"Sabah 6'da uyanıp da hayata anlam katmaya çalışmak... Pekala, 'anlam' için biraz daha uyuyabilirim." - Dorothy Parker"

"Ganimet"i Görünce Uzlaşıdan Vazgeçmek...

Dün ulus(o)alcı Kemalist, Milliyetçi muhafazakar, Sağ liberal, Dindar muhafazakar, Kürt milliyetçi.. Ama iktidar koltuğuna oturup ganimeti karşısına alınca.. Hepimiz Tek Renk oluyoruz.. İşte o renkte uzlaşıyoruz sadece.. Uzlaşı kültürümüz denizi,pardon,ganimeti görünceye kadar..

yazı resim

Birlik ve kardeşlik edebiyatı ya da yardımlaşma ve paylaşma hamaseti

İle doludur bizim literatürümüz..

Bütün Kutsallarımız bunlar üzerine yazılan aforizmalarla doludur..

Tarihi kıssalar ve öğütlerin,

Vatan ve millet üzerine verilen retoriklerin,

hamasi nutukların ana fikirleridir bunlar..

Ne zamana kadar?

İktidar ve ganimeti görene kadar..

Orada deniz biter..

Yelkenler indirilir veeee

Hep beraber karaya vururuz..

Birlikin yerini kronik bir muhalefet,

kardeşliğiin yerini egoizm,

paylaşmanın yerini çıkar alır..

Uzlaşı gitmiş,iktidarın sunduğu ganimet

Göz kamaştırmaya başlamıştır..

Zafer sarhoşluğu birden önüne alır götürür bütün hamasetimizi..

İçimizden Abdullab B.Cübeyr veya Ebu Zerr gibiler çıkıp

durun! deseler de Yezid ve Mervan bir ruh kuşatmıştır bizi..

Hakk bizim Egomuzda tecelli etmiştir ve bizim dışımızdakiler

Ezilmeye mahkum Muhaliflerdir..

Machiavellinin ruhu ete kemiğe bürünmüş ve Biz olup görünmüştür..

Ganimet bizim ellerimizde tedavül ettiği müddetçe güzeldir..

İnsanlar bir ram oldukları kadar değerlidir..

Ama İktidarımızın istikrarı ve ganimetlerimiz ya da rantımızın

Kesintisiz devamı için Saray veya köşklerimizde oturup

Hakkaride Zap suyuna

Somada madenci kadavralarına ağıt yakma hamasetini de

İhmal etmemek gerekir..

En azından acılarımız üzerinde uzlaşı kültürüne saygı duymak elzemdir..

Hem bizde uzlaşı ya;

İktidara yürürken ve ganimet peşinde koşarken,

Ya da

Acılar ve ölülerimiz üzerinde olur zaten..

Bu değişmez yazgımızdır..

Bunların dışında hava her zaman gök gürültülü

Ve fırtınalıdır..

Selam verdim rüşvet değildir deyu almadılar..

diyen Fuzuliden günümüze iklim ve klimamız pek değişmedi..

Fizyolojik şartlarımız değişim geçirse de

Sosyal genetiklerimiz orijinalini korudu,

korumaya devam ediyor hamdolsun..

Dün ulus(o)alcı Kemalist,

Milliyetçi muhafazakar,

Sağ liberal,

Dindar muhafazakar,

Kürt milliyetçi..

Ama iktidar koltuğuna oturup ganimeti karşısına alınca..

Hepimiz Tek Renk oluyoruz..

İşte o renkte uzlaşıyoruz sadece..

Uzlaşı kültürümüz denizi,pardon,ganimeti görünceye kadar..

Vesselam..

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön