edebiyat dünyası kurtuldu. galiba...
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
bence geçelim bu sırça ayakları...
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
"Bir çoğu yanlış düşünür, bazıları hiç düşünmez, gerisi düşünenleri kötüler." -Voltaire- Saygılar...
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
"Düşüncelerinize katılmıyorum, ama onları söyleme özgürlüğünüzü savunmak için ölmeye hazırım." -Voltaire- Yürekten sevgilerimle
?
Devran-i Şairane
Yaratıcı Yazarlık
Güzel bir sitedir burası...Daha da güzelleşek yeni katılımlarla...
?
Devran-i Şairane
Yaratıcı Yazarlık
Çikolata kelimesi bile beni tebessüm ettirdi..Bu sıcak ve güzel karşılama için nasıl teşekkür etmeli bilmem ki..Kalıcı olacağım desem ..?...Biliyorum şu an "aman kalmazsan hatrımız kalır" diyorsunuz ama ben mısra doluyum:)))) Tüm yapıtları,tüm yazarları zevkle okuyorum..Harika bir site..İyi ki size rastladım.... Teşekkür etmekten dilimde tüy bitti ama Teşekkürler..)
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Sayın Diren Yardımlı, Gerçi forumun bu köşesinin açıklama kısmına teknik sorunları maile atın diye not eklemişsiniz ancak isterseniz forumun en üst ya da en alt kısmına Teknik sorunlarla ilgili bir bölüm ekleyin. Çünkü aynı sorunları yaşayan insanlar, belki mail atmaya gerek kalmadan bir takım pratik çözümleri orada bulabilirler. Birde izedebiyata yeni katılan mısra hn. Devran-i Şairane bölümünde teknik bilgi talebinde bulunmuş. Bende kendimi tutamayıp bişeyler karaladım. İsterseniz o şekilde bir bölüm açıp o mesajları taşıyın. Bunun yanında yeni bir forum köşesi olarak Tanışma odası gibi bişey açılırsa, yeni gelen üyelerden orada haberdar olunur. Diğer forum bölümlerinde konu karışıklıkları önlenir diye düşündüm. Saygılar. Naile.
Başa Dön