"Hayat kısa, sanat uzun; ama sanatı kısa kesmenin yolları da bir o kadar uzun." - Dorothy Parker"

Sabahın Köründe

Bu metin, sabahın erken saatlerinin aslında günün en samimi ve dürüst anları olduğunu anlatıyor. Henüz dünyanın gürültüsünden uzak, insanın kendisiyle baş başa kaldığı bu zaman diliminde, çıplak bir "şimdi" ile yüzleşmek zorunda kalırız. Çoğumuzun kaçtığı bu anlar, aslında hayatın en net konuştuğu zamanlardır - biz duymaya cesaret edemesek de.

yazı resim

Sabahın körü diye küçümsediğimiz o saatler vardır ya… Aslında günün en dürüst zamanıdır. Dünya henüz rolünü takmamıştır yüzüne. Sokaklar yargılamaz, insanlar konuşmaz, telefonlar susar. Ve insan… en çok kendisiyle baş başa kalır. Belki de bu yüzden zor gelir o saatte uyanmak. Çünkü kaçacak hiçbir yer yoktur. Ne geçmişe sığınabilirsin tam olarak, ne de geleceğin bahanesine. Ortada, çıplak bir “şimdi” vardır. Ve o “şimdi” senden bir şey ister. Yaz diyen bir ses mesela… Düşün diyen, yüzleş diyen… Ya da sadece “sus ve hisset” diyen. Ama biz çoğu zaman o sesi bastırırız. Yorganı biraz daha çekeriz üstümüze. Biraz daha uyursak, sanki hayat da bekleyecek sanırız. Oysa hayat beklemez. Sadece sessizleşir. Ve en çok da sabahın köründe konuşur aslında. Biz duymayalım diye değil… Biz duymaya cesaret edemediğimiz için. Belki de mesele tembellik değildir. Belki mesele, o saatte kendimizden saklanamıyor oluşumuzdur. Çünkü, insan, en çok kendine yaklaştığında yorulur. En çok o zaman uyanmak istemez. Ama bilir… Eğer o sabaha gerçekten uyanabilirse, Sadece bir güne değil, Kendine de başlamış olacaktır.

KİTAP İZLERİ

ZEYTİNDAĞI

Falih Rıfkı Atay

Bir İmparatorluğun Veda Mektubu: Falih Rıfkı Atay'dan Zeytindağı Her milletin tarihinde, hatırlamaktan kaçındığı, üzerine bir sessizlik perdesi çekmeyi yeğlediği dönemler vardır. Bizim için Osmanlı İmparatorluğu'nun
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön