Sayın Kenan editörü:
Size yaptığım saldırının özrü kabahatimden büyük. Ne hikmetse hep haklıyken, hatalı oldum. Ama siz haklıyken, sizi hatalı olarak sergilemem haksızlıktı. Kıvrak zeka oyunu… Beni üzen, ortada senin hiç suçun yokken, benim sana saldırmam. Dilerim bu son özrüm olur, özürler dostum. Bu mesajı senin postana atmak istemedim, sebebi okuyanların yaptığım hatayı öğrenmesi. Senden ve bu siteyi yaşatanlardan özür diliyorum.
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Her 10 yaşlıdan 9'unun psikolojik, 3'ünün de fizyolojik şiddetten şikayetçi olduğu belirlendi. Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Tufan tarafından yürütülen, ''Türkiye
Birinci Gerontoloji Atlası Araştırması''nın ilk aşaması tamamlandı.
Araştırmada elde edilen ilk verileri açıklayan Doç. Dr. Tufan, İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Trabzon, Adana ve Diyarbakır'da, 65 yaş üzeri 3 bin 500 kişinin katıldığı anketten çarpıcı sonuçlar ortaya koyarak, psikolojik ve fizyolojik şiddettin, yaşlıların günlük yaşamının bir parçası olduğunu söyledi.
-GELİNLERDEN VE KIZLARINDAN ŞİKAYETÇİLER-
Araştırmaya katılan her 10 kişiden 9'unun kendilerine psikolojik, 3'ünün de fizyolojik şiddet uygulandığını söylediklerini belirten Doç. Dr. Tufan, sonuçları şu şekilde sıraladı: -Fizyolojik şiddet uygulandığını belirten yaşlıların yüzde 78'inin ailesinin yoksul olduğu saptanırken, özellikle ailenin yetişkin genç kadın üyelerinin, yaşlılara karşı en fazla fizyolojik şiddet uygulayanlar olduğu belirlendi.
-Psikolojik şiddete maruz kaldığını ifade eden yaşlıların yüzde 57'si ise gelininden veya kızından şikayet etti.
-Yaşlıların yüzde 42'si doğrudan sözlü şiddete, yüzde 37'si ise dolaylı olarak sözlü şiddete maruz kaldıklarını söyledi. Fizyolojik şiddete maruz kaldığını belirtenlerin yüzde 21'i, aşırı kaba kuvvete maruz kaldıklarını, yüzde 57'si çeşitli derecelerde kendisine fizyolojik şiddet uygulandığını ifade etti.
-Uygulanan şiddet türlerinin, yaşlının ağzını parmakla kapatıp susmasını istemek, tokat atmak, tekme ve sopayla dövmeye kadar varabildiği de belirlendi.
-Fizyolojik şiddete başvuranların yüzde 89'unun ailenin erkek üyeleri olduğu saptanırken, bunlar yaşlının erkek torunları, oğulları veya damatları olarak ifade edildi
yaaa simdi gercektende ... bir kelimeyi az ucundan iki parmaamiz yardimiyla havada yakalayip masanin ustune yatirsak hemen basucu kitabimiz sozluge el atar kelimemizin kuyruk sokumunun bittigi yer yanina iki nokta ustuste kor sozlukten basmakalip klise bi tanimlamayi aldigimiz gibi oraya yapistiririz...
tanimlar tamlamalar... kucuk kucuk tanitici bilgi brosurleri aydinlatici etiket yafta info tuslaridir... binaanin kendisi degil maketleridirler... tenis oyununun kendisi degil raketleridirler ( hey yavrum bee bi elinden tutan olsa harcanip gidiyon buralarda)...
halbuki elimize eldivenleri ceksek konuyu teshis etme baabinda lamin ustune bi damla su damlatip kelimenin kucuk bi parcasini cimbiz yardimi ile cektigimiz gibi damlanin orta yere yatirip ustune lameli kapatsak sol yumukken sag gozlen mikroskopla bakip taniyi koysak teshis etsek.... labaratuardan cikip ameliyathaneye alsak ... damarlari kesmeden karni yarsak pankreasi dalagi gozden gecirsek bronslarda birikmis zifte katrana bakip omur bicsek...
sonra.... sonra sonra... gozlerimizi kapatsak bir an icin bize ogretilen her seyin yalan oldugunu varsayip kafatasimiz patlayana kadar ellerimizle kafamizi siksak ... ilk fiskiran islak solucanimsi dokuyu uctan tutup sag ele dolarken sol el isaret basparmagi yardimiyle beyni sikarak icteki posayi yere akitip bilgiyi sifirlasak....elimizi tekrar masadaki hastaya uzatsak kulak verip kalpteki atisi dinlesek aletsiz edevatsiz elimizle hissede hissede akcigerin inis kalkisa baksak ... iste aracisiz yalansiz dolansiz gercek bilgi deneye deneye gore gore kulaktan dolma degil... ari bilgi saf bilgi.. iste goz onunden hakikat perdesi aralandi butun sisler dagildi hersey kabak gibi ortada... iste kaf dagi yuzunden goremedigimiz zumrudu anka kusu iste pamukpirenses yedi cuce aha soordaki mutluluk denen nesne yanindaki gonul yarasinin ilaci aha omrumde bir arada gormedigim para... ne biliyozki hayata dair... belki gunes soneli 80 milyon sene oldu bize isigi yeni ulasiyor... belki gunes munes fasa fiso yukarda yanan koca bi ates o.. soyle buyucek testereyle gogun karni yarip kenarda kalan capaklari kirintilari yine buyucek egeyle torpulediler.. belki esas isigi veren ay arkasi bize donuk oldugundan goremiyoruz gunes diye bildigimiz yer dengine mavi renkli koca bir ayna tuttular ayin isigi ordan yansiyor ustumuze.. belki ay cok yakin bize burunlarimiz aya degiyor biz ileri derecede miyopuz goremiyoruz.. dustu dusecek tutamiyoruz... ne biliyoruz...
idarecilerimiz yoneticilerimiz hecucle mecuc hep kotu olmamizi istiyor belki.. belki aksama kadar dovuyorlar bizi .. gece yatinca unutuyor sabah olunca hic birsey hatirlamiyoruz.. belki ihtiyacimiz var bugazimizda ekmek kaldi yumruk yemesek yutamiyoruz....
kendini suyum buyum diye tanitanlarin tanimliyanlarin cogu yalanci cogu sarlatan yanilipta nasilsin diye soruyorsun iyiyim iyiyim diye cevap veriyor ne kadar iyisin senmi karar vereceksin iyi olup olmadigina baskasi sana iyi demeli senin kendi kendin degil... kendini hatip diye gosteren kelimeleri cilalayip cilalayip agzimizdan peyniri gagalayanlarin cogu sahtekar... kendini sair diye gosterip kelimelere anlam katip sembol yukluyormus.. bunlar bos laf salatasi beyim.. her kelimenin ardinda gercekte bir tek hakikat yatar.. butun anlamlarin disinda bir anlam katar.. o anlama taze kan pompalayan damarlar butunudur hakikat....
millet tanimida yanlizca dil din irk renkten gelenek gorenekten ibaret degildir tipki gunesin saridan yahut beyazdan ibaret olmadigi gibi aksam vakti kizildir ebem kusagini beline gecirdigi gun yesildir o mavis mavis gozleride vardir bazende ay arkasina saklanip gozlerini kapattigi gun kara olur isli camin isli tarafiyla baktigimizda burnumuzun kapkara oldugu gibi...
millet bir yana onu tanimlayan o tanimlardan en bastakinin dilin dili olsada konussa .. diller arasindaki farkin yanlizca kelimeler arasindaki farktan ibaret olmadigini her cumle yapisinin sentaksinin farkli oldugunu erkek disil cinsiyetsiz oldugunu bazi kutup kenar kosesinde ugultuya inlemeye benzer ses cikarip anlasan halklar bulundugu gibi bazen bagirip cagirip girtlagi parcalayan birbirinin kafayi gozu yarmadan anlasamayan milletler bulundugunu belirtecektir.. kavramlarin farkliligindan dem vuracaktir dili olsada konussa.. bozanin bozuldugunu telefonun televizyonun arabanin havanin suyun etin sutun duzenin bozuldugunu yumurtanin kaportanin kanin moralin motorun midenin bozuldugunu dilin bozulmadigini anlatacaktir.. aci biber yeyip buzuldugu isirgan otu corbasi icip putur putur oldugu gun mustesna kendini tutan yaylarin lastiklerin gevsemesi neticesidir oraya buraya dolandigi o disinda dondurmayi nasil yanliz kendisi icin yemeyip butune gonderdigini anlatacaktir uzun uzun...
milleti butunledigi varsayilan bir kac dil saklatmasi tanim olsa olsa zincirin halkalaridir ..
millet giydigi elbise caldigi enstruman kutladigi bayram gordugu ruya elma soyusu mendil yuyusu kavga dovusu naaber dedigiyle ictigi yedigiyle ayrilir kisim kisim ...
bir kisim millet baligi susi diye cig cig yerken bir kisim milletin gozu ottan pusurden baska gormeyip buldugu gogertiyi vejeteryenim ayagina - ye yesil yesil gor dunyayi isil isil sloganiyla ic ederken fransiz gavuru milletinin damagina hitap edense o yeserti icinde filizlenen sevimli kabuklu dostlarimizdir
italyan gavuru milletiyse akarsu icinden ne cikarsa arka bacagini yerim der.. uzakdoguda hoshos yeme millii gelenektir afrikanin palta girmemis yerlerinde birbirini yiyen milletler mevcuddur.. cin gavurunun en sevdigi tavuk ayagidir tavuktaki ayaktir yine bir millet vardirki ... iste iste sozum onadir en temel gidasi en temel beslenmesi dayaktir... o milletki... suveys kanali boylarinda aclik cekmis..
o milletki... adriyatik kiyilarindan cekik gozlu kizlar diyarina tohum ekmis bayrak dikmis o milletki
onlar onlar yedi duvele kafa tutmus anadolu bozkirlarinda bozlak okuyup bir kac kitada at yurutmus ... yedi yerden kursun yiyip olmemis asirlardir gozu yasli mendil curutmus... bu millet anayurdundan ortaasyadan vazgecmis dini samanligi degistirip islami secmis alfabesinden vazgecmis yerlesik duzene gecip konar gocer yapidan vazgecmis yavas yavas herseyden canindan vazgecmis dort seyden vazgecememistir... biri son siginagi kalesi turk yurdu .. golgeligi cati ortusu bayragi .. solugu sesi olmeden son nefesi yegane hazinesi dili ve sonuncusu olmaz olasi belasi dayak gelenegi...
ilk ana rahminden suzulup gozumuzu dunyaya acisimizla kicimiza ebenin vurdugu saplakla tanisiriz dayakla... bebe az bi kendine geli gibi olu ellenip ayaklanir sssst at onu eee pis .. yime ben sana alma demiyommu gavur bebesi sraaak... ananin bastigi civci olmezmis tesellisiyle ana dilinden once bebe ana dayagi ogrenmeye baslar ardindan calisan ebeveyne sahip bebeye daha yuksek dozda bakici kadin dayagi verilir ... ilk ogrenime baslamasiyla artik dayaga karsi bagisiklik kazanan cocuk okulda ogretmen dayagi yemeye baslayip patlayan kulak zarina sekiz yerden dikis atilan kasina yarilmis dudagi morarmis gozune bakilip ogretmenin vurdugu yerde gul biter diye daha cok dayak yemeye tesvik edilir...
nihaayet cocugun buyuk bir ozveri azimle canla basla verdigi mucadeleler semeresini verip yil sonunda karne dagitiminda eve 8- 10 kirikla donup koklu bir baba dayagi yeyip kolu kirilip hastanede alcili yattigi sure zarfinda ders calisip ogretmene yalvar yakar sinif gecirtilen cocuk ilkokulu zor ser bitiri bitirmez eti senin kemigi benim pazarligiyla sanayiide demirci otoboyaci mobilyaci marangoz kaportaci ustaya peskes cekilip esas dayak nasil olurmus yavas yavas ogrenmesi icin kendine sure taninir... bu sure zarfinda kalfasindan ustasindan yasca buyuk kidemli ciragindan sinirli musterisinden komsu esnaftan dayak yiyen cocugun zihni iyice acilip sanaati ogrenmeye baslar..
eve gec geldigi gunler babadan dayak yemesi ergenlige adim atmis delikanlinin kizin abisinden yedigi dayak yaninda sifir kalir... tipki arkadaslariyla ickiyi biraz kacirip komsulardan ardindan polisten dayak yemesinin yaninda lafinin bile edilemeyecegi gibi ... ardindan askere alinan milletimin en ufak parcasi bu birey .. bu bireyki oranin ana kucagi olmadigini asker ocagi oldugunu idrak eder bi sekilde askere gidip dayak yemeyen yok bende bol bol dayak yedim diye kendine ovunc vesilesi cikarir
asker donusu bas goz edilen bu zavalli maasum yavrucak ... yumruk yiye yiye yumruk atmayi ogrenmis bu zavalli frenkestayn kardesimiz .. artik teoriden uygulamaya gecme luzumu hisseder ... evde disine gore buldugu hanimiyla cosuguyla yaptigi alistirmalari tirubunlere tasir mac sonrasi karsi takim taraftarindan dayak yemeden futbolun zevkini cikaramadigi gibi gosterilerde mitinglerde polisten cop yemeden gercek mucadelenin yapilamayacaginin ayirdina varir..... o kadar dayakla icicedirki nihaayetinde muptelasi olup trafikte sen once ben once gececem n tut sirti kasindigi gece yarilari sonuna kadar actigi muzik sesiyle icip icip anirmasiyla ileri kriz evrelerinde can cekisen bir dayakmandir o... en tehlikeli akil hastasi olarak bilinirki tip dilinde sopa delisi diye anilir... dayak yiyemedigi zaman dayak atip sitiresten arinmasi mumkun degildir bu bireyin ileri yaslilik asamasinda elden ayaktan kesildigi icin cocuklarini torunlarini dovemediginden bu gunler icin yetistirdigi hayirli evlatlarindan sevkat bekler...
efendiler ey kutsal otuken ormani halki
emin aganin az uzun yazin uyarisina ragmen vakit darligindan kisa tutma zorunda kaldigim yazimda konuyu dikkat ederseniz ozetle ele aliyorum aslinda dayak cok yonlu ele alinmasi gereken bir konu
dayak yemeden onceki salgilanan adrenalin.. gecmek bilmeyen saaniyeler ha vurdu ha vuracak beklenti gerilimi yeme sonrasi haz harekete gecen kaslar sonrasi vucudda isinma terleme zararli atiklarin disa atimi... doyum ... duzene giren mekanizma.. ileri evrede aliskanlik yaparsa vakti saati gelince yemeden duramaz... baazisinda yan etki yapar ancak bununda iyi taraflari vardir intikam alma duygusuyla harekete gecen beyin nasil dovebilirim diye planlar yapip dusunme yetisi kazandirir beyne yararlari saymakla bitmez.. ancak usulune uygun dayak atilmali bel altina hayaalara vurulmamali .. isirma cifte atma cirmalama gibi yakisiksiz dayak atilmamalidir...
simdi gercektende kisaca ele aldim saadece akranlarimdan yedigim dayagi anlatsam burdan donetskten angaraya yol olur.. kac gundur sirtim kasiniyo tatli tatli hayirdir insallah... santiyede kavga etmedigim dovusmedigim adam kalmadi simdi hepsi benle kus dargin karsilasmamak icin yol degistiriyorlar... aksam carsiya cikiyom soyle agiz tadiyla bir dayak yemek icin ugrasiyorum .. ukraynalilari o kadar tahrik ediyorum kibarca gulumseyip cekip gidiyorlar.. bu kadar sinir bozucu millet olamaz yaaa... aptal aptal ellerine birer kitap almislar aksam aksam is donusu otopoa minubus tramvay icre onu okuyorlar ... insan bu kadar ruhsuz olamaz... halbuki bizde olsa gecenlerde bir bayana oturacak yer vermedigi icin oturan yolcuyu bicaklayan centilmen ayaktaki yolcuyu okumussunuzdur gastelerde televizyonda... kapiyi sert kapattin bozuk para vermedin diye racon kesen soforu en arka koltuktan firlayip yumruklayarak yere indiren kizgin yolcuyu gormeyeniniz hemen hemen yoktur... dayak bizim olmazsa olmazimizdir... ben seni yeeemeeedeeen doymam doymaaam doymam doymaaam gizilcik sopaaam...
gercektende durmus dayi halami dovmek icin angaradan otoposa atlar kasabaya gelince cip tutar koye varir dedeme selam verip kayin baba avradla az bi gonusacadim deyip assaada kendini bekleyen cipci naadirin cipe halamla biner hic bir sey soylemeden angaraya demete varir eve girince ben sana babangilde bi gun kalip donecen demedimmi diye dover aksam yemegi vakti gi kotu avrat hani ne yemek yiyecez caniiyn istedigi bi sey varmi aliyim geliyim diye gonlunu alirmis... sabahta caya seker atmadin diye dovup baba evine geri yollarmis simdi ikiside hicaza gittiler halam bunlari anlatirken guler acaballahim o zaman hic aklim yokmuyduki istesem ben bu gokak herifi dovemezmiydimki der ( gercektende muhide halamin boy pos kendimi bildim bileli ve haala su an yasliliklarinda durmus dayimin iki katidir) emme biz babadan anadan oyle gormedukku gocaya el galkmaz oyle deelmi surmeli ekligim der durmus dayim gi kotu avrat simdi tokatinan bi girisirsem der su bitik yasli haalinde biz guleriz... gercektende akrabaalar icinde dayak yemeyen aile bireyi hemen hemen yok gibidir .. her iki teyzemde en fazla dayak yiyen bireydir.. teyzemin esi rahmetli hakki dayi kotu insanmiydi... hayir... su an bile saygidan ziyaade sevgi ile hatirladigim bir aile buyugu idi.. evi misafirle dolup tasardi kim gelirse gelsin kapiyi o acar gozlerinden ates fiskiran haaline tezat gulerek buyur eder buyuk bir alcak gonullulukle egilir istisnasiz kim olursa olsun ayakkabisini egilip alir yuksekce ayakkabiliga kordu.. icerde o kisi oturmadan oturmazdi.. yakup dayida oyle...elbette egitimsizdiler...okuma yazma bilmezlerdi ancak kuran okumayi bilirlerdi hesabi ve rakamlari tanirlardi.. bence kanimca egitimden ziyaade aldiklari kultur ana babadan oyle gordukleri birde cevrenin etkisi ile ilgiliydi sanirsam..
gercektende bilen varmi bilmiyorum kina gecelerinde bizde ilginc ilginc oyunlar oynanir... soz temsil... seherde dugune gelmis toy bir kurban bulunup arkadaslar arasinda eglenecez sen su iki kadinin kocasi olacaksin diye kadin basortusuyle yuzu kapatilmis iki erkek gosterilir basina havlu gecirilmis biri imam diye tanitilip guyaa nikah kiyarken bizde adet boyle gerdege kadar damadin eli baglanir diye elleri arkasindan baglanan toy kurban nikah kiyimi muteakibinde yanyana yatmis yuzleri esarbli iki erkegin arasina boylu boyunca uzatilir.. guyaa kadin olan kadin esarpi giymis arkegin biri sesini inceltip benimlemi yatacan erkegim benim diyince seherli yer yurt adet bilmez toy kurban evet der demez diger kadin esaroli erkek basardi tokadi ben nerde kalicam oyleyse diye.. toy yalvar yakar tamam senle kaliyom deyince bu kezde ilkinki basardi samari.. sirita sirita bakar seyreder cok eglenirdik... gercektende dugunde davulcu dovmek gelenekti bizde davulcular bizim civara iki misli fiyata gelirdi makaami tutturamazsa davulun gafada paralanacagini bilen davulcu tokmagini curuk tahtadan alir getirirdi.. dugunde sin sin atesi diye buyuk dev ates yakilir ates etrafinda oynarken hizla gelen biri digerinin sirtina vurmak icin hizla gelirken oyunu oynayan birakip kacmaz hamleden kurtulma icin atesin sola saga bi yana doner savabilirsa devam eder savamazda yikilirsa oyunu birakir vuran oyuna katilir ardindan onu devirecek bahadiri beklerdi...
bingoz koyluleri ile hotmaz bayirinda mera icin yapilan kavgamiz meshurdur bingozlular urus gavurunun topu gibi tas atiyorlar diyorlarmiz bizler icin .. ertesi gun bizden biri carpismanin yapildigi dusman koyun geri puskurtuldugu koca cay kenarina baliga gitmis bi taane bile balik tutamamis ama dusmanin kacarken dusurdugu ne kadar ceket pantul don balta tahra caki cakmak ayakkabi heybe varsa serpme agiyla tek tek cikarip ganiimeti eve goturmus... gercektende kibrit oyunu diye koy odasinda oyun oynardik kirpitin dusus sekline gore kimi miktar kimi candarma biri vaali olur dayak gelirse belden sokulen deri kalin kayisla muktarin emre gore hafif ortasekerli alafli seklinde candarma olmaya hak kazanmis sahsin insafa el siddetine gore eline kemerle vurularak allah ne verdiyse... dovulur eli siziltisiyla kibriti sonraki ellerde duzgun atamayip alti yedi el dolanilir dayak yer en son candarmaligi yada mukdarligi alip az once kendine dayak atan yada attiranin el soyulup deri yuzulene kadar vay haaline.. bogazlanmis cocugun kani gibi akti zaman da yazmistim ananin babanin hakedemeyip koye sepetledigi para mazaarat bebe belik mektebin yaz taatilinde koyde teror estirir hasere gibi bag bostan dagilir bahce yaagmalar bekciden bostan sahibinden dayak yerdik .. simdi gercektende su yasa geldim aklim basa geldi ... asiriya kacmamak kosuluyla gunu birlik yenilen bir iki tokatin tekmenin sinirsistemi duzensizliginden kan dolasimi bozukluguna yuksek tansiyona sekere hazimsizliga uykusuzluga deyin sayisiz yarari vardir bence...
bakin benim bu kadar ince fikirli olmamda yedigim dayaklarin cok etkisi vardir
bu kadar saglikli dusunebilme yetisini yedigi dayaklara borclu olan ben fizigimdeki kusursuzluguda bakin.. bakin... gel gel yakindan bak dayak sayesinde edindim bak bak profilden bak...
simdi yaa gercektende atasozlerimize bile girmistir dayak cennetten cikmadir dogulmeyen denenin asi olmaz gibi ... insan karekterinin oturmasinda kisiliginin gelismesinde dayagin onemi yadsinamaz keske kizlarida alsalar askere onlarda hayati tanisa bilse yerinde atilan dayakla muhatabin mutemaadiyen sikinti veren rahatsizlik verici davranisindan korunuldugu gibi toplumda huzursuzluk yaratan kisilerin caydirilmasinda onemli rol oynar buyuklerimizden biri esref pasa bunu nush ile uslanmayani etmeli tekdir dizeleriyle dile getirmistir gercektende dayak yemeyen bir toplumun ayakta kalmasi dusunulemezde ginede sanki yaslilarimiza karsi biraz daha anlayisli davransak iyi olur gorusundeyim annen hayat kadini bile olsa yasliliginda bakacak durumun yoksa geneleve sirtinda goturmelisin telkini veren bir islam terbiyesi ebeveynin karsisinda ooof diye sizlanmaktan dahi men eder.. gercektende bir ayagi cukurda bugun var yarin yok savunmasiz bakima muhtac bu insanlar birakin oz be oz ananiz babaniz ebe dedeniz olmayi tanimadiginiz kisiler bile olsa birakin siddeti hor gormeyi kotu soz soylemeyi biz onlarin yasina gelince nasil duruma dusecegimiz kaygusuyla hurmette saygida kusur etmemeli herseyden once insan olmanin getirdigi sorumlulukla otobuste dolmusta yer vermeli yoldan karsiya gecerken gerekirse koluna girip yardimci olmali bunun bize verdigi vicdani rahatlamayi iliklerimizde hissedip kucuk mutluluk parcalari almaliyiz hayattan hal hatirini sorup hayir dualarini almaliyiz .. gercek turk gelenegi bu olmali bence ... bu disinda kusluge darginliga paydos kavgaya devam ... kafa goz yarmaliyiz yeri gelince bence.. cok zaman olduren degil olen sucludur bence... gercektende haziran temmuz toparlanirda insaat donerim yurda umut ederim soyle karsidan sertce gelip omzuma vurup bana davetiye cikaracak birilerini ozledim... bu gun secim arefesi yanikovicmi olacak timashenkomu lushenkomu belirsiz millette gerilim bugun umutla bekledim nerdee.. kismet nasip... ey milletim can sikintisindan catliycam bi gun bu diyari kuffarda allahtan internet diye bir sey varda hic olmassa agiz dalasi neyi yapiyom arada bi gerci sahicisi dalasin yeri tutmuyoda hic olmassa az bi sitiresim neyi atiyom konuyla ilgisi yok ama ornek teskil etmesi bakimindan onuda veriyim ekte cokca selam herkeze...
a simdi gercektende.. evvelki gun -27 derece oldu hava o gun aksama degin saz caldim sogukta... otu basi acik bi insaat sozde yazin yetistirememislerde felan fistik kaba halde kolon kiris kat betonu atmislar oyle kalmis ne duvar ne kapi nede baca... her yan acik ... bize vermedikleri esirgedikleri isimaklari 17 kat yuksekte olacak ofis binasi insaasi icin ( su an 6. katta) kullaniyorlardi branda cekip kalibi cakip hasir demiri doseyip betonu atiyorlardi... gunluk bir tonu askin mazot ( isimakcilarin ifadeye gore) beton priz olana degin yakiliyordu ... ( o harcanan mazot parasinin yarisinin yarisiyla eninde sonunda kaplanacak dis cephe kapatilip cami cercevesi konulabilirdi o kadarda para artardi demekki kazaniyorlar...) gecen benim nizamiye bekcisiyle papaz oldugum gun ickili olarak geliyorum seklinde damgalandigim gunun ertesi sabahi gece isimak bekleyicinin sabah 8 de gelecek gunduzcuyu beklemeden 7 de kahvaltiya gitmesi sebebi neticesi ile bir saat icinde kolon demiri betonu atilmis kat beton kalibi cakilip hasir demiri dosenmis ancak kat betonu atilmamis ancak kolona atilan betonun donmamasi icin sekiz on isimagin calistigi branda icinde isimagin artik hangisi tutusturduysa brandayi kalip tahtalarini benim geldigim saat 7 30 da henuz 15 20 metrelik alan icindeydi .. ben gibi is elbisesini henuz giyinmemis yemekhanede karnini doyurma yerine alisilmis disi bir kahvalti yapmayi tercih eden arkadaslar yangini seyrederek karin doyuruyorlardi.. seyretme yerine tutusan kismin az ilerisinden direkler tahtalar ayrilip biraz kontrol altina alinabilir turk sermayesi korunabilirdi onlarda bi caba gormeyince bende seyretmekle yetindim .. simdi gercektende firma yalakasi diye adimin ciktigi bir yana kisisel sondurme girisimine soyunsam sarhos geziyo soylentisinden gayri birde deli diye nam salardim adim deliye cikardi o icin cesrret edemedim gercektende agzima icki surmeden yurumeme bakip sarhos diye damgalayan bekci gercekte sarhos olsam ne derki oda ayri merak konum kimbilir ortaya ne matah bi sey cikardi :0(( ) itfaiye 8e on kala damladi o zamana degin isimak depolari infilak edip mazot parliyor her tarafi cehenneme ceviriyordu .. kameralar geldi ukrayna tvleri gosterdi velhasil yandi bitti kul oldu turk isci emegi milli servet... isimak bekcisini ertesi gun sutladilar benim gonlumde yatan aslan sarhos diye itham eden bekcinin sepetlenmesi yonundeydi nasip kismet ... o gun en veciz sozu yanimizdaki ermani gavuru gena soyledi ne guzel odun bulma sikintimiz bitti catidan assagi dusen yanmamis odunlari yakariz dedi ... kendini uyardim aybediyon dedim.. o gun korkudan ates yakamadik ondan evvelsi bi kova teneke icinde yakip ardimiz donsada az bi el ayaag isitiyoduk ertesi gun asiri soguk bizi mezer hirsizligina itti gittik o yangin artigi parcalardan az bi tutusma asamasinda ortalik ana baba gunu oldu poroje muduru yasak etti diyen sefinden yardakcisindan bissuru firca yedik kemiklerim dondu boru degil eksi 27 ayakkabi beton gibi oluyo esnemiyo robot gibi adim atiyon burun hissiyati yitirdi sumuk bi sarkiyo taa dudaama allahtan igrenc yesil felan degil su gibi ag pag.. az bi burnum ucunu siliyim diye isaret parmaam basparmaamla yara olmus ucu sivazlayarak burnu incitmeden sumugu burundan ayiriyom kolumla dudaaga yapismisi temizliyom ...184 kisinin dondugu gun yanlizca donetskten 4 ceset cikti ... artik timosenkoyu sececeklersede yusenko devam edeceksede su secimde gelsin ulasima bi cozum neyi bulsunlar artik itis kakis git gel iceri girme bi dert disari cikma bir dert az yurume kapagi net kahvehaanesine atiyom yariyol.. dun forsaya cene yetistirdim otekilere gelemedim baglanma ayri dert hurafeye itikatim yok 13 lomerolu komputuru verdiler ondanmi bilmem az biraz bakindim yanit veriyim dedim onuda gondermeyi basaramadim.. kapandi ciktim... simdi yaa gercektende seyh ucmaz ucururlar ... adamlar kendi kafalarinda beni oyle ucurmuslar oyle milliyetcilik suyculuk buyculuk misyonu yuklemislerki bana ben neymisim aabi diye kendim kendimden korktum .. vaktiyle nickimin basi diye bi yazi yayinlamis rk olan nikimin basindaki pantu nun pantulun rahati kumastir sozcuklerinin kisaltimindan elde edilim oldugunu belirtip bi pantul macerami anlatmis ( gercekten sanalda kaybolan o denli yazim icinde klasor olusturma oncesi kayboldu gitti ) yaarin coluk cocuuma belki bisey birakamam ama serefli bi isim birakirim diye kalkip patentinide alamadigim nikimin adres uzantilari bile heklenince o yazilarda gitti elinde olan varsa verirse minnettar kalirim... gercektende maalum koro cikmis sartli refleksle agiz kenarindan salya salmakta...
vurun efendiler vurun... yarin kafa gozumu vur kardes vur sende vur surda saglam bi kac disim var onuda sen kir .. ellerin dert gormesin hah kir burnumu portlet gozumu ... eee pes yaani hadi cakal feridunu anladik o cakkalligini yapiyo.. bi kac tilki beni yere yikarda acep az bi kan yaliyabilir les yermiyimki diye..
fakat su dokuntuye ne demeli gelmis benim kilisenin duvara isiyo...
- lan sayin dokuntu bey kardesim su sira hic burnuna kesif bi toprak gokusu neyi geldimi len ?? hic leylek neyi gordunmu havada heee???... velaa havle velaa guvveten
gwxs gibi kadirsinas akli basta ehli sunnet akli selim kisi cikmasa bunlarin tek merkezden yonlendirilmis algilama izan idrak kapasitesi olmayan porogramlandigi bicem muhalefete odakli robot oldugunu dusunecem... icimden seytanda - bakma bu isim enfilasyonuna buda o bicim bi deliki 8- on isim adi altinda kendi gibi kalabalik hemfikir varmis gibi gostermeden zevk alan ayri tur pisikonevroz diyor... gercektende mumkun bu baska tur olamaz baska tur dusunulemez... qwxs yi ayir otekilerin bu denli cahil olabilecegini sanmiyorum... bi konunun bu kadar ici bosaltilabilir carpitilabilinir anlamca saptirilabilinir pes yaaaniii..
tasiyici rahip olmaliymis rahip niye tasiyormus ... peaaah .. bes yasinda barnag gada bebe bunlardan akilli .. kilise rahibi tasiyamazda o icin ... simdi ben bunu dedim maalum koro sazan halinde zipliyacak rahip niye kendi tasimiyomus parasimi yokmus kamyon agir geliyosa taksi tutsunmus felan fistik... yuh yaaaniii...
hamal papaz degil avrupa idi .... kara kita ise karakutu... oyleyse sen kimsin ben kimim ???... camursa humuslu toprak.. ooof yaani...
el insaf yaani forsayada soyledim kendi kendimlen celiskiye dustugumu itiraf ettim .. o havlar diye bendemi urmeli idim ana fikir oydu cok yerde fikir ortaya surmedim parantez acik biraktim aralik kodum... hirsizin hicmi sucu yok??? amac sizde uzum yeme diilki yol kardes yol surda taa tepede bi tutam sacimi kaldiydi onuda sen yol ... helaal olsun ne diyim ... yaani bu kadar demagoji yapilabilir bu kadar taaruz edilebilinirdi ... butun dunya tepki gosteriyo dedim kendi capimda nacizane tepki verdim bari dinime soven muselman olsa bu kadar isaci dan isaci isevi oldugun bilmezdim bilemedim efendiler... al surda az iman kirintim vardi sok kardes burnunu icine karistir onuda sen cikar.. hayir imanimin muhasebesini benden iyi bilip defter tutuyonda o icin ... ote tarafa hamala en ufak laf yok onun kendi inancsizligina laf yok onun hakiki inancinin su olmasi gerektigine katilim yok o devre erisilse belki soyle soyl;e olabilirdiye yanasim yok... en basit tartisma hilesi kisilige saldiri saldir kardes saldir vur abaliya .. hipotezden yola cik varsayimin hukuksal dayanagi olmazmis ne gam .. surda iki saglam kulagim kaldi onuda sen kopar... cikarabildiginiz anlam maana anlayis bu yaa helaal olsun...
Dilini ayakkabılarını kullandığından daha kötü kullanan yazarlar... değil!
Düşgücü ve yaratım yeteğinden yoksun ozan bozuntuları... değil!
Kendini sanatına adamış insanların azlığı... değil!
Politik açmazlarla karışmış kafalar... değil!
Hayır, ne ilgisi var...
Yazıların onaylanmaması.
Teknik aksaklıklarla zamanında ilgilenilmemesi.
Bedelsiz sorumluluk altına giren insanların birer işletme çalışanı performansı göstermemeleri.
İnsanın bir abdest bozma ihtiyacı oluyor, bir de ağzını bozma... Bunu da öğrenmiş oldum...
Saygılar, diye ünlüyorum yani...
Sayın Örsan Baydar;
Kullanıcı bilgilerinizi kenansahin@izedebiyat adresine gönderirseniz ben yardımcı olmaya çalışacağım...
Sayın Recep Satılmış;
Maalesef, diyerek belirttiğiniz şu durumu anlamadım. Neden aynı şiiri birden çok kez göndermek zorunda kalıyorsunuz acaba? Bunu açıklayabilir misiniz?
Bir sabah kalkarsınız yine yağmur var şehirde
Şehirde bir telaş var, şemsiyeleri uçuran bir rüzgâr
Islanmamak uğruna buruk bir kaçış
Birikintilerin altında yüzlerce çukur
Vitrinlere bakan yüzler taranmak için asıl
Heybetli bir fırtına bu kaçış nasıl
İki susam tanesi parmaklarının ucunda
Son demini öperken dudakların
Gevrek simit kadar güzeldi çayın
Bir vapur telaşı…
bir sabah kalkarsınız ve gün yine başlamıştır. artık iyice kendinizi soyutlamışsınızdır dünyadan. hayatınız yemek yemek nefes almak ve uyumaktan ibarettir. bırakın tat almayı artık yaşadığınızdan bile emin değilken bir gün önünüzde boş kağıdı elinizde kalemi bulursunuz. işte bu dersiniz. yazacağım ve sonsuzluğa hiç susmayacak çığlığımı atacağım. ve birden dilinizin ucunda hoşunuza giden bi tat oluşur. yazdıkça büyüdüğünü hissettiğiniz ve bildiğiniz... artık yaşamaktasınızdır ve tüm dünyanın hükmedeni sizmişcesine gülümsemektesinizdir...
Sahne arkama 2005 Mayıstan beri giremediğimi birkaç kez dile getirdim..Ancak bir cevap gelmedi..Eğer dikkate alınmıyorsak bunu bilmeliyim...Lütfen yanıt verin...
okuyun birkere
insanları tanıyın yeryüzünde
acemi olmayın evrene
acemiyim işte napayım mazeretim var
Güzellik ve iyimserlik uğruna yaşanılması ile hayatın sınavında başarısız olmak kadar hayatı salt insanlar onu bok ettiği diye kötümser yaşamak da başarılı sınavı hazırlamaz. Ama doğru: hayatı salt kendisi uğruna, salt hayat olduğu için yaşamak, en azından sınava katılma hakkını verecektir insana, -bu en zor sınavda başarısız olunsa da. SOnuçta başarı veya başarısızlık nedir ki. Hiçbir şey.
We are such stuff
As dreams are made of
And our little lifes is
Surrounded with a deep sleep.
(Shakespeare: The tempest)
Suyel
Bir hayatı, hayat olduğu için yaşamak sınavların en zoru olsa gerek. Bir şekilde, diğer hayat mensuplarıyla yaşamak zorundayız. Istakoz kabuğu kadar sert, red edişlerimizin olması aslında hayatımıza giren insanların kıtlığı ile bir bağlam. Yaş ilerledikçe birileri daha siliniyor hafızamızdan. İlkokulda çocukluğun verdiği deligenlikle şendik, büyümeyi düşledik… Diğer yaşa göre büyüyerek aslında küçüldük. Hep birileri eksildi ve biz düşlerimizi gidenlerle paylaştığımızdan, kaç kişi kaldık ki… Aynı bakkaldan aldığımız gazete, aynı fırından aldığımız ekmek, pazara gittiğimizde bile aynı sözleri duymaktan usanmadığımız bağ aşinalığı. Bir hayat boyunca tanıdıklarımız… Kim yüz isim yazar? Çoğunuz! Lakin bir cenaze namazında sizi bilenlerin sayısı, hayatınıza kattıklarınız kadar çok olmayacak. Yağmuru paylaştığınız, korktuğunuzda sarıldığınız, denize girerken tüylerinizin diken oluşuna tanık olan veya ağladığınızda göğsünde biberonu ısıtan kişiler olmayacak. Mesela hiç az sevilen bir kadavra gibi doğranırken, tekir kedi olamayacağım nereden de belli…
Yani siteyi satacaksanız alırım. Param olmasa da sofram geniş. Amaçsız iskete azad edilmek için ağa girmez. Vizyon! Ruhunu satmış olman seni düş fakiri yapmaz.
sus
Ahmet Fatih,
ben sizi yanlış anlamadım, ama söylediklerinizi -sizin kastettiğinizin dışında- başka bir bağlamda değerlendirdim, yani doğrudan söylediklerinize yanıt vermedim (bunu da orada belirtmiştim); bu bakımdan da sizin sözlerinizi aslında asıl mecrasından başka bir yere "saptırdım" diyebilirsiniz; umarım bunu yaptığımdan dolayı beni çok yargılamazsınız, niyetim kötü değildi. İyi çalışmalar
suyel
Not: konuyu hala düşünüyor musunuz? paylaşma niyetinize ben açığım.
Biliyorum, söyleyeceklerim, kendisi için yeni bir dalga geçme ve takılma (hatta bir olasılık sövme) vesilesi olacaktır, en iyimser beklentiyle yardakçılıkla suçlanacağım (aslında bu durumda en iyisi: beklentisiz olmak, zira Nida her beklentiyi boşa çıkarmada ustadır-); bence bu hakkı Nida'ya çok görmemeli, ve bu sözlerimde son derece ciddiyim ve samimiyim,- nedeni açık: Nida, bu son yazdığı kısa metinlerle (tür olarak nedir tanımlanamaz bence!) sadece bu site bağlamında değil, başka düzlemde de ender ve çok değerli bir şeyi ortaya koymuş oldu. Ben boyumun ölçüsünü aldım demek zorundayım: muhteşem dil, muhteşem ve esaslı duyarlılık; sahici hayat duyusu, tam tamına "kendindelik": çok teşekkürler Nida. Kime ne amaçla yazdığınızı bilemem, ama muhteşem yazmışsınız, her bir satırı ve her bir sözcüğü büyük bir itina ve ağzımda en güzel şarabın tadıyla okudum; çözümlemek isterdim ama biliyorum ki siz buna kızacaksınız, öfkeleneceksiniz, belki de bu öfkenizle haklı olacaksınız; hiçbir şey söylemeyeceğim, ama şunu belirtmeden de edemiyorum: bunlar yazınsallık açıdan birer biçimsel numunedir benim gözümde, bu nedenle de çok (yazmanın ne olduğu konusunda) öğretici niteliktedir.
Hem teşekkürler, hem tebriklerimi sunuyorum size.
Suyel