"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

yazı resim

Bir Sonbahar Akşamı Görmeyecektim uzun bir süre, Uzaktı da uzun bir zamandır, Hayallerimden, düşüncelerimden, benden...

Beynim yine acımasızca oynuyordu benimle. Bu kez rüyalarımdaydı. Onu değil, beni katmıştı o da düşlerine, Ona değil, bana ağlıyordu.

Sımsıkı sarılmak istemişti, Hiç ayrılmak istemezcesine...

Onunla son kez sarılışımız gibi, Her hatırladığımda, farkındasız, Yüzümde tebessüm uyandıran, O çocukça masumiyetim...

Tükenmeden bitmişti hissedilenler, Arkadaşça devam etmeliydik hayatlarımıza. Bir eylül sonbaharı akşamı, Saatlerce konuştuktan sonra, Ayrılık vakti gelip çattığında, "Gitme, ne olur bitmesin," diyemeyen, Korkak sesim, Hüzünlü ve ağlamaklı...

"Arkadaşlar da sarılır, değil mi?" demişti, Benden bağımsız, benden ötede, Kendiliğinden çıkıvermişti dudaklarımın arasından, Masumiyetle, Çocukça bir hüzünle.

Rüyamdaki gibi sarıldık sıkıca, Hiç ayrılmayacakmışızcasına...

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön