"Yazmak, aslında ölümü oyalamaktır, ta ki o da sıkılıp gitmeye karar verene kadar." – Franz Kafka"

Sami Güzel

Emanet Ayrılık

Genç adam birazdan kalkıp gidecek ve bir daha kimbilir kaç ay sonra görüşeceklerdi. Ayrılığın pul biber acısı, şimdiden dudaklarına işlemişti.

Sadece Bir Damlayım

Kavga dolu bir gecenin yastığa asılmış hatırası olmalıydım. Halledilemeyen problemlerin, belki de kendinden bile gizlenen sonların habercisiydim.

Dile Geliş

Uyan sevdiğim uyan, uyumanın zamanı değil bu gece, / Terkedilmişlikler dile geliyor zamanların ötesinde,

Ona Yürüdüm

Sonsuzlukta yalnız olmadığımı farkettim, / Benden ilerde sevdiğimde vardı, / Gözleri yere bakıyor, umutsuzca

Hayat

Küskün ölüler yatıyor mezarlıklarda / Şu fani dünyaya küsmüş, terketmişler / Hayatın anlamını sadece

Yalnızlık Krampları

Sade kahvemin son yudumunu alırken, herkesi tekrar inceledim. Masadaki kürdan kadardı şişmanlıkları, yada ben çoktan ateşe vermiştim tüm komedi tahtalarını...

Kanlı Bir Saatin Hüznü

Ufak çocuk neden donup kalmıştı ? Neden gelip kendisini bu canını yakan adamdan hala kurtarmıyordu... Nedenler ile doldu beyni. Saati hızlıca alıp gelemediği için mi böylesine acı bir ceza verilmişti ona ?

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku
Başa Dön