"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"

Yalnızlık İzafesi

yazı resim

içimdeki boşlukta çırpınıyor adın
çarpıyor kayıp anılar
ıssız duvarlara
yokluğun hıçkırıklarla
vuruyor yosunlu kıyılara...

kanatıyor
paslı hançeriyle
yaralı ruhumu
kınından çekilmiş ayrılık

ve adı konmamış masaldan
geriye kalan
bir safran yüzlü hazan
bir de genzimde tuzuyla yalnızlık

dön bir bak!
işgal edilen kentin ayazında
çırılçıplak bir dal savrulup
nasıl sürükleniyor yağmurlarla
uzak diyarlara...

ne acılar biliyor acı olduğunu
ne de çoğalan sancılar!

oysa
aklımın kıvrımlarında hala o yâr
ve avuçlarımda
her gün yeniden yeşeriyor sonbahar

git!
ya da gitme
son bir kez daha bak
loş karanlıkta
kan otur/an gözler benim değil nasılsa
ve ben değilim
kapıdan sızacak ışığı bekleyen
umutla…

şimdi!
eylül kuşanan yüreğim
depremle sarsılırken
yüzümün sokağında kavis çizen hasret
birikiyor
kokunu bıraktığın yastığa…

]

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön