GİZLENMEK.
CESARETİ OLMAYAN İNSAN GİZLENİR.
SÖYLEYECEĞİ SÖZÜN ARKASINDA DURAMAYAN İNSAN GİZLENİR.
GİZLENMEK İÇİN, ADINI SOYADINI KULLANMAZ.
RUMUZ KULLANIR.
İNSAN ADI VE SOYADI İÇİN YAŞAR.
Bunlar kutsal şeylerdir, her yerde adımızla çağrılırız, yüreklerde adlarımızla birlikte çok şey yer eder.
İnsanlar tanıştıklarında önce adlarını söylerler.
BİR YAZARIN/YAZAR ADAYININ ADINI SOYADINI GİZLEMESİ OLSA OLSA KENDİNE OLAN GÜVENSİZLİKTENDİR.
Gizleyecek bir şeyleri olan insandan korkulmalı.
Açık olan insan, cesur olan insan.
Şimdi düşünelim, yazar/yazar adayı rumuz seçmiş: BALIK.
Neden.
Balık.
Balık denizde olur.
BALIK.
YA DA: PALAMUT.
YA DA: KALKAN BALIĞI
Yahu, bana bir öyküsünü gösteren kim, neden hayalet bir kimlik yaratmaya çalışıyor, KADIN MI ERKEK Mİ, nedir, neden gizleniyor????
EVLİ İSE, profilinde NEDEN EVLİ OLMADIĞINI GİZLİYOR?
NEDEN PROFİLİNİ SAÇMA/GERÇEK DIŞI ŞEYLERLE YAZIYOR!!!
KİM BUNLAR?
KİM???
Çocuk musunuz saklambaç oynuyorsunuz????????
Yazın adınızı soyadınızı????
NEDEN KORKU DUYUYORSUNUZ??????
SIKI ADAM AÇIKTIR.
BU KADAR BASİT.
Giz-len-mez!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
aşure kaynıyor kazan
kazana düşüyor sazan
duruma üzülüyor sezen
izedebiyat tan çekiliyor(zeliha)
çekilirsen küserler
niye burdasın derler
sana rahat vermezler
gitmeden sen bi düşün (naile)
böyle şiir olmaz. LATİN
olabilir çürük elmalardan şahane bir meyve suyu (İSA)
otostop çekiyor kırıklarım
Bilinmez bir şafağa olta atmış,
Kapağı sarı yetmişlikler. (latin)
Aya ulaşamayan kurtlar
Yavrusunu yermiş
Yerilmekte bir ince marifet
Diyeti bozuk bir reçeteymiş(nida)
şiir uzmanı olmuş
iz bilmeden konuşmuş
zaten herşey kokuşmuş
vahh ellerim yorulmuş(naile)
laf atmayı bıraksan
soframıza katılsan
aşure kaynadı kazan
kazana düştü sazan(naile)
aşure kaynıyor kazan
kazana düşüyor sazan
duruma üzülüyor sezen
izedebiyat tan çekiliyor(zeliha)
çekilirsen küserler
niye burdasın derler
sana rahat vermezler
gitmeden sen bi düşün (naile)
böyle şiir olmaz. LATİN
olabilir çürük elmalardan şahane bir meyve suyu (İSA)
otostop çekiyor kırıklarım
Bilinmez bir şafağa olta atmış,
Kapağı sarı yetmişlikler. (latin)
Aya ulaşamayan kurtlar
Yavrusunu yermiş
Yerilmekte bir ince marifet
Diyeti bozuk bir reçeteymiş
aşure kaynıyor kazan
kazana düşüyor sazan
duruma üzülüyor sezen
izedebiyat tan çekiliyor(zeliha)
çekilirsen küserler
niye burdasın derler
sana rahat vermezler
gitmeden sen bi düşün (naile)
böyle şiir olmaz. LATİN
olabilir çürük elmalardan şahane bir meyve suyu (İSA)
otostop çekiyor kırıklarım
Bilinmez bir şafağa olta atmış,
Kapağı sarı yetmişlikler. (latin)
aşure kaynıyor kazan
kazana düşüyor sazan
duruma üzülüyor sezen
izedebiyat tan çekiliyor(zeliha)
çekilirsen küserler
niye burdasın derler
sana rahat vermezler
gitmeden sen bi düşün (naile)
böyle şiir olmaz. LATİN
olabilir çürük elmalardan şahane bir meyve suyu (İSA)
otostop çekiyor kırıklarım
aşure kaynıyor kazan
kazana düşüyor sazan
duruma üzülüyor sezen
izedebiyat tan çekiliyor(zeliha)
çekilirsen küserler
niye burdasın derler
sana rahat vermezler
gitmeden sen bi düşün (naile)
böyle şiir olmaz. LATİN
yeni bir ortak ürün için varsanız konu izedebiyat ta neler oluyor?
aşure kaynıyor kazan
kazana düşüyor sazan
duruma üzülüyor sezen
izedebiyat tan çekiliyor(zeliha)
çekilirsen küserler
niye burdasın derler
sana rahat vermezler
gitmeden sen bi düşün (naile)
Toplumların kültür farklılığı sanırım kitabın da farklı yorumlanmasına neden olacak...Bir genç kızın, ergenliğe giriş itibariyle yaşadığı delikanlı deneyimler aslında...Aile sorunları, bedenini keşfetmeye başlayış, yalnızlık, karamsarlık, dikkat çekme isteği, aykırılık ve tüm bunların cinsellikte anlam bulması...Günlük yaşanılmış olaylar yada belkide rüyalar...Daniella'nın hırçınlığından, Claudio'nun şevkat ve sevgi dolu kollarına uzanan bir arayış aslında yada sevgi arayışı adı altında cinselliğin büyüsüne kapılıp fantaziler dünyasında bir star olma hevesi...Oluyorda, sonu içsel bir hesaplaşmaya götürsede kendisini. Mellisa henüz kimliği oturmamış, ergenlik sorunsallarıyla uğraşan genç bir kız aslında.Adı üstünde günlük...Edebi pek bir değeri yok ancak içinde cinsellik barındıran herşeyin prim yaptığı bir dünyanın hengamesi içindeyiz...Üstüne birde çıplak fotoğraflar eklenince...Ürün hazır, pazar burda, üstüne etiketi yapıştır ve gelsin paralar...Herşey para için.
Aynı kitabı bizde Ahmet Altan "Melissa'nın Yatmadan Önceki 100 Fırça Darbesi" diye yazsa idi eminim bizdede bir numara olurdu...Bizim kültürümüz kadının cinselliğini, kadının duygu ve düşüncelerini erkeklerden dinlemeye alışık...Belkide o yüzden de yadsınır bu kitap...Edebi yanı bir kenara, bir genç kız girdiği bedensel paylaşım aleminin içinde genç kızlıktan kadınlağa geçişini anlatıyor kendi ifadeleriyle...Evet gerçekten de bir kadının anlattığı belli...Ama bize ters, bizdeki ses getirmesi de bunlara dayanıyor diye düşünüyorum. Bizler kadın şairler olarak hala erotik şiir yazıp ta yayınlama konusunda şöyle bir durup düşünüyorsak, Melissa'nın kitabının bestseller olmasına şaşmamak lazım...Kültür, hoşgörü, sindirmişlik meselesi birazda...
Neyse ki sonunda kendini buluyor..
"Sonra yüz kere saçlarımı fırçaladım, annemin anlattığı.masallardaki prensesler gibi."
İyi kazançlar dilerim kendilerine..
yeni bir ortak ürün için varsanız konu izedebiyat ta neler oluyor?
aşure kaynıyor kazan
kazana düşüyor sazan
duruma üzülüyor sezen
izedebiyat tan çekiliyor(zeliha)
Bana mı dedin abla. Ben sadece ders alınacak yönleri var, dedim. Kitabın.
Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla cinsinden bir gönderme yaptım yazılarımda, bunun bazılarınca anlaşıldığını zannediyorum, ama ısrarla gülmeye devam edenlerin bunu görememesi ilginç bir durum oldu. Yazılarımda kimseye cevap vermedim, -bu detay gözden kaçırılmış olmalı- aksine fikirlerimi yazdım, bu mesaj da kimseye cevap değildir, yine kendi yazdıklarım üzerinden gidiyorum, madem üstü kapalı yazınca bazı insanlar anlayamıyor, o zaman açık açık yazmak gerekir, her kesimin algı yeteneği farklı görüyorum ki...
Yazdıklarım özellikle bir kaç kişiye iğne şeklinde gönderilmiştir, ancak hâlâ bilincin değil kişiselliğin ön planda tutulmaya çalışıldığını görüyorum forumlarda. Kişilere tek tek yazamam, bu bir kaç kişinin ortak mantığını yerdim, bazıları anlamasa da eminim ki o birkaç kişi anlamıştır. Yoksa şahıslarla laf yarıştırmaya hevesli değilim, bu iletilerin hiçbirini bir yazıya ithafen değil, ortada olan negatif ve saldırgan mantığa yazdım. İnsanlar kapalı kutu gibiler burada, kendi düşünceni söylediğinde bile kendilerine kişisel bir saldırı olarak kabul ediyorlar ve dosdoğru, usulünce anlatım yerine, pek de hoş olmayan, üstü kapalı, her yere çekebileceğiniz dilden ama bazen de çekmek bile istemeyeceğiniz kelimeler kullanıyorlar. Son forum yazılarının hepsi geçerli buna.... Antitezle gelmek yerine saldırganca üslup takınanların çoğunluğu dikkat çekici, insan ilişkilerinde bunlar birer sorunsaldır, işte bu yüzden forumlarda herkes birbirini ezmeye çalışıyor... En açık anlatımı bu!
Ders alınması gerekli.
Ömür İsfendiyaroğlu'na katılıyorum. Melissa P bir deha değilse ki değil sadece bir pazarlama ürünü. edebi bir değeri olduğunu sanmıyorum. kitabın önemli(!) bölümleri dergilerde yayınlandı zaten. ben de kitapçılarda ayaküstü birkaç gün okudum günlükten. tarih bizden "edebi eserden anlamayanlar" olarak bahseder mi acaba...
Yatmadan önce 100 Fırça Darbesi
İtalyan Melissa P'nin çok satan romanı
İtalya'da ve dünyada hatta ülkemizde bestseller olmuş bu romanı beğenmedim.
Zaman kaybı diye düşünürüm. Satış taktikleri açısından başarılı bir genç kız günlüğü o kadar... Seks her zaman olduğu gibi ilgi çekiyor. Edebi bir değeri olan bir kitap değil...
Mehmet Fuat'ın insanı geçmişe alıp götüren... Fotoğraflara baktıkça o günlerde olmak isterdim dedirten. Nazım'lı, Piraye'li , Kalamış'ta, Erenköy'de, Cihangir'de yaşayan güzel insanlar ve o güzel insanların bizde bıraktığı izler...
Mehmet Fuat'ın altmışdokuz yaşında yazmaya başlayıp, yetmişbirinde bitirdiği güzel insanları ve güzel anıları...
Zaman ayırmaya değer derim.
Sevgiyle,
Ömür
Gölgede Kalan Yıllar
Mehmet Fuat
Adam Yayınları
Syf: 623