..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bilim şaşkınlıkla başlar. -Aristoteles
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Duygusal Zeka
Aysel AKSÜMER
Deneme > İlişkiler

"Duyguların zekası olsaydı ne olurdu acaba?" diye karalamışım bir küçük kağıda. Nereden esmiş aklıma, ne zaman yazmışım onu da bilmiyorum. Geçenlerde bir şeyler ararken eski bir kitabımın yaprakları arasında buldum. Altı boş kalmasın istedim notumun. Aklımdan geçen bu düşünce yani "Duygusal Zeka" terimi ilk kez 1990 larda Salovey ve Mayer tarafından “Kişinin kendisinin ve başkalarının duygu ve hislerini gözlemleyebilme, araları

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
981 
 Manaca Sahiplik 3  (Bayram Kaya)

Mana anlaması günümüze dek karakter oluşla hangi dönüşümleri yapmıştı? Köleci mana anlayışıyla burjuva demokratik devriminin ne farkı vardı? İnsan hakları evrensel bildirisi yen bir sentez mi?
982 
 Felsefenin Doğuşu 5  (Bayram Kaya)

Devam eden yazı.
983 
 Yaygın Mana Gücü 2  (Bayram Kaya)

Ve görece ilişkiler, görece yansıma bağıntılı çekimleniştirler. Özel bağıntı içinde olan bütün de, bağca ya da yansıma olmakla görece parçalardan oluştuğu gibi; parçalar da, bütünden karekter yansıtmayla oluşurlar. Parçalar bütünden olmakla, bütüne yer zaman bağıntılı uygunluğu da yansıtırlar.
984 
 Kurtuluşun Felsefesi 152  (Bayram Kaya)

Aslında her şeyi dini kalıpla anlayıp, anlatmakta da tarifsiz sıkıntı ve yanlışlıklar vardı. Yüzlerce yıl boyunca kendisine kulum diyen sultanın seslenmesi kulağında çınlayan sayın ahalinin; kulluk içinde yaşayan ahalinin, içinde olduğu köleliği anlaması kolay mıydı? "O mahi ki derya içredir, deryayı bilmez" misali
985 
 Tarihi Olan İlahi Adalet 10  (Bayram Kaya)

Unutmayın ki kolektifi kolektif yapan sanat yapan temel üretim hareketi olmadan, sanatın ve hizmetin düşüncesini varlığını bile ortaya koyamazsınız. Snop ve küçük dağları ben yaratım diyenler. Kendisini “sanat” diye, her şeyin üzerinde gören banal, yozluklar. Bir iyi düşünmeli! Bu nedenle üreten hizmet hareketi dışındakiler; ancak ve ancak sosyo toplumsa güçle ortaya konan sair hizmetler; temel hizmetlere bağıtlanır. Ve böylece temel hizmetler gibi görülen uygarlaşma olurlar.
986 
 Totem Alanın Dolgu Malzemesi Olabilme Konusu  (Bayram Kaya)

Totem alan nasıl kavranmalı? Totem alan günlük dilin bilmezlik bulaşması gibi bir faso fisolar alanı değildir. Atomu, nasıl kullanıyorsanız; totem alanı da öyle kullanıyorsunuz.
987 
 Zıtların Faz Geçişi 2  (Bayram Kaya)

devamı olan yazı.
988 
 Teslimiyet 1  (Bayram Kaya)

Teslimiyetçi bir algısı, bir eylemi ve bir düşünmesi olmayan insanın; pençe ile kaçıp kurtulma mücadelesi arasına "ne yapayım bu benim kaderim. Kaderime razı olmalıyım" reçeteli, virüslü teslimiyet düşünmesini kim ve ne zaman kişi aklına sokmuştu?
989 
 Totem ve İlah 4  (Bayram Kaya)

Devam eden yazı dizisi
990 
 Elde Var Bir ve Bir Elde 2  (Bayram Kaya)

Elde bir; sizin bütünden yaptığınız seleksiyondu nedenle sizi, bütünün duyuş sal yükünden kurtarıyor ve bütüne karşı sizlerle sizin kendi dünyanız içinde olabiliyordu. Ama yine de geride ve dışınızda kalan dokuzun; kendi içinizde olan parçalardan kaynaklı menfi groteski yansımasından kurtulamıyordunuz.
991 
 Beyin Bilgisayar Toplum Nasıl Çalışır  (Bayram Kaya)

Aslında vücudumuzda metabolizma sentez analiz süreçleri, beynin düşünmesi, Dışımızda toplumsal yapı. Bilgisayar ışık hızında belkide düşünce olarak ışık hızından da fazla çalışır. Pekiyi ama bu olası mı?
992 
 El Kavgaları 16  (Bayram Kaya)

İnsan miladi 1789 yılına gelene kadar bir daha insan olamayacaktı. İnsan, El ile birlikte; inşacı ve sentezci olan toplumsa kolektifin gücünü El’e kaptırmıştı. El’e kaptırılanla; insan olma özgürlüğünü de yitirmişti.
993 
 El Kavgaları 18  (Bayram Kaya)

El kavgaları önce El’in mutlak bay erki (monark) olmasıyla, dıştaki ilahlara karşı rekabeti olan kendi tekil irade sahipliğinin kavgasıydı. İkinci aşamada sentezci El’in, sentez içinde El’ler ile olan sen-ben kavgasında doğan gizli açık çekişmelerdi. El senteziyle takım erki dediğimiz oligarşi doğmuştu. Üçüncü aşamada El’in yeryüzü (âlem) El’i olma istemesiyle cihan imparatoru olmasının kavgasıydı. Her dönem El’in; kendi içinde; kendi ayak takımıyla kavgası; ayak takımının El olma iddiası olan kavgayı da içerir.
994 
 Muvazaa 3  (Bayram Kaya)

Değilse Ne El, ne Rab doğru olmanın kendisi değildi. Sömürü gibi doğru olmayan bir yol içindeydi. Doğru olmayan yol üzerinde gidiyordu. Gidişi rahat kılmak için biraz doğru uca yönelen belirimler veriyordu.
995 
 Felsefenin Doğuşu 2  (Bayram Kaya)

Devam eden yazı.
996 
 İdealize Etmek 3  (Bayram Kaya)

Bir girişme içinde, firen etkili enerj dönüşüm biçimlerinden birisi de yine sürece dıştan bir etki olan EMK'dır.
997 
 Köleci Yasa 14  (Bayram Kaya)

Siyasetçilere bu haksızlıkları sorarsak, aynen lümpen propagandistlerin; “inancın özünde bu yoktur. Bu inancın (ihalenin) içine sonradan sokulmuş olan bir bidattir (fesattır) ” dedikleri gibi demezler mi? Bilmesinler ilik oyunu oynadıkları gibi siyasetçiler de aynı kripto transkripsiyon taktikleriyle; “ böyle bir kayırma; böyle bir şey olmaz” demezler mi? “Bak anayasamız ne diyor; her kes yasalar karşında hür ve eşittir” demezler mi? Bu süreç aynı plânın gelişen düzlem içinde her düzlemle uygulanışıydı.
998 
 Köleci Yasa 13  (Bayram Kaya)

Ama özel olan mal, mülk sahipliğini, genelin özel mal mülk sahipliğine dönüşür kılmamakla ve özel mal mülk sahipliğini, salt kılıp; özel mal mülk sahipliğini oksijen çadırına almakla, sürekli bir devlet gücünün kaynak korumasıyla, kendisini sürdürülebilir yapmış olması; sömürüydü ve doğru değildi.
999 
 Köleci Yasalar 2  (Bayram Kaya)

Kişilerin köle olması ya da El'in köle sahipli muhtariyeti, bununla kalmazdı. Kölelere Her El'in kendi damgası ya da kölelere her El’in işareti (eni-mührü) vurulurdu. Bu işaretler El sahipliği tanınması olan damga ya da işaretlerdi.
1000 
 El İle Gelen İyi Huy 2  (Bayram Kaya)

Fıkıh ta yetmedi. Düşünsel tartışmalar başladı (kelam). Kutsal metnin açık anlamları yanında alt anlamlar aramaya başlandı (bâtinilik). Fıkıh, kelam da yetmedi bu kes de kutsal metinleri yorumlama (tefsir) başladı! Bu da yetmeyince kutsal metinlerin boşlukları, Musa'nın, İsa'nın sözleriyle (hadislerle) doldurdular...

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Kopya Yapılar 4
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Kopya Yapılar 3
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Kopya Yapılar 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Kopya Yapılar 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © , 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.