"Yarınki gazeteyi bugünden okumayı öğrenemedikten sonra, kütüphanedeki tüm kitapların ne anlamı var?" - Umberto Eco"

Şehr-i Soytarı: Büyük Operasyon

Şehr-i Soytarı: Büyük Operasyon, modern toplumun ikiyüzlülüğünü acımasızca eleştiren, çarpıcı bir şiir. Sahte değerler ve yozlaşmış ilişkiler üzerine keskin gözlemler sunarken, şehir hayatının karanlık yüzünü gözler önüne seriyor. Dürüstlüğün kaybolduğu, onurun pazarlandığı bir düzende, gerçek insanlığın mendil satan çocukta aranması gerektiğini hatırlatıyor.

yazı resim

ŞEHR-İ SOYTARI: BÜYÜK OPERASYON

​Kapatın o ışıklı sahneleri, perde insin bu düzene;
Şehr-i soytarı bir panayırda, neşter vurduk her yüze!
Vitrinde namus satanların, kalbi pazarda kirli leke,
Sırtında bin bir maske, cebinde sahte bir melaike.
İnsanlık mı? O çoktan düştü o süslü kaldırımlara,
Biz ise şahit olduk; bu şehirde açılan o onulmaz yaralara.

​Kurun masayı! Bugün bu koca kentin ruhunu deşeceğiz,
O "şerefsiz dostlukların" arasından geçeceğiz.
Ekmek aslanın ağzında değil, sahtekarın cebinde;
Vefa ise bir fahişe gibi, bu düzenin en dibinde!
"Onur" diyene bakarsın; dili bal, eli ise paslı bir hançer,
Her köşe başında bir pusu, her gülüşte bir "kalleş" bekler.

​Şehr-i soytarı burası; kaşarların namus dersi verdiği,
Namertlerin, merdin önüne çıkıp göğüs gerdiği...
Üstünde tavanı olanın, altındakini ezdiği bu çarkta;
Hangi dürüstlük nefes alır, hangi vicdan kalır ayakta?
Mendil satan çocuktan çalanlar, kravat takıp gezerler;
Onlar bu soytarı düzenin içinde, ruhları diri diri ezerler!

​Duyun beni! Ben Neşter; bu kadavrayı tek tek ayıracağım,
Sizin o "parlak" dünyanızın, zifiri karanlığını haykıracağım.
Ameliyat masasında artık yalanlara derman aramayın,
Dikişleri patlamış bu şehrin, boşuna yarayı sarmayın.
Şehr-i soytarı bir düzen; celladına aşık kurbanların yeri,
Geri dönüşü yok artık; bu neşter girdi mi, dönmez geri!

​Girin o pırıltılı sokaklara, dağıtın o sahte pulları;
Biz gördük; o "efendi" denilenlerin, ne pislikten yolları...
Doğuş Kılınç der ki; bu masa kapanmaz, bu dava bitmez;
Bu soytarıların hükmü, bir şairin gerçeğine yetmez!

​Neşter Ameliyat Masası Doğuş Kılınç

KİTAP İZLERİ

Masumiyet Müzesi

Orhan Pamuk

Hatıraların Varlığa Dönüştüğü Yer: Masumiyet Müzesi "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Orhan Pamuk'un 2006'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasının ardından yayımladığı ilk büyük romanı olan Masumiyet
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön