Mevsim Gülbahar - (2. Bölüm/18. )
Halil, arabasını Ümmühan’ın evi önüne çekerek Ümmühan’ın inmesini beklemeye başladı ama, boşuna. Kız kıpırdamıyordu bile.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Halil, arabasını Ümmühan’ın evi önüne çekerek Ümmühan’ın inmesini beklemeye başladı ama, boşuna. Kız kıpırdamıyordu bile.
Yaşamak bir seçenek miydi hala?
Aşkın ve kaybın dengesinde, uğruna mücadele edeceğim şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı kulağıma: Tut Elimi..
Halil Kaya, üniversite kampusunun nizamiyesinden çıkarak otobüs durağına doğru geldi. Çok moralsiz görünmekteydi. Sinirli hareketlerle boynundaki kravatı söktü, avuçlarında buruşturup yanından geçmekte olduğu çöp bidonuna fırlattı.
''Hayat'' almıştı eline kalemi,kimseye tek kelime etmeden yeni bir masal yazıyordu.Anlaşılan o ki,bu sefer dinleyerek ya da okuyarak değil,sadece ama sadece yaşayarak öğrenecektik ''yarın'' ne olup biteceğini.Soru sorma hakkımız da alınmıştı elimizden.''Neden'' diye başlayan her cümlemiz de,''kader'' diyordu birileri tüm bu yaşananların adına;''Allahın taktiri''.Ekliyordu sonrasında;''sakın isyan etme,tevekkül et''.''Peki''
Hasan Cevat Kartal: Aşkına ulaşabilmenin bir tek yolu vardı. Hayatını feda etmek O da gerekeni yaparak ölümü seçti. Efsane oldu.
Veda Arasıl Kartal: Bir efsane varsa arkasında o efsaneyi yaratan bir kadın vardır.
Selma Taşkan: Efsane onunla ayakta kaldı ve yaşatıldı
Hasan Cevat Kartal: Aşkına ulaşabilmenin bir tek yolu vardı. Hayatını feda etmek O da gerekeni yaparak ölümü seçti. Efsane oldu.
Veda Arasıl Kartal: Bir efsane varsa arkasında o efsaneyi yaratan bir kadın vardır.
Selma Taşkan: Efsane onunla ayakta kaldı ve yaşatıldı
Halil Kaya Ayvalık’a döndüğünde sabah ezanı okunuyordu. Doğruca evlerine gidip, gürültü çıkartmamaya özen göstererek kendi anahtarlarıyla sokak kapısını açıp girdi.
Her sabahki pazar koşularından sadece bir tanesiydi.Sabah altıda kalkmış koşu için son hazırlıklarını yapıyordu.Bahçe kapısını terk etmek üzereydi ki Rocky'nin sesini duydu.Rocky onun bu dünyadaki herşeyiydi.Geç kaldığını düşündüğünden kulubesine uğrayamamıştı.Hızlı adımlarla kulübeye yaklaştı ve biraz oynadıktan sonra ayrılmak üzere başını okşadı ama Rocky o sabah her sabahkinden daha
kader yıllar önce ayırdığı bu insanları,tamda birbirlerini kaybettikleri yerde ,yeniden bir araya getirmişti.
Erken kalkardı sabahları;güneş merhaba demeden şehre bir iz bulabilmek için hiç sıkılmadan hergün sokulurdu usulca denizin kıyısından bir iz bulamayınca belki kendisi gibi kıyıya vurmuştur umuduyla saatlerce gezerdi kumsalı boydan boya...Sonra yüzerdi;içindeki tüm öfkeyle denize kafa tutan o kayalara.Şimdi anlıyorum oysa ki ne kadar çok sevdiğini söyleyip selam
Yapayalnızdı gözünü dünyaya açtığında;ne kucağına alan bir annesi ne de gülen gözleriyle uzaktan bakan bir babası vardı.İnsan doğduğuna pişman olabilir miydi hiç?Doğduğu anda olamazdı çünkü zamanla birikirdi pişmanlıklar...
Yaşamak bir seçenek miydi hala?
Aşkın ve kaybın dengesinde, uğruna mücadele edeceğim şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı kulağıma: Tut Elimi..
Yaşamak bir seçenek miydi hala? Aşkın ve kaybın dengesinde, uğruna mücadele edeceğim şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı kulağıma: Tut Elimi..