Mevsim Gülbahar - (2. Bölüm/37)
Dışarıdan duyulan bir ses mahkumları sayıma çağırmaktaydı.
“Herkes sayımaaa!… Sayımaaa…. Hadi ulan, herkes içtimaaa…”
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
Dışarıdan duyulan bir ses mahkumları sayıma çağırmaktaydı.
“Herkes sayımaaa!… Sayımaaa…. Hadi ulan, herkes içtimaaa…”
Yaşamak bir seçenek miydi hala?
Aşkın ve kaybın dengesinde, uğruna mücadele edeceğim şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı kulağıma: Tut Elimi..
Sahil yolu boyunca, yolun yarısını kat ettiklerinde Ümmühan onun elini tutup çekiştirmeye başladı, “Haydi koş! Eve benden önce varabilirsen, bugün ne istersen iste yapacağım…”
Hülya, salondaki masada ders çalışmaktaydı. Kapı çalındı.
Kalktı, gidip kapıyı açtı. Gelen Cemal’di.
“Selam!”
“Hoş geldin!”
''Hayat'' almıştı eline kalemi,kimseye tek kelime etmeden yeni bir masal yazıyordu.Anlaşılan o ki,bu sefer dinleyerek ya da okuyarak değil,sadece ama sadece yaşayarak öğrenecektik ''yarın'' ne olup biteceğini.Soru sorma hakkımız da alınmıştı elimizden.''Neden'' diye başlayan her cümlemiz de,''kader'' diyordu birileri tüm bu yaşananların adına;''Allahın taktiri''.Ekliyordu sonrasında;''sakın isyan etme,tevekkül et''.''Peki''
kader yıllar önce ayırdığı bu insanları,tamda birbirlerini kaybettikleri yerde ,yeniden bir araya getirmişti.
Hasan Cevat Kartal: Aşkına ulaşabilmenin bir tek yolu vardı. Hayatını feda etmek O da gerekeni yaparak ölümü seçti. Efsane oldu.
Veda Arasıl Kartal: Bir efsane varsa arkasında o efsaneyi yaratan bir kadın vardır.
Selma Taşkan: Efsane onunla ayakta kaldı ve yaşatıldı
Hasan Cevat Kartal: Aşkına ulaşabilmenin bir tek yolu vardı. Hayatını feda etmek O da gerekeni yaparak ölümü seçti. Efsane oldu.
Veda Arasıl Kartal: Bir efsane varsa arkasında o efsaneyi yaratan bir kadın vardır.
Selma Taşkan: Efsane onunla ayakta kaldı ve yaşatıldı.
Yapayalnızdı gözünü dünyaya açtığında;ne kucağına alan bir annesi ne de gülen gözleriyle uzaktan bakan bir babası vardı.İnsan doğduğuna pişman olabilir miydi hiç?Doğduğu anda olamazdı çünkü zamanla birikirdi pişmanlıklar...
Erken kalkardı sabahları;güneş merhaba demeden şehre bir iz bulabilmek için hiç sıkılmadan hergün sokulurdu usulca denizin kıyısından bir iz bulamayınca belki kendisi gibi kıyıya vurmuştur umuduyla saatlerce gezerdi kumsalı boydan boya...Sonra yüzerdi;içindeki tüm öfkeyle denize kafa tutan o kayalara.Şimdi anlıyorum oysa ki ne kadar çok sevdiğini söyleyip selam
Yaşamak bir seçenek miydi hala? Aşkın ve kaybın dengesinde, uğruna mücadele edeceğim şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı kulağıma: Tut Elimi..
Her sabahki pazar koşularından sadece bir tanesiydi.Sabah altıda kalkmış koşu için son hazırlıklarını yapıyordu.Bahçe kapısını terk etmek üzereydi ki Rocky'nin sesini duydu.Rocky onun bu dünyadaki herşeyiydi.Geç kaldığını düşündüğünden kulubesine uğrayamamıştı.Hızlı adımlarla kulübeye yaklaştı ve biraz oynadıktan sonra ayrılmak üzere başını okşadı ama Rocky o sabah her sabahkinden daha
Yaşamak bir seçenek miydi hala?
Aşkın ve kaybın dengesinde, uğruna mücadele edeceğim şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı kulağıma: Tut Elimi..
asuman sevdiği adama aşlını sylemekten çekinen bir kızdır.aşağılanmaktan korkar.hastanede tasadifen karşılaştığı biri sayesinde aşka karşı bakışları değişir.bakalım hastahanede karşılaştığı yaşlı kadın onu aşkını söylemesi için ikna edebilecek midir?
İyi mi Hasan abi? Diyen bir sesle uyandım.Gözlerimi açtığımda ilk onun soğuk yüzünü gördüm.Bir an bu rüya mı demekten kendimi alamadım.Sonra kalbimdeki acıyı hissettim