..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Tarihten öğreniyoruz ki tarihten hiçbir şey öğrenmiyoruz. -Hegel
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Hilâl Dolunay
Hilâl Dolunay - Hilal Dolunay
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  ... ve Denizi İçime Çektim (Hilâl Erboyacı) 13 Temmuz 2010 Yaşam 

yarın –belki- çok geç olacak olur ya –yarın olmayacak- Yaşamak başlı başına bir sanat…

  Söylemler ve Eylemler - 7 - (Hilâl Erboyacı) 19 Temmuz 2011 Modernizm ve Post-Modernizm 

Beyin gücümüz evrendeki paradigmalar karşısında gardını alabilecek kadar güçlü bir enerjiye sahip olabilir mi?

  Beyaz Asil Bir Renktir (Hilâl Erboyacı) 25 Haziran 2010 Toplumcu 

Öykü, zaman zaman toplumsal bir ahlaki çöküntü içinde olan insanı ve bu insanlar karşısında farklı bir duruşu anlatır.

  Aşk İkiliği Sevmez (Hilâl Erboyacı) 26 Haziran 2010 Gülmece (Mizah) 

Bir gün.. yani o gün geldiğinde Bir şeb-i arus sevinciyle Olmalı diye yeniden doğumum Artık susmalıyım..

  ... ve Kederi de Yaşamalısın (Hilâl Erboyacı) 27 Haziran 2010 Anı 

Ne denilebilir? Ne diyebilirim ki?… Bu kadar zayıf olmayı yakıştıramıyorum kendime. - Henüz on sekiz yaşında- Toprağa yakışır mı onu koynuna almak....

  Bir Rejim Denemesi (Hilâl Erboyacı) 29 Haziran 2010 Gülmece (Mizah) 

Gecenin bir yarısı Edebiyat Siteleri’ ni tararken birkaç şiir gönlüme su serpti. Hüzün yerini yaşama sevincine bıraktı. Beni çocukluk anılarıma götürdü...

  Hani Benim Gençliğim Anne (Hilâl Erboyacı) 29 Haziran 2010 Anı 

Ah! Ümit, sen ne inanılmaz bir gemisin. Sonsuzluğa açılan bir yolculuğa çıkmış gibiyim. Artık korkmuyorum. Umutlarımı yeşertecek , tutunacak dalım var.

  Kadere Bak! (Hilâl Erboyacı) 30 Haziran 2010 Toplumcu 

Bir ayak sesi duyuldu, ikisi de nefesini tuttu. Kapı kapalıydı; her türlü tehlikeye karşı, bir köşeye saklanıp beklemeye başladılar. O da ne?!…

  Ne Saçma Hayal (!) (Hilâl Erboyacı) 2 Temmuz 2010 Toplumcu 

Almıyorum arkadaş! Ev mev almıyorum. Satın, satabilirseniz evlerinizi. Bu ülkede borçlarını ödeyemeyenlerin sayıları artsın, intiharlar, cinayetler, hırsızlıklar, boşanmalar , ruhsal bunalımlar artsın. Size ne canım?! Kim ne yaparsa yapsın!….

  Bir Kadın (Hilâl Erboyacı) 5 Temmuz 2010 Toplumcu 

Karşıdan hızla gelen esmer, ince yapılı, genç kadının simsiyah gözlerinde öfke vardı.

  Ruh Eşim (Hilâl Erboyacı) 6 Temmuz 2010 Bireysel 

Sıradan bir gündü. Sabah zoraki açtı gözlerini. Birkaç saatlik bir uykudan sonra kendine gelmesi zor olacaktı.

  Ya Râb! (Hilâl Erboyacı) 8 Temmuz 2010 Tasavvuf 

Ya Râb!’alemlere rahmet’diye yarattığın efendimiz hürmetine açıldı ellerimiz yetiş! yetiş ki huzuruna varınca ümmetiyle gurur duysun Sevgili Peygamber’imiz

  A Dostlar (Hilâl Erboyacı) 10 Temmuz 2010 Sevgi ve Arkadaşlık 

yer sarsıldı gök yarıldı çöktü üstüme karabulutlar kelebek etkisinde bozuldu büyü

  Pembe Panjurlu Ev (Hilâl Erboyacı) 11 Temmuz 2010 Sevgi ve Aşk 

Ne olduysa oldu aklıma takıldı birden- durup dururken- Nedir aşk? Ayaklarımızı yerden kesen…Leyla’yla Mecnun mu / Ferhat’la Şirin mi bizi bizden eden?...

  Ne Çok Ortak Yanımız Var (Hilâl Erboyacı) 13 Temmuz 2010 Toplum 

İnsanların yaşamında altını çizdiği, önemli bulduğu nice olay var. Kimi mutluluklarla kimi de hüsranlarla dopdolu. Her insanın istese de istemese de yaşadığı bu deneyimlerin sonuçları kişiden kişiye değişir. Kimi bu olaylar karşısında soğukkanlılığını kaybetmez, kimi de yaşama küser, içine kapanır, dünyanın sonu gelmiş gibi davranır.

  'Özlemeye ve Korkmaya Devam' Üzerine (Hilâl Erboyacı) 13 Temmuz 2010 Yazarlar ve Yapıtlar 

Eğitim ve öğretim denildi mi dayanamam, konuşurum. Ne varsa bugüne kadar topladığım hepsini dağıtırım. Sevgili Osman Tatlı’ nın bir kitap eleştirisi düşündürür kaç gündür beni. Nasıl bir yazma aşkı? Zaman bulup yazamadığım. Her gün belleğime kazıdığım.

  Yeter ki Çocuklarımız Mutlu Olsun (Hilâl Erboyacı) 13 Temmuz 2010 Toplumcu 

Başkent Hastanesi’nin bahçesine bir sigara molası vermek üzere oturuyorum. Hava çok sıcak. Bunalıyorum.

  ... ve Aşk (Hilâl Erboyacı) 20 Temmuz 2010 Lirik 

/ve Aşk tüm zamanlara egemen olanca ihtişamıyla vuslatı beklemekte /

  Yeterrrr... (Hilâl Erboyacı) 21 Temmuz 2010 Toplumcu 

yeterrrrr…… böyle gelmiş/ bu böyle nereye kadar gider……

  Dinle Neyden Duy Neler Söyler Sana (Hilâl Erboyacı) 23 Temmuz 2010 Tasavvuf 

’Mevlâna’nın meyhanesi gönül meyhanesidir, kudret meyhanesi. O’na şarap sunan,kudret elidir, Tanrı Habibi’nin tertemiz eli. O’nun sevgilisi, tek sevgilidir; sevgiyi yaratan eşşiz, ortaksız sevgili. O’nun mecazlarını anlamayanlar, hiç olmazsa anlamadıklarını, anlayışsızlıklarını anlasalardı.

 

 



İşi Ehline Bırakmak

Bu yaşa geldim ehil olmak üzerine düşünmeye halen devam etmekteyim. Neden mi? ‘Ehil olmak nedir?’ sorusunu kendime sorduğum zaman büyük bir yükün altında ezilmiş hissediyorum kendimi. İnsan hangi konularda , nasıl ehil olur? Ehil olmanın bir ölçüsü var mıdır? Kime göre ve neye göre ehil olunur?



Bir zanaatkarın ehil olup olmadığını anlamak kolay. Ürettiği eşyanın kalitesi, görünümü, kullanılabilirliği bize fikir verir. Örneğin bir testi yapımında kullanılan malzeme bellidir. Testinin şekli de aşağı yukarı birbirine benzer. Zanaatkarı farklı kılan şeylerden biri de uygulamaya koyduğu eşyadan binlerce üretebilmesidir. Ancak konu bilim ve sanat olursa bu kadar kolay olmaz, ehil olanla olmayanı birbirinden ayırmak.



Ülkemizde en çok konuşulan konulardan biri siyaset diğeri de dindir. Yıllarca siyasetin içinde yetişmiş, ömrünü vermiş siyasetçilerin bile çıkamadığı konulardan sıradan bir insanın çok kolay çıkabilmesi mümkün müdür? Göreceli ve tartışmaya açık olduğunu biliyorum sorduğum sorunun. Globalleşen bir dünyada hangi oyunların oynandığı, her sıradan sandığımız olayın arkasında ne dolapların çevrildiğini teknolojinin de yardımıyla eskiye oranla daha kolay öğreniyoruz belki… Ancak bu da çoğu zaman kafaları karıştıran bir bilgi kirliliğine neden olmuyor mu?



Din adına da benzer şeyler söyleyebiliriz. Halen pek çok konuda İlahiyatçıların bile kararsız kaldığı bu kadar önemli, bu kadar insan yaşamını etkileyen bir konunun bile kesin sonuçlara ulaşamamış olması ‘ehil’ konusunda düşündürüyor insanı. Birinin dediğini diğerinin tutmadığı, birine göre ehil kabul edilenin diğerine göre ehil olmadığı bir dünyada neye ve kime göre bilgiyi ve sanatı kabul edeceğimizi belirlemek çok zor.



‘İşi ehline bırakalım’ sözünü çok severim. Çok da doğru bulurum. Örneğin son zamanlarda Edebiyat konusunun da bir çıkmaza girdiğini düşünüyorum. İnsanın yazar ya da şair olmak istemesini saygıyla karşılarım. Her yazarın ya da şairin illa da edebiyat eğitimi alması gerektiğine inanlardan değilim. Bunun bir yetenek olduğunu ve Tanrı vergisi bu misyonun işlenmesinin de gerekli olduğunu kabul ederim.




Ancak ….Burada mutlaka bir konuyu vurgulamak isterim: Edebiyatın malzemesi dildir. Kendine göre kuralları vardır. Bu işe soyunmuşsanız mutlaka bunları iyi bilme çabanızı artırmak zorundasınız. Türkçeyi katletmeden, doğrusunu öğrenmeye çalışarak size verilmiş yetiyi doğru kullanmak zorundasınız. Değilse Edebiyatta ehil olmak da diğerleri kadar zor bir iş haline gelir. Zaten siyaset ve din gibi göreceli ve değişken düşüncelerin içinde farklı anlayışların barındığı edebiyatın içinde boğulur kalırsınız.



Ehil olmak iddialı ve göreceli. O zaman gerçek bilgiye ulaşmak için en iyi yöntem ehil olmaktan çok, kendimizi sürekli yenilemekten, bilginin sınırsız olduğunu ve geçen zaman içinde değişebileceğini düşünüp araştırmaya bağlı yeni yöntemler üretmekten geçer. Belki böylece daha yeni bir Türkiye’ye ve daha yeni bir anlayışa yelken açar, ülkemizin içinde bulunduğu bunalımları daha kolay aşabiliriz.



Hilâl Erboyacı



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Hilâl Dolunay, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 15.12.2018 01:51:27