Bugün çok kalabalık değildi etrafım ama asıl sorun bu değildi belki de. Bugün, anlatacak çok şeyim varken dinleyecek kimse yokmuş gibi hissettim. Yalnızlık bazen kimsenin olmaması değildir; bazen herkesin olması ama kimsenin oraya bakmamasıdır. Bir cümle kursam yarım kalacak gibiydi, tamamlasam karşılık bulmayacaktı. O yüzden sustum; susunca da içim daha çok konuştu. Bugün yalnızdım çünkü yüküm vardı ama omuz yoktu, geçmişim vardı ama soran yoktu, yorgundum ama “geçer” diyen bile yoktu. En çok da şuna yoruldum: İnsanın güçlü görünmeye o kadar alışması ki, kimse artık onun da yorulabileceğini düşünmüyor. Bugün yalnızdım ama bunu inkâr etmedim; çünkü bazı günler yalnızlıkla kavga etmek yerine yanına oturmak gerekir. Ben bugün onu yaptım. Kendimce kendimi dinledim; meğer anlatacak ne çok şey birikmiş. Ama karşımdaki ben, beni anlamak istemedi. Beni ben bile dinlemedim. Yalnızdım… sandığımdan bile yalnız.
Benden geriye, yalnız kaldığında bile duygusunu inkâr etmeyen bir insan kalsın.
