"Yarına ertelediğim her şey, aslında bir önceki yarına ait." - Terry Pratchett (kurgusal alıntı)"

Operasyon: Son Nefes

Neşter Doğuş Kılınç'ın bu çarpıcı şiiri, ruhun derinliklerindeki acıyı, toplumsal ikiyüzlülüğe karşı isyanı ve yaşamın anlamsızlığını güçlü imgelerle anlatıyor. Köprüleri yıkan, umudu yitiren bir ruhun çığlığı olan eser, sevgisizlik ve yalnızlık karşısında duyulan çaresizliği ve nihai isyanı etkileyici bir dille resmediyor.

yazı resim

Vurun neşteri, kanasın ruhumun en ücra yeri,
Dönmem artık, yemin ettim; yıktım geçtiğim köprüleri.
Bir yanda sahte maskeler, bir yanda bu dilsiz feryat,
Yaşamak dediğin buysa, yerin dibine batsın bu hayat!

Gözler kör, kulak sağır; vicdanlar paslanmış bir kilit,
Umut dediğin o ışık, karanlığın koynunda bir bit.
Ben sevgiye muhtaçken, eziyetle yoğurduğunuz bu ten,
Uçurumun tam ucunda, vazgeçti bugün her şeyinden!

Zehir aktı bir kere, o kutsal dediğin kanıma,
Jilet dost oldu bugün, dilsiz kalan bu canıma.
Yârin yokluğu kefen, hasretin ise mezar taşım,
Toprak bile kusar beni, dinmez bu kanlı gözyaşım.

Sıkın artık kurşunu, namlu şakağımda bayram eder,
Bu son haykırışım olsun; bu son isyan, bu son keder!
Nirvanaya erdi acım, sitemim arşa dayandı,
Neşter vurdukça koptu kıyamet, dünya kanına boyandı!

Şair Yazar: Neşter Doğuş Kılınç

KİTAP İZLERİ

En Uzun Gece

Ahmet Altan

Aşkın Karanlık Coğrafyası: Ahmet Altan'ın "En Uzun Gece"si Töre cinayetlerinin gölgesinde akan bir tutkunun trajik öyküsü Ahmet Altan'ın "En Uzun Gece"si, aşkın ve acının iç
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön