"Tanrı'yı öldürmek kolaydı; asıl mesele, yerini dolduracak yeterince iyi bir yazar bulmaktı." - Friedrich Nietzsche"

Pembe Ponponlu Terlikler

-Ponponlu terliklerinden nefret ediyorum.

yazı resim

-Ponponlu terliklerinden nefret ediyorum.

Hiç bu kadar acımamıştı içim. Susakaldım, bakakaldım gözlerine,gözleri, terliklerimde...

-Bir kere her şeyden önce pembe.Pembe rengi hiç sevmediğimi bilirsin.

Adanın sonbahar yelini hissettim ellerimde,yosun kokusu genzime doldu, sanki boğdu.Sonra bulutlar...Bulutların arasından sıyrılan ikindi mavisi...

-Baksana burunları delindi delinecek.

Kavun şarabının tadını duyumsadım nedense...Sakızlı muhallebiyi de ilk tattığımda aynı şeyi hissetmiştim; lezzetin şiiri bu olmalı demiştim kendi kendime.

-Üstelik ayakların öyle taraklı ki, terlik terliklikten çıkmış mavnaya dönmüş.

Oturduğum koltukta doğruldum. Sırtımı sağlamca dayadım geriye.Terliklerim halıyla tabanım arasına sıkıştı. Balkon kapısından bir tutam rüzgar doldu odaya...Oda sevince durdu.

-Sağ tekinin üzerindeki leke....! Salça lekesi mi o?

Büyük fırtınalardan sonra, birbirinin içine geçmez mi dalları o koca ağaçların? Sonra nasıl ayrılırlar birbirlerinden......? Kırılmazlar mı?

- Ah şimdi sen alınırsın da terliklerin için söylediklerime........!

Neden alınacakmışım ki,

bir numara küçük aldığın,

pembe aldığın ,-evdeki tek pembe rengimiz-

hem de ponponlu aldığın, üç yaşımdan hatırladığım tek anım ponponlu ayakkabılarımı giymemek için ağlarken kusmamdır-

bana aldığın,

ilk evlilik yıldönümümüzde aldığın,

pembe ponponlu terliklerim için söylediklerine........

KİTAP İZLERİ

Aşk Hikayesi

İskender Pala

İskender Pala'nın Kaleminden Zamana Meydan Okuyan Bir Aşk Destanı İskender Pala, "Aşk Hikayesi" ile Okurlarını 17. Yüzyıl İstanbul'unda Soluk Soluğa Bir Serüvene Çıkarıyor 10 Haziran
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön