İçimde bir coşku, Nedeni bilinmez, tarifi zor. Öyle bir his ki, durmak imkânsız; Hemen atmalı kendini sokaklara, Ayın ışığına, gecenin karanlığına bırakmalı kendini. Duymamalı "gitme" diyen sesleri, Görmemeli tehlikeli bakan gözleri. Yürümeli sadece, Aldırmaksızın yelkovana, akrebe, Ne de beyninde birbirine girmiş onlarca düşünceye. Yürümeli sadece, hissedilen coşkuyla; Yerini kızgınlığın aldığı kimi zaman, En kötüsü de kızgınlığın kendine duyulanı. Coşku kadar derin, coşku kadar tarifsiz, Kimi zamansa hüzne bırakan yerini; Kendini fütursuzca yaşayamamanın hüznü... Yaşamana en büyük engelin yine kendin olduğu gerçeği bir yanda, Yaşadığında hissedilense koca bir azap, mutluluğun ardı sıra. Şimdi söyleyin, Ne yapmalı insan şu hayatta?
KİTAP İZLERİ
Tutunamayanlar
Oğuz Atay
Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku